Prenses Diana’nın 1997’deki ölümünün üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen, cenazesinden önce Kraliyet Ailesi içinde yaşanan tartışmalar yeniden İngiltere’nin gündeminde.
Tartışmanın merkezinde Diana’nın kardeşi Charles Spencer, 9. Earl Spencer tarafından kaleme alınan Swan Song: Diana, My Sister adlı kitap bulunuyor. Kitabın Birleşik Krallık baskısının 22 Eylül’de yayımlanması planlanıyor. Yayıncı Penguin, kitabı Diana’nın hayatının ve ölümünü takip eden trajik haftanın kardeşinin gözünden anlatımı olarak tanımlıyor.
“Onu yakında unutacağız” iddiası
Kitabın kamuoyuna açıklanan bölümlerindeki en çarpıcı iddia, Diana’nın 31 Ağustos 1997’de Paris’te ölümünden sonraki günlerde yaşandığı belirtilen bir telefon görüşmesine ilişkin.
Spencer’ın anlatımına göre iki adam arasında Diana’nın cenaze töreninin nasıl gerçekleştirileceği konusunda sert bir tartışma çıktı.
Spencer, Diana’nın oğulları Prens William ve Prens Harry’nin annelerinin tabutunun arkasında kamuoyu önünde yürütülmesine karşı çıkıyordu. William o sırada 15, Harry ise yalnızca 12 yaşındaydı.
Spencer, Diana’nın çocuklarının böyle bir durumda milyonlarca insanın gözü önünde yürümelerini istemeyeceğine inandığını söylüyor.
Kitaptaki anlatıma göre tartışma sırasında dönemin Prensi Charles, Diana için “Rest assured, we’ll forget her soon enough” — yaklaşık olarak “Merak etme, onu çok geçmeden unuturuz” anlamına gelen ifadeyi kullandı.
Bu sözün gerçekten söylenip söylenmediğini bağımsız olarak doğrulayabilecek kamuya açık bir kayıt bulunmuyor; iddia Spencer’ın yaklaşık 29 yıl önceki telefon görüşmesine ilişkin kendi anlatımına dayanıyor.
Buckingham Sarayı sessizliğini bozdu
Tartışmayı olağan dışı hale getiren gelişme ise Buckingham Sarayı’nın iddiaya cevap vermesi oldu.
Saray, Kraliyet Ailesi hakkında yayımlanan kitaplara kural olarak yorum yapmadığını özellikle belirtmesine rağmen bu kez açıklama yayımladı.
Buckingham Sarayı sözcüsü, Kral’ın kardeş kaybından kaynaklanan derin acının “muhakemeyi gölgeleyebileceğinin, yargıyı etkileyebileceğinin ve hafızayı, başkalarının fark edemeyeceği biçimlerde renklendirebileceğinin” bilincinde olduğunu söyledi.
Açıklamada bunun böyle bir kayıptan “yıllar sonra bile” gerçekleşebileceği vurgulandı.
Saray böylece Spencer’ın iddiasını tek tek ayrıntılar üzerinden tartışmak yerine, onun yaklaşık otuz yıl önce yaşananlara ilişkin hatıralarının yasın etkisi altında şekillenmiş olabileceğini ileri sürmüş oldu.
Bu nedenle İngiliz basınında açıklama, Buckingham Sarayı’nın kitaplarda yer alan iddialara yönelik alışılmış yaklaşımından belirgin bir sapma olarak değerlendiriliyor. The Independent, müdahaleyi “unprecedented” yani “emsalsiz” olarak nitelendirirken, diğer İngiliz medya kuruluşları da Saray’ın doğrudan karşılık vermesinin dikkat çekici olduğuna işaret etti.
Cenazenin arkasındaki büyük tartışma
Spencer’ın kitabındaki anlatım, Diana’nın cenazesinin en unutulmaz görüntülerinden birinin arkasında yaşanan aile içi tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı.
6 Eylül 1997’de Londra’da düzenlenen cenaze töreninde William ve Harry; babaları Charles, büyükbabaları Prens Philip ve dayıları Charles Spencer ile birlikte Diana’nın tabutunun arkasında yürümüştü.
Spencer, kitapta Kraliçe II. Elizabeth’in üst düzey yardımcılarından William ve Harry’nin kortejde yürümesinin planlandığını öğrendiğinde buna açık biçimde karşı çıktığını anlatıyor.
Spencer’a göre çocukların annelerinin ölümünün hemen ardından böyle yoğun bir kamuoyu ilgisine maruz bırakılması doğru değildi.
Cenaze günü ortaya çıkan görüntü daha sonra modern Kraliyet tarihinin en çok hatırlanan karelerinden birine dönüştü.
Harry de sonraki yıllarda o yürüyüşün kendisi üzerindeki etkisinden kamuoyu önünde söz etmişti.
Spencer’dan Charles hakkında bir başka ağır iddia
Kitaptan yayımlanan yeni bölümlerde Spencer, Diana’nın ölüm haberinin ardından Charles ile yaptığı ilk görüşmeye ilişkin izlenimlerini de aktarıyor.
Spencer, dönemin Prensi Charles’ın telefondaki ses tonunu kendi algısıyla son derece şaşırtıcı biçimde tarif ediyor ve onun ölüm haberinin ardından alışılmadık derecede rahatlamış göründüğünü ileri sürüyor.
Spencer ayrıca bunun Charles’ın Diana’nın ölümünü kendi hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görmüş olabileceği yönünde kendisinde bir izlenim oluşturduğunu yazıyor. Ancak bu, Spencer’ın kişisel yorumu ve hatırlamasına dayanıyor; Charles’ın düşüncelerine ilişkin bağımsız biçimde doğrulanmış bir olgu değil.
Buckingham Sarayı’nın hafıza ve yasın etkisine ilişkin açıklaması da kitapta yer alan bu tür anlatılara daha geniş bir karşılık niteliği taşıyor.
Diana hakkında ilk kez bu kadar kapsamlı konuşuyor
Swan Song: Diana, My Sister, Charles Spencer’ın kız kardeşi hakkında şimdiye kadar hazırladığı en kapsamlı kişisel anlatı olarak sunuluyor.
Spencer, Diana’nın ölümünün 30. yıldönümü yaklaşırken çok sayıda röportaj talebi almasının ardından kendi anılarını bir kitapta toplamaya karar verdiğini daha önce açıklamıştı.
Yayıncıya göre kitap, Spencer ve Diana’nın çocukluklarından başlayarak anne ve babalarının boşanmasına, Diana’nın Charles ile evliliğinin ardından küresel bir figüre dönüşmesine ve 1997’deki ölümünün ardından yaşanan dramatik haftaya kadar uzanıyor.
Spencer, kitabı yazma gerekçesini Diana hakkındaki kendi düşüncelerini ve hatıralarını kayda geçirmek olarak açıklıyor.
Westminster Abbey’deki tarihi konuşması da yeniden gündemde
Charles Spencer, Diana’nın cenazesinde yaptığı konuşmayla da Kraliyet tarihinin en çok tartışılan isimlerinden biri olmuştu.
Westminster Abbey’de milyonlarca kişinin izlediği törende yaptığı konuşmada Diana’yı “modern çağın en çok avlanan insanı” olarak nitelendirmiş ve basının Diana’ya yönelik tutumunu sert biçimde eleştirmişti.
Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise William ve Harry’nin geleceğine ilişkin sözleriydi. Spencer, Diana’nın ailesinin çocukların hayatlarının yalnızca “görev ve gelenek” tarafından şekillendirilmemesi için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
Yaklaşık üç yıl sonra Diana’nın ölümünün 30. yıldönümüne girilirken yayımlanan yeni kitap, Spencer ile Kraliyet Ailesi arasındaki o dönemden kalan anlaşmazlıkların tamamen kapanmadığını da ortaya koyuyor.
William ve Harry açısından hassas bir tartışma
Yeni iddiaların ayrı bir hassasiyeti de bulunuyor: Tartışmanın merkezinde yalnızca Charles ile eski eşi Diana arasındaki geçmiş değil, William ve Harry’nin annelerinin ölümünden hemen sonra yaşadıkları deneyim de yer alıyor.
Spencer’ın kitabındaki temel savlarından biri, iki çocuğun cenaze kortejinde yürütülmesinin Diana’nın isteğine aykırı olacağı yönünde.
Ancak bu, Diana’nın ölümünden önce böyle bir durum hakkında bıraktığı bilinen bir talimata değil, Spencer’ın kız kardeşinin ne isteyeceğine ilişkin değerlendirmesine dayanıyor.
Dolayısıyla yaklaşık 30 yıl sonra yeniden başlayan tartışmada iki ayrı anlatı karşı karşıya bulunuyor: Spencer, yaşananları kendi hatıraları üzerinden aktarırken Buckingham Sarayı bu hatıraların yas ve geçen zamanın etkisi altında değişmiş olabileceğini savunuyor.
Kesin olan ise Diana’nın unutulacağı yönündeki iddianın tarihsel gelişmelerle örtüşmemesi. 31 Ağustos 1997’de Paris’te hayatını kaybeden Diana, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra da Britanya Kraliyet Ailesi tarihinin en çok konuşulan isimlerinden biri olmaya devam ediyor.
Swan Song: Diana, My Sister kitabının yayımlanmasıyla birlikte Spencer’ın Diana’nın son yılları, Kraliyet Ailesi ile ilişkileri ve ölümünün ardından yaşanan günler konusunda aktardığı diğer ayrıntıların da yeni tartışmalar yaratması bekleniyor.