İtalya İçişleri Bakanlığı, Ceuta'daki olağanüstü göç hareketliliğinin ardından İspanya ile deniz ve hava ulaşımında iç sınır kontrollerinin yeniden uygulanmasına karar verdi. Böylece iki ülke arasındaki Schengen kapsamındaki serbest dolaşım fiilen sınır kontrollerine tabi hale getirildi.
Karar, Başbakan Giorgia Meloni, Başbakan Yardımcıları Antonio Tajani ile Matteo Salvini tarafından siyasi düzeyde duyurulduktan sonra, İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi başkanlığında toplanan Göç Analizi ve Sınır Güvenliği Komitesi'nin tavsiyesi doğrultusunda resmen yürürlüğe girdi. Uygulamanın ilk etapta bir ay sürmesi planlanırken, güvenlik durumuna göre uzatılabileceği belirtiliyor. İtalya ayrıca Fransa ile koordinasyon içinde Fransız-İtalyan sınırındaki kontrolleri de sıkılaştıracağını açıkladı.
Ceuta'da Kriz Nasıl Büyüdü?
Son günlerde Fas sınırını aşan on binlerce düzensiz göçmen Ceuta'ya ulaştı. Kısa süre içerisinde bölgenin barınma, sağlık ve güvenlik kapasitesi büyük ölçüde zorlanırken, yaşanan izdiham ve denizdeki geçiş girişimleri nedeniyle onlarca kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
İspanyol güvenlik güçleri ve Fas makamlarının ortak operasyonları sonucunda göçmenlerin büyük bölümü yeniden Fas tarafına döndü. İspanya, Ceuta kıyılarında yeni bir yüzer bariyer kurarak yeni kitlesel geçişleri önlemeye yönelik ilave güvenlik tedbirlerini devreye aldı.
İspanya: "Kriz Kontrol Altına Alınıyor"
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, İtalya'nın aldığı kararı Avrupa dayanışmasına zarar veren tek taraflı bir adım olarak değerlendirdi.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska ise Ceuta'daki durumun önceki günlere göre sakinleştiğini, ancak güvenlik riskinin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi. Madrid yönetimi, Ceuta'ya düzensiz yollarla ulaşan kişilerin İspanya ana karasına geçmelerine izin verilmeyeceğini vurgularken, göçmenlerin önemli bölümünün Fas'a geri gönderildiğini açıkladı.
İspanyol hükümeti ayrıca, son dönemde yürürlüğe koyduğu göçmen düzenleme programının krize yol açtığı yönündeki iddiaları reddederek, kitlesel hareketliliğin insan kaçakçılığı şebekelerinin yaydığı yanlış bilgilerden kaynaklandığını savundu.
Avrupa Birliği Ortak Tutum Arayışında
Ceuta'daki gelişmeler Brüksel'i de alarma geçirdi.
AB üyesi 22 ülke, dış sınırların daha etkin korunması ve düzensiz göç hareketlerine karşı koordineli hareket edilmesi çağrısında bulundu. Bu kapsamda AB içişleri bakanlarının olağanüstü toplantıya çağrıldığı bildirildi.
Avrupa Komisyonu ise Schengen kuralları kapsamında üye devletlerin kamu düzeni veya iç güvenliği tehdit eden olağanüstü durumlarda geçici sınır kontrolleri uygulayabileceğini hatırlatırken, bu tedbirlerin orantılı, geçici ve koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Ceuta Neden Stratejik Öneme Sahip?
Kuzey Afrika kıyısında yer alan Ceuta, İspanya'nın Avrupa kıtası dışındaki iki özerk bölgesinden biri olarak Avrupa Birliği'nin fiili dış sınırını oluşturuyor.
Fas ile çevrili olan kent, yıllardır düzensiz göç rotalarının en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak Ceuta'nın özel hukuki statüsü nedeniyle buraya ulaşan göçmenler otomatik olarak Avrupa ana karasına geçiş hakkı elde etmiyor. Bu nedenle İspanyol makamları, Ceuta'daki düzensiz girişlerin büyük bölümünü yerel düzeyde yönetmeye çalışıyor.
Analiz: Göç Dosyası Yeniden Avrupa'nın Gündeminde
İtalya'nın kararı, yalnızca sınır güvenliği tartışması değil, Avrupa Birliği içinde göç politikalarına ilişkin görüş ayrılıklarını da yeniden görünür hale getirdi.
Giorgia Meloni hükümeti, ulusal güvenlik ve düzensiz göçü gerekçe göstererek daha sert sınır kontrollerini savunurken; İspanya, çözümün tek taraflı Schengen kısıtlamaları değil, dış sınırların ortak yönetimi ve AB dayanışmasının güçlendirilmesi olduğunu savunuyor.
Öte yandan uzmanlar, Ceuta krizinin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağı görüşünde. Sahra Altı Afrika'daki ekonomik sıkıntılar, çatışmalar, iklim kaynaklı göç baskısı ve insan kaçakçılığı ağlarının faaliyetleri, Avrupa'nın göç yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.
Ceuta'da yaşanan son gelişmeler, 2015 göç krizinden sonra Avrupa'nın en büyük sınır sınamalarından biri olarak değerlendirilirken, önümüzdeki haftalarda AB'nin ortak iltica ve geri dönüş politikalarının yeniden siyasi gündemin üst sıralarına taşınması bekleniyor. Avrupa Parlamentosu ile üye ülkeler, düzensiz göçmenlerin daha hızlı geri gönderilmesini hedefleyen yeni AB geri dönüş kuralları üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor.