CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven'e konuşan Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Başkanı Vehbi Keleş, 2025 yılını Türk markaları açısından değerlendirerek, İngiltere ve Avrupa pazarında önemli bir hareketlilik yaşandığını belirtti. Keleş, önceki yıllara kıyasla daha fazla Türk markasının İngiltere pazarına giriş yaptığını ve raflarda daha görünür hale geldiğini vurguladı.
Türk ürünlerine pozitif algı
Vehbi Keleş, Türk ürünlerinin İngiltere’de genel olarak olumlu bir algıya sahip olduğunu belirterek, “Türk ürünlerine karşı alıcılar tarafında pozitif bir yaklaşım var. Bu, markalarımız için önemli bir avantaj” dedi. Elektrik-elektronik, ev eşyaları ve gıda sektörlerinin öne çıktığını ifade eden Keleş, Türk markalarının ürün çeşitliliğini her geçen yıl artırdığını kaydetti.

Ticaret hacmi 23,5 milyar dolar
Keleş’in paylaştığı güncel rakamlara göre, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki toplam ticaret hacmi 23,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu hacmin yaklaşık 16,5 milyar dolarlık kısmı Türkiye’nin İngiltere’ye ihracatından oluşuyor. Türkiye’nin bu ticarette fazla verdiğine dikkat çeken Keleş, bunun önemli bir denge unsuru olduğunu söyledi.
Öte yandan Keleş, ticaretin yalnızca mal ihracatıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye yönelik yatırımların da teşvik edilmesinin önemine işaret etti.
STA’da yeni dönem: Hizmetler masada
Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin kritik bir aşamada olduğunu belirten Keleş, bugüne kadar anlaşmanın ağırlıklı olarak mal ticaretini kapsadığını hatırlattı. Yeni süreçte ise hizmet sektörünün de STA kapsamına alınmasının hedeflendiğini söyledi.
Keleş, “Mevcut ticaret hacmi 23,5 milyar dolar seviyesinde. Hizmet sektörü de dahil edildiğinde bu rakamın 30 milyar dolara yaklaşması mümkün” dedi. Dördüncü müzakere turunun Şubat 2026’da yapılmasının beklendiğini aktaran Keleş, tarafların sürece yüksek istekle yaklaştığını ifade etti.

Hedef 2027: Modernize edilmiş anlaşma
ATMB Başkanı Keleş, beklentilerinin 2026’da müzakerelerin hızlanması, 2027’de ise modernize edilmiş ve hizmet sektörünü kapsayan yeni STA’nın yürürlüğe girmesi yönünde olduğunu söyledi. Bu anlaşmanın, Birleşik Krallık açısından Hindistan’dan sonraki en büyük ticaret anlaşmalarından biri olabileceğine dikkat çekti.
İngiltere’deki firma sayıları dikkat çekici
İngiltere pazarının büyüklüğüne rakamlarla değinen Keleş, ülkede 254 bin ithalatçı firma bulunduğunu, bunlardan 14 bininin Türkiye ile ticaret yaptığını belirtti. Türkiye tarafında ise yaklaşık 120 bin ihracatçı firma olduğunu söyleyen Keleş, son 10 yılda 50 bin Türk firmasının İngiltere ile en az bir kez ticaret gerçekleştirdiğini aktardı. Ancak bu firmalardan yalnızca 3.500’ünün İngiltere pazarında kalıcı ve sürekli ticaret yaptığını vurguladı.
Bu tabloya bakıldığında markalaşmanın öneminin açıkça görüldüğünü ifade eden Keleş, sürdürülebilir ihracatın ancak güçlü markalarla mümkün olabileceğini dile getirdi.
30 yılda algı değişimi
Yaklaşık 30 yıldır İngiltere ile ticaret yapan Vehbi Keleş, Türk ürünlerinin algısında yaşanan değişime de değindi. 1990’lı yıllarda “Made in Turkey” ibaresinin İngiltere’de sınırlı bir bilinirliğe sahip olduğunu hatırlatan Keleş, bugün gelinen noktada Türkiye’nin ciddi bir üretim ülkesi haline geldiğini ve bu algının büyük ölçüde değiştiğini söyledi.
İngiltere pazarı 1 trilyon dolara gidiyor
Birleşik Krallık’ın küresel ticaretteki konumuna dikkat çeken Keleş, ülkenin yıllık ithalatının 900 milyar dolar seviyesine ulaştığını, birkaç yıl içinde bu rakamın 1 trilyon doları aşmasının beklendiğini belirtti. Keleş’e göre İngiltere, küresel markaların yoğunlaştığı en büyük ve en canlı pazarlardan biri olma özelliğini koruyor.
Londra, küresel açılım için kapı
Keleş, Londra’nın Türk markaları için stratejik bir merkez olduğuna işaret ederek, “Londra pazarına giren bir Türk markası, başka ülkelere açılmakta ciddi bir referans avantajı elde ediyor” dedi. Bu nedenle İngiltere’nin, dünyaya açılmak isteyen Türk markaları için önemli bir sıçrama tahtası olduğunu vurguladı.
Hizmet sektörü ve dijital ticaret öne çıkacak
Birleşik Krallık’ın 605 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlatan Keleş, bankacılık ve dijital hizmetler başta olmak üzere birçok alanda Türkiye’ye yönelik yatırım ilgisinin bulunduğunu söyledi. Dijital hizmetlerin, yeni dönemde Türkiye-İngiltere ticaretinin en önemli başlıklarından biri olacağını belirtti.






