DÜNYA

Yılın İlk Sabahı İstanbul Gazze İçin Tek Yürek Oldu

Ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail'in Filistin'deki saldırıları sürüyor. Yeni yılın ilk sabahında İstanbul'da on binlerce kişi "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla bir araya geldi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet, Taksim, Eminönü Yeni Cami, Süleymaniye ve Fatih camilerinde kılınan sabah namazının ardından Sultanahmet Meydanı'nda toplanmaya başlayan on binlerce kişi, İstanbul'un dört bir yanından Galata Köprüsü'ne yürüyüşe başladı.

Eylemde ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail'in Filistin'de devam eden saldırıları ve Gazze'deki insanlık dramına dikkat çekildi.

Ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olan ve Gazze'ye destek için kefiye takan vatandaşlar, sık sık tekbir getirerek "İstanbul'dan Gazze'ye direnişe bin selam", "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları attı.

"Filistin için adalet, dünya için vicdan" yazılı pankart eşliğinde yürüyen katılımcılar "Yaşasın küresel intifada", "Katil İsrail Filistin'den defol" sloganları da attı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri sabah namazını Karaköy Arap Camisi'nde kıldıktan sonra vatandaşlarla birlikte Galata Köprüsü'ne doğru yürüdü.

BİLAL ERDOĞAN: GAZZE'DEKİ BİR SAVAŞ DEĞİL SOYKIRIMDIR

TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, yaptığı konuşmada yeni yılın ilk sabahında Gazze'de ve Filistin'de yaşananların yalnızca insani bir dram olmadığını, aynı zamanda küresel düzenin temellerinin sarsıldığını, ahlaki iddia taşıyan tüm uluslararası kurumların iflas ettiğini gösteren bir kırılma hattı olduğunu haykırmak için toplandıklarını belirtti.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Gazze'de yaşanan, asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan, iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan, bir halkın kadınlarıyla, çocuklarıyla, yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır. Bu soykırım yalnız on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor, susuzlukla yapılıyor, soğukla yapılıyor, insani yardımların engellenmesiyle yapılıyor. Bugün Filistin'de ağır kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek, isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki (Binyamin) Netanyahu eşkıyasını, Rabb'imiz Kahhar ismi şerifiyle kahru perişan eylesin.”

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan

Savaşın dahi bir hukuku olduğunu ancak Gazze'de bu hukukun yok sayıldığını vurgulayan Erdoğan, Cenevre Sözleşmeleri'nin açık ve net olduğunu, sivillerin hedef alınmasının, orantısız güç kullanılmasının, yaşam altyapısının yok edilmesinin açık bir savaş suçu olduğunu ifade etti.

Bu suçların münferit suçlar olmadığını ve sürekli yaşandığını dile getiren Erdoğan, "Bu suçlar merkezi kararlarla yönetilmektedir, hem de İsrail vatandaşlarının güçlü desteğiyle yönetilmektedir. Tam da bu nedenle şunu söylüyoruz, bunlar bir çatışma değildir, bunlar devlet gücüyle icra edilen modern bir yok etme siyasetidir. Çünkü Filistinli, maalesef İsrail için insan sayılmıyor." dedi.

Bilal Erdoğan, insanların kimlikleri üzerinden kolektif suçlu ilan edilmesinin, sivil nüfusun topyekun cezalandırılmasının, yaşam alanlarının sistematik biçimde yok edilmesinin, açlığın ve korkunun bir silah gibi kullanılmasının, bütün bunların insanlık tarihinin çok karanlık bir dönemini hatırlattığını, siyonizmin bugün İsrail Nazizmi olarak kendini gösterdiğini söyledi.

"GAZZE, KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA ÖZGÜR OLANA KADAR MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"

İnsanlığın İsrail Nazizmi ideolojisiyle yüzleşmek zorunda olduğunu kaydeden Erdoğan, "Elbette İsrail bunun altında ezilecektir. Uluslararası hukukta sorumluluk sadece fiili işleyene ait değil, aynı zamanda bunu önleyebilecekken önlemeyenlere de aittir. Gazze yerle bir edilmiştir. Bu yıkımın bedeli mağdurlara yüklenemez. Bu yıkımın maliyeti üçüncü ülkelere havale edilemez. Yıkan onarmalıdır. Bugün burada tekrar söylüyoruz ve her platformda söylemeye devam edeceğiz. İsrail savaş suçlarını tazmin etmekle yükümlü tutulmak zorundadır ve Gazze'nin yeniden inşası İsrail'in ödediği savaş tazminatlarıyla yapılmak durumundadır." diye konuştu.

Bugün burada bulunanların insanlığın vicdan tarafında saf tuttuğunu belirten Bilal Erdoğan, "Bugün Galata Köprüsü'nde yüz binlerle beraber tarihe şunu yazıyoruz, biz sinmeyeceğiz, biz susmayacağız, biz Filistin'i unutmayacağız, unutturmayacağız. Çünkü merhum Aliya'nın dediği gibi 'unutulan soykırım tekrarlanmaya mahkumdur.' Biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Gazze özgür olana kadar, Kudüs özgür olana kadar, bu mücadeleyi Mescid-i Aksa özgür olana kadar sürdüreceğiz inşallah." diye konuştu.

YAKLAŞIK 520 BİN KİŞİ KATILDI

Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla, eyleme yaklaşık 520 bin kişinin katıldığı bildirildi.

TÜGVA BAŞKANI BEŞİNCİ: BUGÜN BURADA SUSKUNLUĞUN DUVARI YIKILIYOR

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Genel Başkanı İbrahim Beşinci de konuşmasında "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor." dedi.

TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci

Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı.

Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." dedi.

TÜGVA Başkanı Beşinci, eyleme katkı sağlayan 400'e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

BAKAN TUNÇ: İSTANBUL'DA TARİHİ BİR ANA TANIKLIK EDİYORUZ

Yürüyüşe; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya da katıldı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "İstanbul'da tarihi bir ana tanıklık ediyoruz. Çok büyük bir kalabalık var. Bütün İstanbullular Galata Köprüsü'nde buluştular. Dünyaya insan hakları çağrısında bulunuyor, adalet çağrısında bulunuyor İstanbullular. Filistin davasının nasıl savunulacağını bütün dünyaya gösteriyorlar." dedi.

Gazze'de bir soykırım suçu işlendiğini belirten Bakan Tunç, "70 binden fazla insan şehit edildi, bunun yarıdan fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde kadınlar, çocuklar katledilirken; kadın ve çocuk haklarını savunan ülkeler ve kuruluşların maalesef sesi çıkmadı." diye konuştu.

Kortejler eşliğinde ve bireysel olarak yürüyen vatandaşlar, Galata Köprüsü'ne ulaştı. Öte yandan, polis ekiplerince köprü ve cami çevrelerinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Galata Köprüsü ve bu yola çıkan tüm cadde ve sokaklar, bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Filistin'e destek yürüyüşü süresince trafiğe kapatıldı.

Sürücüler alternatif güzergahlara yönlendirildi. Galata Köprüsü'ne ulaşım İstanbul'un birçok ilçesinden ring araçlarıyla yapıldı.