DÜNYA

İngiltere Başkonsolosu David Reed'in İstanbul Hikayesi

David Reed, İstanbul’a atanabilmek ve Türkçesini yeniden kullanabilmek için 15 yıl beklediğini belirtiyor...

Birleşik Krallık’ın İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa-Orta Asya Ticaret Komiseri David Reed MBE, Beyoğlu’ndaki tarihî İngiliz misyonunda görevine başladı.

13 Nisan 2026’da görevi Kenan Poleo’dan devralan Reed, yalnızca İstanbul Başkonsolosluğu görevini yürütmeyecek. İngiliz hükümetinin Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki ticaret faaliyetlerinden sorumlu komiseri olarak, nüfusu 380 milyonu aşan geniş bir coğrafyadaki ticaret ve yatırım politikalarını da yönetecek.

Reed, İstanbul’a atanmasının kendisi için mesleki olduğu kadar kişisel bir anlam taşıdığını belirterek, Türkçe öğrendiği yıllardan bu yana Türkiye’ye dönmek için yaklaşık 15 yıl beklediğini söyledi.

Türkçe yolculuğu Kıbrıs göreviyle başladı

1978’de Portsmouth’ta doğan Reed, Cambridge Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. Londra’da üç yıl ticaret hukuku alanında çalıştıktan sonra 2003’te İngiltere Dışişleri Bakanlığına katıldı.

Türkiye ve Türkçeyle ilk yakın teması, 2005’te Kıbrıs’ta başladığı diplomatik görev öncesinde kuruldu. Annan Planı sonrasındaki hassas dönemde adada görev yapan Reed, iki toplum arasındaki diyaloğun, ekonomik ilişkilerin ve karşılıklı güvenin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda yer aldı.

Kıbrıs görevi için Türkçe öğrenmeye başladığını anlatan Reed, Londra’daki dil eğitimi sırasında Türk kafelerinde zaman geçirerek konuşma pratiği yaptığını söyledi. Daha sonra İstanbul ve İzmir’de Türk ailelerin yanında altışar hafta yaşayarak dilini geliştirdi.

Reed, aradan geçen yılların ardından Türkçesini yeniden akıcı kullanabilmek amacıyla Türkiye’ye gelmeden önce yoğun bir hazırlık dönemi geçirdiğini belirtti.

Türk dizileri ve Nuri Bilge Ceylan filmleriyle hazırlandı

İngiliz diplomat, Türkçesini tazelemek için gazeteleri takip ettiğini, Türk televizyon dizileri ve filmleri izlediğini anlattı. Reed’in izlediğini söylediği yapımlar arasında “Zeytin Ağacı” ve “Kuş Uçuşu” dizileriyle yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri bulunuyor.

Özellikle diyalog ağırlıklı yapımların günlük konuşma dilini yeniden kavramasına yardımcı olduğunu belirten Reed, İstanbul’da görev yapma isteğini, “Türkçeyi yeniden kullanabilmek için 15 yıl bekledim” sözleriyle dile getirdi.

Reed’e göre diplomasi yalnızca resmî müzakerelerden değil, toplumların tarihini ve kültürünü anlamaktan, farklı görüşleri dinlemekten ve ortak bir zemin bulmaktan geçiyor.

Ticaret hacmi 28 milyar sterlini aştı

Reed, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki mal ve hizmet ticaretinin yılda 28 milyar sterlini aşarak tarihî açıdan güçlü bir seviyeye ulaştığını söyledi.

Bu rakamın yalnızca 2026’nın ilk üç ayında gerçekleşen ticareti değil, 2026’nın ilk çeyreği sonunda hesaplanan yıllık toplam ticaret hacmini ifade ettiği değerlendiriliyor. Reed’in açıklamasına göre iki ülke arasındaki ticaret son on yılda yaklaşık iki katına çıktı.

Brexit sonrasında Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, karşılıklı ticaretin temelini oluşturuyor. Taraflar, mevcut anlaşmanın hizmetler, dijital ticaret, yatırımlar ve kamu alımları gibi alanları da kapsayacak biçimde genişletilmesi üzerinde çalışıyor.

Reed, Türkiye’nin üretim, altyapı ve bölgesel erişim kapasitesiyle İngiltere’nin finans, mühendislik ve teknoloji birikiminin birbirini tamamladığını vurguladı. Türk müteahhitlik şirketleriyle İngiliz mühendislik kuruluşlarının üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesini iki ülkenin uzmanlıklarının “mükemmel evliliği” olarak nitelendirdi.

Turizmde 4,4 milyonluk İngiliz pazarı

Türkiye’yi ziyaret eden İngilizlerin sayısının yıllık yaklaşık 4,4 milyona ulaştığını belirten Reed, Birleşik Krallık’ın Almanya ve Rusya’nın ardından Türkiye’ye en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler arasında üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.

Antalya, Muğla ve İstanbul, İngiliz ziyaretçilerin en fazla tercih ettiği merkezler arasında yer alırken turizm hareketliliği iki ülke arasındaki havayolu bağlantılarının da büyümesini sağlıyor.

Reed, turizmi yalnızca ekonomik gelir olarak değil, toplumlar arasındaki bağları güçlendiren önemli bir diplomasi kanalı olarak gördüğünü ifade etti.

Eurofighter ve savunma işbirliği gündemde

Yeni dönemin stratejik başlıklarından birini savunma sanayisi oluşturuyor. Reed, Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik sürecini iki ülke arasındaki savunma ortaklığının önemli bir unsuru olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık’ın öncülük ettiği Eurofighter sürecinin ilerlemesi, Türkiye’nin hava gücünün modernizasyonunun yanı sıra savunma sanayisinde daha geniş çaplı teknolojik ve ticari ortaklıklara kapı açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

İki ülke arasında uçak tedarikinin dışında motor teknolojileri, insansız hava araçları, mühendislik, elektronik sistemler ve ortak üretim imkânları da değerlendiriliyor.

Ukrayna’dan iklim değişikliğine ortak gündem

Reed, Ankara ile Londra’nın Ukrayna’nın desteklenmesi, Körfez ve çevresindeki gerilimlerin azaltılması, NATO güvenliği ve bölgesel istikrar gibi konularda yakın çalıştığını söyledi.

Yapay zekâ ile iklim değişikliğini dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli dönüşüm alanları arasında gösteren Reed, yapay zekânın etkisini Sanayi Devrimi’yle karşılaştırdı. Teknolojinin sunduğu fırsatların yanı sıra güvenlik, istihdam ve etik alanlarda yeni riskler oluşturduğuna dikkat çekti.

Reed, Antalya’da yapılması planlanan COP31 iklim zirvesinin de Türkiye ile Birleşik Krallık arasında temiz enerji, yeşil finansman ve iklim teknolojileri alanındaki işbirliğini geliştirmek için önemli bir fırsat sunacağını belirtti.

Bölgesel ticaretin merkezi İstanbul olacak

David Reed’in çift görevli atanması, İstanbul’un İngiltere açısından yalnızca diplomatik değil, bölgesel bir ticaret merkezi olarak da konumlandırıldığını gösteriyor.

İngiliz hükümetinin açıklamasına göre Reed; Doğu Avrupa ve Orta Asya genelinde yatırımların teşvik edilmesi, İngiliz şirketlerinin yeni pazarlara açılması ve bölge ülkeleriyle ekonomik ortaklıkların güçlendirilmesinden sorumlu olacak.

Daha önce Fransa ve Polonya’da görev yapan, 2018-2022 yıllarında Kanada’da Yüksek Komiser Yardımcılığı görevini yürüten Reed, İstanbul’a atanmadan önce İngiltere Dışişleri Bakanlığında Yaptırımlar Direktörü olarak çalışıyordu.

Yeni Başkonsolosun önündeki dört yıllık dönemde Türkiye-İngiltere ilişkilerinin; yenilenecek ticaret anlaşması, savunma sanayisi projeleri, turizm, teknoloji, enerji ve üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar üzerinden daha da derinleşmesi bekleniyor.