Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Lübnan’daki son askeri operasyonlarını eleştirdi. Trump, uzun yıllardır iyi ilişkiler içinde olduğu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya doğrudan seslenerek, “Bibi artık Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda” dedi.
Trump, İsrail’in Hizbullah’a karşı yürüttüğü operasyonların gereğinden uzun sürdüğünü ve sivil kayıpların arttığını belirterek, “Çok fazla insan ölüyor. Bir kişiyi ararken her seferinde bir apartmanı yerle bir etmek zorunda değilsiniz. O binalarda yaşayan herkes Hizbullah üyesi değil” ifadelerini kullandı.
Beyrut Saldırısı Washington’da Rahatsızlık Yarattı
Trump’ın tepkisinin merkezinde, İsrail’in hafta sonu Beyrut’un güneyindeki bir binaya düzenlediği hava saldırısı bulunuyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), saldırının Hizbullah’a ait bir komuta merkezini hedef aldığını açıklarken, saldırıda en az üç kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.
ABD basınında yer alan bilgilere göre Trump, özellikle saldırının zamanlamasından rahatsız oldu. Çünkü operasyon, Washington ile Tahran arasında yürütülen ve Katar’ın arabuluculuk yaptığı ateşkes ve normalleşme görüşmelerinin kritik aşamasına denk geldi. Trump, saldırının İran’la yürütülen diplomatik süreci tehlikeye attığını savunarak, “Anlaşmaya saatler kala böyle bir saldırı yapılmasını doğru bulmadım. Bu çok fazlaydı” değerlendirmesinde bulundu.
“Hizbullah’ı Suriye Durdurabilir”
Trump’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Suriye’ye ilişkin sözleri oldu. ABD Başkanı, İsrail’in Hizbullah’a karşı yürüttüğü mücadelede beklenen sonucu alamadığını öne sürerek, “İsrail’e Hizbullah meselesini Suriye’nin çözmesine izin vermesini önerdim” dedi.
Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın bu konuda daha etkili olabileceğini savunarak, “Dürüst olmak gerekirse, bu işi daha iyi yapabileceklerini düşünüyorum. Eğer İsrail bunu sivillere zarar vermeden yapamıyorsa, Suriye yapabilir” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Washington’un yeni Şam yönetimine yönelik yaklaşımında yaşanan değişimin son işareti olarak değerlendiriliyor. Beşşar Esad’ın devrilmesinin ardından iktidara gelen Ahmed eş-Şara yönetimi son aylarda Batı ile ilişkilerini normalleştirmeye çalışırken, Trump’ın sözleri Şam’a verilen diplomatik desteğin arttığı şeklinde yorumlandı.

İran Anlaşması Gölgesinde Yeni Gerilim
Trump’ın çıkışı, ABD ile İran arasında üzerinde çalışılan yeni çerçeve anlaşmasının duyurulmasına günler kala geldi. Washington yönetimi, İran’la varılan mutabakatın bölgesel çatışmaların azaltılması için önemli bir fırsat sunduğunu savunurken, İsrail hükümeti ise anlaşmaya mesafeli yaklaşıyor.
Netanyahu daha önce yaptığı açıklamalarda İsrail’in Lübnan’daki güvenlik bölgelerinden çekilmeyeceğini ve Hizbullah tehdidi sona erene kadar operasyonların süreceğini belirtmişti. İsrail hükümeti, İran destekli örgütün hâlâ ülkenin kuzeyi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu savunuyor.
Trump ise İsrail’in güvenliğine desteğini yinelemekle birlikte, askeri operasyonların diplomatik kazanımları riske atmaması gerektiğini söyledi. “İsrail’in kendini savunma hakkı var. Ancak bölgede istikrarı sağlamak istiyorsak daha dikkatli hareket edilmesi gerekiyor” dedi.
Washington-Tel Aviv Hattında Görüş Ayrılığı
Trump’ın açıklamaları, ABD ile İsrail arasında son haftalarda belirginleşen görüş ayrılıklarını da gözler önüne serdi. Özellikle Lübnan’daki operasyonlar ve İran’la yürütülen diplomatik süreç konusunda Washington ile Tel Aviv arasında farklı yaklaşımlar bulunduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre Trump’ın Netanyahu’ya yönelik bu açık uyarısı, yalnızca Beyrut saldırısına tepki değil; aynı zamanda ABD’nin İran’la yürüttüğü yeni diplomatik süreci koruma çabasının da bir yansıması. G7 Zirvesi’nde verilen mesaj, Washington’un bölgedeki askeri tırmanıştan ziyade kontrollü bir istikrar arayışına öncelik verdiğini gösteriyor.









