İngiltere'de İşçi Partisi liderliğine seçilmesinin ardından Kral III. Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan Andy Burnham, ilk kabinesini açıklayarak yönetim anlayışının ipuçlarını verdi. Burnham, ekonomik istikrar, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve yaşam maliyeti krizine çözüm üretmeyi hükümetinin öncelikleri arasında gösterirken, kabinede hem deneyimli hem de farklı siyasi eğilimleri temsil eden isimlere yer verdi.
John Healey sürprizi: Hazine'nin yeni patronu
Kabinenin en dikkat çeken ataması, eski Savunma Bakanı John Healey'in Maliye Bakanı (Chancellor) olması oldu.
Healey, savunma bakanlığı görevinden ayrılmadan önce hükümetin savunma harcamalarını sert sözlerle eleştirmiş, Keir Starmer liderliğinin ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını savunmuştu. Hazine'nin savunma yatırımlarına yeterli kaynak ayırmadığını söyleyen Healey'in şimdi ülkenin mali yönetiminin başına getirilmesi, Burnham'ın ekonomi ile savunma arasında daha güçlü bir koordinasyon kurmayı hedeflediği şeklinde yorumlandı.
Ed Miliband dış politikaya geçti
Kabinedeki bir diğer önemli değişiklik ise Ed Miliband'ın Dışişleri Bakanlığı görevine getirilmesi oldu.
Son iki yıldır enerji dönüşümü ve "net sıfır" karbon hedeflerinden sorumlu olan Miliband, artık İngiltere'nin dış politikasını yönetecek. Miliband'ın maliye bakanlığı için adı geçmesine rağmen Burnham'ın onu dışişlerine kaydırması, Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor.
Savunmanın başında Wes Streeting
Burnham'ın en dikkat çekici siyasi tercihlerinden biri de Wes Streeting'i Savunma Bakanlığı görevine getirmesi oldu.
Streeting, Keir Starmer hükümetinde Sağlık Bakanı olarak görev yaparken mayıs ayında istifa etmiş ve Starmer'a olan güvenini kaybettiğini açıklamıştı. Liderlik yarışında aday olmak yerine Andy Burnham'ı destekleyen Streeting'in ödüllendirilmesi, yeni başbakanın parti içindeki birlik mesajı olarak değerlendiriliyor. Streeting, görevde yalnızca birkaç hafta kalan Dan Jarvis'in yerini aldı.
İçişlerinde devamlılık, sağlıkta yeni dönem
Burnham, iç güvenlikte istikrar mesajı vererek Shabana Mahmood'u İçişleri Bakanı olarak görevde bıraktı.
Göç politikalarında sert tutumuyla tanınan Mahmood'un görevini sürdürmesi, hükümetin bu alandaki yaklaşımında büyük bir değişiklik olmayacağına işaret ediyor.
Sağlık Bakanlığı ise Yvette Cooper'a emanet edildi. Cooper'ın özellikle NHS'nin karşı karşıya bulunduğu uzun bekleme süreleri, personel açığı ve sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması gibi kritik dosyaları devralacağı belirtiliyor.

Ekonomi ve eğitimde deneyimli isimler
Burnham'ın kabinesinde ekonomi ve sosyal politikalarda görev yapacak diğer önemli isimler de açıklandı.
Jonathan Reynolds Ticaret ve İş Dünyası Bakanı olarak görev alırken, Lucy Powell Eğitim Bakanlığı görevini üstlenecek. Kadın ve Eşitlik Bakanlığı görevini ise Bridget Phillipson sürdürecek.
Kabinede ayrıca Angela Rayner Konut Bakanı, Louise Haigh ise Başbakan Yardımcılığı niteliğindeki First Secretary of State görevine getirildi. Enerji Bakanlığına Miatta Fahnbulleh, Adalet Bakanlığına ise Alex Norris atandı.

Burnham'ın önceliği ekonomi ve yaşam maliyeti
Göreve başlamasının ardından Downing Street önünde yaptığı ilk konuşmada Burnham, hanelere kısa vadede ekonomik nefes aldıracak yeni destek paketleri hazırlayacağını, evsizliği sona erdirmeyi hedefleyen kapsamlı bir plan açıklayacağını ve ülkenin yeniden sanayileşmesini sağlayacak uzun vadeli bir strateji izleyeceğini söyledi. Yeni başbakan ayrıca mali disipline bağlı kalacağını ancak kamu yatırımlarında daha esnek bir yaklaşım benimseyebileceğinin sinyalini verdi.








