DÜNYA

İngiltere’de Bazı Oturum Vizelerine İptal Şoku!

İçişleri Bakanlığı'nın, Brexit sonrasında verilen bazı geçici yerleşim statüsü kararlarını "yanlışlıkla verildiği" gerekçesiyle yeniden incelemeye aldı.

İngiltere'de Brexit sonrasında oluşturulan EU Settlement Scheme (EUSS) kapsamında verilen bazı geçici yerleşim statülerinin (pre-settled status), yıllar sonra yeniden incelemeye alınması büyük tartışma yarattı.

The Guardian'ın ortaya çıkardığı bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı (Home Office) en az 100 kişiye gönderdiği mektuplarda, geçmişte verilen oturum hakkının "idari hata" sonucu tanındığını bildirdi. Yetkililer, başvuru sırasında gerekli şartların karşılanmadığını savunurken, etkilenen kişilere statülerinin iptal edilebileceği uyarısında bulundu.

Göç hukuku uzmanları ise bunun yalnızca görünen vakalar olduğunu, benzer durumda bulunan kişi sayısının yüzlerce hatta binlerce olabileceğini değerlendiriyor.

"İşimi, Evimi ve Geleceğimi Kaybedebilirim"

Etkilenen kişilerden biri olan Portekiz ve Brezilya vatandaşı Gabriela, İngiltere'de doktora eğitimini sürdürürken aynı zamanda NHS'de görev yapıyor.

Beş yıllık ikamet süresini doldurduğu için otomatik olarak settled status almayı bekleyen Gabriela, bunun yerine Home Office'ten gelen mektupla hayatının şokunu yaşadı.

Mektupta, kendisine verilen pre-settled status'un hata sonucu tanındığı ve aslında bu statüye hiçbir zaman hak kazanmadığının değerlendirildiği belirtildi.

Gabriela, kararın uygulanması halinde yalnızca oturum hakkını değil;

  • NHS'deki işini,
  • ev kiralama hakkını,
  • banka hesabını,
  • çalışma hakkını

kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Home Office Ne Diyor?

İçişleri Bakanlığı ise uygulamanın "rastgele" yapılmadığını savunuyor.

Bakanlığa göre incelemeler, başvuru sırasında kişinin 31 Aralık 2020 Brexit geçiş süresi bitmeden önce gerekli ikamet veya vatandaşlık şartlarını gerçekten taşıyıp taşımadığını belirlemeyi amaçlıyor.

Yetkililer, statüsü iptal edilen kişilerin uygun olmaları halinde başka göçmenlik kategorilerine başvurabileceklerini ve kararlara karşı itiraz haklarının bulunduğunu belirtiyor.

Hak Savunucularından Sert Tepki

AB vatandaşlarının haklarını savunan the3million grubu ise uygulamanın hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini savunuyor.

Kuruluşa göre insanlar, devlet tarafından verilen resmi kararlara güvenerek İngiltere'de;

  • ev satın aldı,
  • aile kurdu,
  • çocuklarını okula gönderdi,
  • kariyerlerini oluşturdu.

Yıllar sonra aynı devletin "yanlış karar vermişiz" diyerek bu hakları geri almaya çalışmasının kabul edilemez olduğu belirtiliyor.

Grup ayrıca bunun, Brexit Ayrılık Anlaşması'nda güvence altına alınan vatandaşlık haklarının "orantılılık" ilkesine aykırı olabileceğini savunuyor.

Bağımsız Denetim Kurumu da Devrede

İngiltere'de Brexit kapsamındaki vatandaş haklarını denetleyen Independent Monitoring Authority (IMA) da gelişmelerden duyduğu endişeyi açıkladı.

Kurum, Home Office'in uygulamalarını yakından takip ettiğini ve vatandaşların haklarının uluslararası anlaşmalar çerçevesinde korunması gerektiğini vurguladı.

Nisan Ayında Başlayan Yeni Politika

Aslında bu gelişme, Home Office'in Nisan 2026'da başlattığı daha geniş kapsamlı denetim sürecinin yeni bir aşaması olarak görülüyor.

İçişleri Bakanlığı daha önce de uzun süre İngiltere dışında kaldığı değerlendirilen pre-settled status sahiplerinin dosyalarının seyahat kayıtları ve vergi bilgileri kullanılarak inceleneceğini açıklamıştı.

Ancak bu kez tartışmanın odağında, kişilerin ülkede kalış süreleri değil; statünün ilk etapta "yanlışlıkla verilmiş olması" iddiası bulunuyor. Bu nedenle hukukçular, yeni uygulamanın önceki denetimlerden çok daha farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Milyonlarca Kişiyi İlgilendiren Sistem

31 Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 5,8 milyon kişi EU Settlement Scheme kapsamında oturum statüsüne sahip bulunuyor. Bunların yaklaşık 4,5 milyonu settled status, 1,3 milyonu ise pre-settled status sahibi.

Home Office, 2025'ten bu yana uygun kişileri otomatik olarak settled status'a geçiriyor ve bugüne kadar 100 binden fazla kişinin statüsünün bu yöntemle yükseltildiğini belirtiyor. Ancak son iptal mektupları, sistemin güvenilirliği konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.

Yeni Hukuki Mücadele Kapıda

Göç hukuku uzmanları, gönderilen yazıların kesin iptal kararı anlamına gelmediğini, kişilere savunma yapma ve ek belge sunma hakkı tanındığını belirtiyor.

Bununla birlikte, kararların yaygınlaşması halinde çok sayıda davanın mahkemelere taşınması ve Brexit sonrası vatandaşlık haklarına ilişkin yeni emsal kararların ortaya çıkması bekleniyor.

Uzmanlara göre süreç, yalnızca etkilenen AB vatandaşlarını değil, Brexit sonrasında İngiltere'nin göç ve yerleşim sistemine duyulan güveni de doğrudan etkileyecek önemli bir sınav niteliği taşıyor.