İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 48 sayfalık iddianamede aralarında Kadın ve Demokrasi Vakfı’nın (KADEM) da bulunduğu 702 müşteki yer aldı.

DHA’nın haberine göre diğer müştekiler arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yazar Emine Şenlikoğlu Özkan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu ve Gaziantep Önder İmam Hatipliler Derneği bulunuyor.

İddianamede Gülşen, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile suçlandı.

DHA'nın haberine göre iddianamede, "Şüphelinin söz ve beyanlarının kışkırtıcı ve düşmanca tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler içerdiği, toplumun gelişmesine katkı sağlamaktan uzak salt halkı kin ve düşmanlığa sevk edici, ayrıştırıcı ve muayyen özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğu ve halkı kışkırttığı ve tahrik içerikli olduğu ve bu tahrikin halkın birbirine karşı düşmanlık uyandırmaya, kin beslenmesine ve toplumu oluşturan bireyler arasında kitlesel düşmanlık uyandırmaya elverişli olduğu" ifadeleri kullanıldı.

DHA'nın haberine göre, açık kaynak araştırmasında Gülşen'in soruşturma konusu olan ifadesini içeren ve sosyal medyada paylaşılan videonun uzun versiyonuna ulaşılamadığı da iddianamede kaydedildi.

İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame, değerlendirme aşamasında bulunuyor.

Sanatçının İstanbul’da verdiği konser sırasında sahnedeyken bir kişi hakkında, “İmam hatipte okumuş bence daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” şeklindeki sözlerini içeren bir video, sosyal medyada yayılmıştı.

Kime söylendiği belli olmayan söz konusu ifadenin yer aldığı videonun yayılmasının ardından Twitter’da #GülşenTutuklansın diye etiket açılmıştı.

Tutuklama kararı öncesi Twitter’dan bir açıklama yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sanatçıyı kınamıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülşen'in sahnede İmam Hatip Liselilere atıfta bulunduğu sözlerinden dolayı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 216. maddesi kapsamında resen soruşturma başlatmıştı.

Gülşen geçen hafta savcılığın talimatıyla önce Beşiktaş'taki evinde gözaltına alınmış, daha sonra nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı.

İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararında, Gülşen’in halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği konusunda “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir somut delillerin mevcut olduğu” kaydedilmişti.

Gülşen mahkemedeki savunmasında, “Bana ihtiyacı olan bir çocuğum var. Ben suç işlemedim. Bana ihtiyaç olunan her an gelebilirim. Tutuksuz yargılanmak istiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

Sanatçı ifadesinde “İmam Hatip liselileri kötülemek, onlara hakaret etmek amacı” taşımadığını kaydetti.

"Bu konuşma konsere katılanlara ya da medyaya hitaben yaptığım bir konuşma değildir” diyen Gülşen, o sırada bir orkestra üyesiyle şakalaştığını belirtti:

"En yakın arkadaşımla yaptığım esprinin insanları kışkırtıcı bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Şakalaşmanın herhangi bir gruba yönelik nefret içerikli olarak algılanması beni çok üzmüştür. Suç işleme kastım yoktur."

Gülşen’in avukatının itirazının ardından Pazartesi günü sanatçının "konutu terk etmemek" şartıyla tahliyesine karar verilmişti. (BBC TÜRKÇE)