İngiltere’de giderek derinleşen konut krizi yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Guardian gazetesinin özel araştırmasına göre, Londra’daki bazı belediyeler evsiz kalan aileleri, mültecileri ve diğer savunmasız kişileri geçici konaklama sağlamak amacıyla yüzlerce kilometre uzaklıktaki kuzey İngiltere kentlerine yerleştiriyor.
Araştırmada, başkentteki yüksek kira fiyatları ve sosyal konut yetersizliği nedeniyle Bolton, Blackpool, Hartlepool, Durham ve Middlesbrough gibi kentlere yapılan yerleştirmelerin son yıllarda belirgin şekilde arttığı belirtildi. Uygulamadan özellikle aile içi şiddetten kaçan kadınlar, sığınmacılar, mülteci aileler ve küçük çocuklu hanelerin etkilendiği ifade edildi.
Yardım Kuruluşlarından Tepki
Barınma ve göç alanında faaliyet gösteren yardım kuruluşları, yerleştirilen kişilerin önemli bölümünün taşınmanın sonuçlarını tam olarak anlayamadığını savunuyor. Özellikle İngilizce bilgisi sınırlı olan mültecilerin ve göçmen ailelerin kendilerine sunulan seçenekler konusunda yeterince bilgilendirilmediği öne sürülüyor.
Sivil toplum kuruluşlarına göre bazı aileler, belediyelerin sunduğu konut tekliflerini reddetmeleri halinde tamamen evsiz kalabilecekleri endişesiyle istemedikleri halde taşınmayı kabul ediyor. Bu durumun bireyleri mevcut sosyal çevrelerinden, sağlık hizmetlerinden ve çocukların eğitim gördüğü okullardan kopardığı belirtiliyor.
Uzmanlar, travma yaşamış aile içi şiddet mağdurlarının ve mültecilerin destek ağlarından uzaklaştırılmasının psikolojik ve sosyal sorunları derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Kuzeydeki Yerel Yönetimler Rahatsız
Londra dışına yapılan yerleştirmeler yalnızca taşınan aileleri değil, hedef bölgelerdeki yerel yönetimleri de endişelendiriyor.
Hartlepool Milletvekili Jonathan Brash, başkentin konut krizinin mali ve sosyal yükünün kuzey İngiltere’ye aktarıldığını savunarak, merkezi hükümetin soruna daha kapsamlı çözümler üretmesi gerektiğini söyledi.
Kuzey İngiltere’deki bazı belediyeler ise kendi bölgelerinde de ciddi konut sıkıntısı yaşandığını belirterek, dışarıdan gelen yüksek sayıdaki yerleştirmenin yerel hizmetler üzerinde baskı oluşturduğunu ifade ediyor. Eğitim, sağlık ve sosyal yardım sistemlerinin artan taleple karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
Londra’da Evsizlik Rekor Seviyelerde
İngiltere’de özellikle başkent Londra’da konut maliyetlerindeki hızlı yükseliş son yıllarda evsizlik sorununu daha görünür hale getirdi.
Resmi verilere göre geçici konaklama birimlerinde yaşayan evsiz hane sayısı son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Londra’daki birçok belediye, bölgelerinde yeterli sayıda uygun fiyatlı konut bulamadığı için aileleri şehir dışındaki otellere, pansiyonlara ve geçici konutlara yerleştirmek zorunda kalıyor.
Yerel yönetimlerin geçici konaklama harcamalarının da son yıllarda milyarlarca sterline ulaştığı belirtiliyor. Belediye bütçeleri üzerindeki baskının artması nedeniyle bazı yerel yönetimler iflas riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Sosyal Konut Açığı Derinleşiyor
Uzmanlara göre krizin temelinde uzun yıllardır yeterli sosyal konut inşa edilmemesi yatıyor. İngiltere’de sosyal konut stokunun nüfus artışına paralel şekilde genişlememesi, özel kiralık konut piyasasındaki fiyat artışlarıyla birleşince düşük gelirli ailelerin barınma imkanlarını ciddi şekilde daralttı.
Londra’da ortalama kira bedelleri son yıllarda tarihi zirvelere çıkarken, düşük gelirli çalışanlar ve sosyal yardım alan haneler uygun fiyatlı konut bulmakta giderek daha fazla zorlanıyor. Konut sektöründeki uzmanlar, mevcut eğilimin sürmesi halinde şehir dışına yapılan yerleştirmelerin önümüzdeki yıllarda daha da artabileceği görüşünde.
Hükümet Üzerindeki Baskı Artıyor
İşçi Partisi hükümeti, konut üretimini hızlandırma ve sosyal konut yatırımlarını artırma sözü vermiş olsa da uzmanlar sorunun kısa vadede çözülemeyeceğini belirtiyor.
Muhalefet partileri ve yardım kuruluşları, hükümete acil sosyal konut programları başlatılması, geçici konaklama sisteminin reforme edilmesi ve belediyelere ek kaynak sağlanması çağrısında bulunuyor.
Konut krizinin yalnızca Londra’nın değil, ülke genelindeki ekonomik eşitsizliklerin ve sosyal politikaların bir sonucu olduğunu belirten uzmanlar, kapsamlı reformlar yapılmadığı sürece binlerce ailenin yaşamlarını kurdukları şehirlerden uzaklaşmak zorunda kalmaya devam edeceği uyarısında bulunuyor.