EKONOMİ

Avrupa Türkleri, yaşadıkları ülkelerin önemli ekonomik gücü haline geldi

Avrupa’da yaklaşık 6 milyondan fazla Türk kökenli yaşarken topluluk; iş gücü, girişimcilik, tüketim, vergi ve istihdam yoluyla bulunduğu ülkelerin ekonomilerinde önemli bir yer tutuyor.

Avrupa’ya yönelik Türk iş gücü göçünün üzerinden 60 yılı aşkın süre geçti. Başlangıçta ağırlıklı olarak otomotiv, madencilik, metal, tekstil ve imalat sektörlerinde ücretli çalışanlardan oluşan Türk toplumu, bugün küçük işletmelerden teknoloji şirketlerine, sanayiden finans ve gayrimenkule uzanan geniş bir ekonomik yapıya sahip.

Türkiye Dışişleri Bakanlığının verilerine göre dünya genelinde yaşayan Türk vatandaşları ve Türk kökenlilerin sayısı 7,5 milyonu aşarken bunların yaklaşık 6 milyonu Batı Avrupa ülkelerinde bulunuyor. Bu rakam, yalnızca Türk pasaportu taşıyanları değil, yaşadıkları ülkenin vatandaşlığına geçmiş sonraki kuşakları da kapsayan geniş bir tahmin niteliğinde.

Bununla birlikte “Avrupa’daki Türklerin ekonomik gücü ne kadar?” sorusuna tek bir rakamla cevap vermek mümkün değil. Çünkü Avrupa ülkelerinin çoğu şirket sahiplerini etnik kökenlerine göre kaydetmiyor; vatandaşlık, doğum ülkesi ve etnik kimlik verileri de birbirinden farklı sonuçlar ortaya çıkarıyor.

Almanya, Türk ekonomik varlığının merkezi

Avrupa’daki en büyük Türk topluluğu Almanya’da yaşıyor. Almanya Federal İstatistik Dairesinin 2025 sonuçlarına göre ülkede Türkiye bağlantılı göç geçmişine sahip yaklaşık 1,5 milyon kişi doğrudan göçmen kuşağında yer alıyor. Almanya’da doğan ikinci ve sonraki kuşaklar ile ebeveynlerinden yalnızca biri Türkiye’den gelenler hesaba katıldığında, Türk kökenli toplam nüfus için kullanılan tahminler yaklaşık 3 milyon seviyesine ulaşıyor. Aynı dönemde yalnızca Türk vatandaşlığı taşıyanların sayısı ise yaklaşık 1,52 milyon olarak kaydediliyor.

Türklerin Almanya ekonomisindeki etkisi yalnızca nüfus büyüklüğünden kaynaklanmıyor. İlk kuşağın açtığı bakkal, restoran, terzi ve seyahat acentesi gibi küçük işletmeler, zaman içerisinde inşaat, lojistik, otomotiv yan sanayisi, sağlık, enerji, yazılım, telekomünikasyon, finans ve profesyonel hizmetlere yayıldı.

Türk kökenli işletmelere ilişkin kamuoyunda en fazla kullanılan tahminler şöyle:

  • 100 bini aşkın Türk veya Türk kökenli girişimci ve işletme,
  • Yaklaşık 500 bin kişilik doğrudan istihdam,
  • 50’den fazla sektörde faaliyet,
  • Yıllık 50 milyar avroyu aşan toplam ciro.

Bu büyüklükler, geçmiş yıllarda Alman ekonomi yönetimi ve Türk-Alman iş dünyası kuruluşları tarafından açıklanan tahminlere dayanıyor. Dönemin Almanya Ekonomi Bakanı Brigitte Zypries de 2017’de 100 binden fazla Türk kökenli girişimcinin 500 bini aşkın kişiye istihdam sağladığını açıklamıştı. Daha yakın tarihli kurumsal değerlendirmelerde de toplam cironun 50 milyar avronun üzerinde olduğu ifade ediliyor.

Ancak bu rakamların güncel bir işletme sayımı olmadığı unutulmamalı. Almanya’daki şirket sicilleri işletme sahiplerini “Türk kökenli” şeklinde sınıflandırmadığı için tahminler; girişimci birlikleri, araştırma merkezleri ve geçmiş dönem saha çalışmalarından elde ediliyor. Bazı araştırmalarda işletme sayısının 75 bin, istihdamın 375 bin ve cironun 35 milyar avro civarında gösterilmesi de kullanılan tanım ve araştırma yılı farkından kaynaklanıyor.

Dolayısıyla Almanya için güvenli ifade, Türk kökenli ekonomik yapının 75–100 binin üzerinde işletme, 375–500 bin istihdam ve 35–50 milyar avroyu aşan yıllık ciro bandında olduğudur.

50 milyar avro ciro, 50 milyar avro servet anlamına gelmiyor

Türk girişimcilerin “finansal gücü” değerlendirilirken ciro, ekonomik katkı ve servet kavramlarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

Ciro, şirketlerin bir yıl içerisinde gerçekleştirdiği toplam satışları gösteriyor. İşletmelerin giderleri, çalışan ücretleri, satın aldığı mal ve hizmetler, vergileri ve borçları bu rakamdan düşülmüş değil. Bu nedenle 50 milyar avroluk ciro, girişimcilerin elinde 50 milyar avroluk sermaye veya kişisel servet bulunduğu anlamına gelmiyor.

Ekonomiye gerçek katkıyı ölçmek için şirketlerin yarattığı brüt katma değerin, ödediği ücret ve vergilerin, yaptığı yatırımların ve oluşturduğu istihdamın bilinmesi gerekiyor. Almanya’da Türk kökenli şirketlere özgü güncel bir katma değer hesabı yayımlanmadığından, bu işletmelerin ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası içindeki kesin payını vermek mümkün değil.

Buna rağmen yaklaşık yarım milyon kişilik istihdam ve 50 milyar avroyu aşan satış hacmi, Türk kökenli girişimciliğin artık yalnızca “etnik pazar” olarak değerlendirilemeyecek ölçekte olduğunu gösteriyor.

Almanya’nın iş gücünde vazgeçilmez konum

Türk toplumunun ekonomik katkısı yalnızca işletme sahiplerinden oluşmuyor. Milyonlarca Türk kökenli çalışan; sanayi, sağlık, bakım hizmetleri, ulaştırma, inşaat, perakende, konaklama ve kamu hizmetlerinde görev yapıyor.

Almanya’da 2024 yılında toplam çalışan sayısı 46,1 milyonla rekor seviyeye yükseldi. İstihdam artışında göçmen iş gücünün önemli rol oynadığı, Federal İstatistik Dairesinin değerlendirmelerine de yansıdı. 2024 itibarıyla Almanya’daki ücretli çalışanların yüzde 26’sının göç geçmişine sahip olması, göçmen toplulukların üretim kapasitesindeki ağırlığını gösteriyor. Bunun ne kadarının yalnızca Türk kökenli çalışanlardan oluştuğu ise ayrıca açıklanmıyor.

Türk kökenli çalışanlar ayrıca gelir vergisi, sosyal güvenlik primi, KDV’ye konu tüketim ve konut yatırımları üzerinden kamu maliyesine katkıda bulunuyor. Fakat Almanya vergi idaresi tahsilatı etnik kökene göre yayımlamadığı için “Türklerin ödediği toplam vergi” başlığı altında güvenilir bir rakam bulunmuyor.

AB ülkelerinde milyonlarca kişilik üretim ve tüketim pazarı

Almanya’nın ardından en büyük Türk toplulukları Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika’da bulunuyor. Ancak ülkelerin kullandığı ölçütler arasında önemli farklar var. Bazı istatistikler yalnızca Türk vatandaşlarını, bazıları Türkiye doğumluları, bazı araştırmalar ise üçüncü kuşağa kadar bütün Türk kökenlileri kapsıyor.

Söz konusu ülkelerde doğan ikinci ve üçüncü kuşaklar dahil edildiğinde Türk kökenli nüfus çok daha yüksek seviyeye çıkıyor. Örneğin Hollanda’daki geniş tanımlı Türk toplumu yaklaşık 430–450 bin, Avusturya’da 280–300 bin, Belçika’da ise 220–250 bin kişi olarak tahmin ediliyor. Bu nedenle yalnızca vatandaşlık ya da doğum ülkesi verileri, topluluğun ekonomik ölçeğini eksik gösteriyor.

Türk girişimciler bu ülkelerde özellikle perakende, gıda üretimi ve dağıtımı, restoran işletmeciliği, tekstil, taşımacılık, inşaat ve kişisel hizmetlerde güçlü bir konuma sahip. Sonraki kuşakların yükseköğretime katılımıyla hukuk, mühendislik, tıp, finans ve teknoloji alanlarındaki ağırlık da artıyor.

Bununla birlikte AB çapında Türk kökenli işletmelerin güncel toplam sayısını, cirosunu ve istihdamını gösteren ortak bir resmî veri tabanı bulunmuyor. 2000’li yıllarda yapılan akademik araştırmalarda AB genelindeki Türk girişimcilerin cirosu 60 milyar avronun üzerinde hesaplanmıştı; ancak aradan geçen süre, enflasyon ve işletme yapısındaki dönüşüm nedeniyle bu rakam günümüzde doğrudan kullanılamaz.

Birleşik Krallık’ta ekonomik güç ölçülemiyor

Birleşik Krallık’ta Türkler, Türkiye kökenlilerin yanı sıra İngiltere doğumlu kuşakları ve geniş bir Kıbrıslı Türk toplumunu da kapsıyor. Türkiye doğumluların sayısı yaklaşık 145 bin olarak görünse de, topluluğun tamamına ilişkin tahminler 400 bin ile 600 bin arasında değişiyor.

İngiltere ve Galler’in 2021 nüfus sayımında “Türk” ve “Kıbrıslı Türk” kimlikleri ayrıntılı etnik köken seçenekleri arasında tanımlandı. Ancak bu nüfus gruplarının sahip olduğu şirket sayısı, toplam cirosu, serveti veya vergi katkısı ayrıca yayımlanmadı.

Companies House kayıtlarında şirket yöneticilerinin etnik kökeni tutulmadığı için Türk işletmelerinin kesin sayısı belirlenemiyor. Restoran, market, toptan gıda, tekstil ve inşaatın yanı sıra emlak, hukuk, muhasebe, finansal hizmetler, turizm, teknoloji ve sağlık alanlarında büyüyen bir Türk iş dünyası bulunmasına rağmen bunun toplam ekonomik hacmi konusunda doğrulanabilir bir ulusal tahmin mevcut değil.

Bu nedenle Birleşik Krallık’taki Türklerin ekonomik gücünü milyarlarca sterlinlik kesin bir rakamla ifade eden açıklamalara ihtiyatla yaklaşılması gerekiyor.

Görünenden daha büyük, ancak yeterince ölçülmeyen bir ekonomi

Mevcut veriler, Avrupa’daki Türk toplumunun yaklaşık 6 milyon kişilik üretici, tüketici, yatırımcı ve girişimci kitlesi oluşturduğunu gösteriyor. Yalnızca Almanya’daki işletmeler için kullanılan 35–50 milyar avroluk ciro tahmini bile topluluğun ekonomik önemini ortaya koyuyor.

Ancak Avrupa genelinde Türklerin toplam serveti, satın alma gücü veya milli gelire katkısı konusunda bilimsel olarak savunulabilecek tek bir rakam bulunmuyor. Bunun başlıca nedenleri; vatandaşlık değişiklikleri, üçüncü kuşağın istatistiklerde görünmemesi, şirket kayıtlarında etnik köken tutulmaması ve ciro ile katma değerin birbirine karıştırılması.

Ortaya çıkan tablo yine de açık: Avrupa Türkleri artık yalnızca göçmen iş gücü değil; yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan, milyarlarca avroluk ticaret oluşturan ve Avrupa’nın yaşlanan ekonomilerinde üretim ile girişimciliğin devamlılığına katkıda bulunan kalıcı bir ekonomik aktör konumunda.