İngiltere hükümeti, ABD’li sosyal medya fenomeni Valentina Gomez hakkında verilen elektronik seyahat iznini geri çekti. İçişleri makamları, Gomez’in ülkeye girişinin “kamu yararına uygun olmadığı” değerlendirmesiyle iptal edildiğini duyurdu.
Yetkililer, ifade özgürlüğünün demokratik sistemin temel taşlarından biri olduğunu vurgularken, nefret söylemi ve toplumsal gerilimi artırabilecek açıklamalara karşı daha sert bir tutum benimsendiğini belirtti.
Bakan müdahalesiyle karar değişti
Gomez’e geçtiğimiz hafta elektronik seyahat izni verilmişti. Ancak sürecin, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un devreye girmesiyle yeniden değerlendirildiği öğrenildi. Bakanlık kaynakları, güvenlik ve toplumsal huzur açısından risk oluşturabilecek durumların yakından takip edildiğini ifade etti.
Aşırı sağ mitinginde konuşacaktı
Gomez’in, Londra’da düzenlenmesi planlanan ve aşırı sağ çevrelerin destek verdiği bir etkinlikte konuşma yapması bekleniyordu. Söz konusu mitingin, İngiltere’de tartışmalı figürlerden biri olan Tommy Robinson tarafından organize edildiği belirtildi.
Gomez’in daha önceki paylaşımlarında ve konuşmalarında Müslümanlara yönelik sert ve provokatif ifadeler kullandığı, bu nedenle hem İngiltere’de hem de uluslararası kamuoyunda tepki topladığı biliniyor.
“Çifte standart” eleştirisi
Kararın ardından Muslim Council of Britain (MCB), hükümete yönelik eleştirilerde bulundu. Kurum, benzer söylemler nedeniyle bazı kişilere doğrudan giriş yasağı uygulanırken Gomez’e önce izin verilmesinin “tutarsızlık” yarattığını savundu.
MCB açıklamasında, “Güvenlik ve toplumsal uyum açısından kararların daha şeffaf ve tutarlı olması gerekir” ifadelerine yer verildi.
İfade özgürlüğü tartışması büyüyor
Uzmanlar, söz konusu kararın İngiltere’de ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına yol açtığını belirtiyor. Son yıllarda hükümet, aşırılık yanlısı söylemler ve toplumsal kutuplaşma riskine karşı daha sıkı önlemler alıyor.
Öte yandan bazı hukukçular, giriş yasağı kararlarının siyasi ve toplumsal baskılarla şekillenmemesi gerektiğini savunarak, bu tür adımların ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etkiler yaratabileceği görüşünü dile getiriyor.
Gomez cephesinden karara ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmazken, organizatörlerin etkinlik planlarında değişikliğe gidip gitmeyeceği belirsizliğini koruyor. İngiltere’de güvenlik birimlerinin, benzer etkinlikler öncesinde risk değerlendirmelerini artırdığı da gelen bilgiler arasında.