Hafta sonu, Avrupa’daki gazetelerde dikkat çeken başlıklar, “Batı, geri mi geliyor” şeklindeydi. Devamında da, ‘Batı, Çin ve Rusya'ya karşı birleşik bir tavırla geri döndü’ cümlesi yer aldı. G7 Zirvesi, haberlerini destekleyen fotoğrafta, ev sahibi olarak İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ABD, Kanada, Japonya, Fransa, Almanya ve İtalya liderlerinin yanı sıra, Avrupa Birliği Konseyi ve Komisyonu başkanları yer almaktaydı. Bu kare, aynı zaman da, zedelenen Transatlantik ortak çalışmanın da geri geldiğinin mesajıydı.

Bilindiği üzere, ABD Başkanı Joe Biden, seçildikten sonra ilk yurtdışı ziyaretini Avrupa’ya yapıyor. Kendisinden önceki Başkan’ın kırıp döktüğü ilişkileri tamir etme, Avrupa ile yeniden sıkı işbirliğine girme, demokrasi bayraktarlığını yeniden almak ve tabi ki güçlü bir ABD’nin olduğunu göstermeyi hedefliyor Başkan Biden’in Avrupa gezisi…
Uzamanlara göre, Trump, her şeyi berbat eden, Biden ise toparlamayı isteyen bir Başkan.
Trump, ABD’nin Çin’e karşı tek başına karşı koyacağını söylemişken, Biden, yanına ortaklar alarak Çin ile boy ölçüşeceğini ifade ediyor.

Avrupa gezisinden önce Washington Post gazetesinde bir makale yayınlayan Başkan Biden, gezi ile ilgili şu ifadelere yer verdi: “Son yüz yılın büyük bölümünü şekillendiren demokratik ittifaklar ve kurumlar bugünün tehditlerine ve düşmanlarına karşı kapasitelerini kanıtlayacak mı? Buna yanıtın 'Evet' olduğuna inanıyorum. Bu hafta Avrupa’da bunu kanıtlama şansımız var”. Aynı makalede, Amerika’nın son dört ayda, ekonomisini canlandığını, yeni iş olanakları oluşturduğunu, maaşları arttırdığını belirten Biden, bu ekonomik büyümenin dünyayı da etkileyeceğini söylüyor.

İngiltere’in bir sahil kasabasında gerçekleşen G7 Zirvesi, ABD Başkanı Joe Biden’in, Avrupa gezisinin ilk durağı oldu. Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’lık bölümünü temsil eden ülkeler, ABD, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada, Almanya ve İtalya'nın yer aldığı G7, ilk toplantısını 1957 yılında gerçekleştirmişti. Bir dönem Rusya da G7’de yer almasına rağmen, 2014 yılında, Kırım’ı ilhak etmesiyle, gruptan çıkartılmıştı.

11-13 Haziran tarihlerinde yapılan son G7 Zirvesi’nde gündeme gelen iki ana konu, hiç şüphesiz, Kovid-19 aşısı ve iklim değişikliği mücadelesi oldu. G7 ülkeleri, yoksul ülkelere 1 milyar doz Kovid-19 aşısı hibe edileceğini açıklamalarına rağmen, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bunun yetersiz olduğunu açıkladı. Yine, G7 ülkeleri yoksul ülkelerin emisyonları azaltmalarına yardımcı olmak için 100 milyar dolarlık finansman ayıracaklarını vaat ettiler. Bu vaat, çevre aktivistlerini hiç te memnun etmedi.

G7 Zirvesi sonuç bildirgesinde, değişen dünyada demokrasi, özgürlük, eşitlik, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı gibi değerlerin savunulmaya devam edileceği belirtilirken, yoksul ülkelerdeki 40 milyon kız çocuğunun eğitime katılmasının desteklenmesi amacıyla, Küresel Eğitim Ortaklığı’na (GPE) en az 2,7 milyar dolar katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi.

Batı’nın tekrar geri, ya da daha güçlü geri gelmesi iddialarının birinci göstergesi olarak gazetelere yansıyan G7 Zirvesi sonrası, ikinci önemli bir toplantı da hafta başında Brüksel’de başladı. NATO Liderler Zirvesi gündeminde de Çin yer alıyor. Ayrıca, Rusya’nın Kırım ve Ukrayna sınırlarına yaptığı askeri yığınak da NATO gündeminde. Zirve sonrası yapılacak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Biden görüşmesinde yoğun bir gündemin olduğu biliniyor. ABD Başkanı Biden ziyaretinin son günü, Cenevre’de, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek.

Avrupa Türkleri olarak aynı gemide bulunduğumuz Avrupa’da cereyan eden bu gelişmeleri yakından takip etmek durumundayız. Bazı uzmanların, hafta sonu, İngiltere sahillerinde poz veren liderler fotoğrafına binaen yaptıkları ‘Batı geri mi geliyor’ yorumunu da iyi tahlil etmeliyiz. G7 Zirvesi, NATO Liderler Zirvesi, Erdoğan-Biden görüşmeleri, Biden-Putin görüşmeleri, bizi de yakından ilgilendirmektedir. Geri gelen Batı’da biz de varız.

Veyis Güngör
14 Haziran 2021