ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgedeki enerji altyapılarını hedef alan karşılıklı hamlelerle genişleyen savaş, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. İngiliz basınında bugün yer alan analizlere göre bu gelişmeler, Birleşik Krallık ekonomisi üzerinde doğrudan ve olumsuz etkiler üretmeye başladı.
Özellikle Katar’daki sıvılaştırılmış doğalgaz tesislerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksaması, Avrupa genelinde olduğu gibi İngiltere’de de enerji fiyatlarını hızla yukarı çekti. Gaz fiyatlarında yüzde 25-30’a varan artışlar görülürken petrol fiyatı kısa sürede varil başına 119 dolara kadar yükseldi.
Bu gelişmelerin en somut yansıması ise hane halkı faturalarında görülüyor. İngiltere’de yıllık enerji faturalarının 2.000 sterline yaklaşabileceği, bunun da yalnızca birkaç ay içinde yüzlerce sterlinlik ek yük anlamına geldiği belirtiliyor.
Enflasyon yeniden yükseliş trendinde
Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki bu sıçramanın İngiltere’de enflasyonun yeniden hızlanmasına yol açacağını belirtiyor. Daha önce düşüş eğilimine girmesi beklenen enflasyonun yıl sonunda %3 civarına, hatta daha yukarı seviyelere çıkabileceği öngörülüyor.
İngiltere Merkez Bankası’nın (%2) enflasyon hedefinin bu koşullarda tutturulmasının zorlaşacağı ifade edilirken, piyasalar yıl içinde yeni faiz artışlarını fiyatlamaya başladı. Analistler, politika faizinin %4,25 seviyesine kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Zincirleme etki: mortgage, ulaşım ve gıda
Enerji fiyatlarındaki artış yalnızca faturalarla sınırlı kalmıyor.
- Akaryakıt fiyatları son haftalarda keskin şekilde yükseldi (dizel %15, benzin %8 artış).
- Mortgage (konut kredisi) faizleri yükselerek hane bütçesine yıllık yüzlerce sterlin ek yük getirdi.
- Enerji maliyetlerinin artması, gıda fiyatları başta olmak üzere genel fiyat seviyesini yukarı çekme riski taşıyor.
Bu durum, ekonomide “ikinci tur etkiler” olarak adlandırılan ücret-fiyat sarmalı riskini de artırıyor.
Büyüme yavaşlayabilir
Artan maliyetler ve sıkılaşan para politikası beklentileri, ekonomik büyüme üzerinde de baskı yaratıyor. İngiltere ekonomisi için 2026 büyüme tahmini %1’in altına çekilirken işsizliğin artabileceği uyarısı yapılıyor.
Finansal piyasalarda da dalgalanma dikkat çekiyor. Londra borsasında sert düşüşler yaşanırken, devlet tahvili faizleri küresel kriz dönemlerinden bu yana en yüksek seviyelere yaklaştı.
“Enerji şoku” küresel risk haline geldi
Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler, 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşına benzer şekilde yeni bir “enerji kaynaklı enflasyon dalgası”nın başlangıcı olabilir. Hürmüz Boğazı’ndan geçen küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin risk altında olması, krizin derinleşmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceğine işaret ediyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer da enerji altyapılarına yönelik saldırıların küresel ekonomik etkilerine dikkat çekerek, bunun doğrudan Britanya ekonomisine yansıyacağını vurguladı.
İngiltere medyasında öne çıkan değerlendirmeler, İran merkezli savaşın enerji fiyatları üzerinden Birleşik Krallık’ta enflasyonu yeniden yükselişe geçirebileceği konusunda birleşiyor. Artan enerji maliyetleri, faiz artışı beklentileri ve zayıflayan büyüme görünümü birlikte değerlendirildiğinde, İngiliz ekonomisinin önümüzdeki dönemde yeni bir “enflasyon baskısı” sürecine girdiği yorumları güç kazanıyor.