İngiltere’nin Southampton kentinde geçen yıl meydana gelen olayda 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Henry Nowak, 23 yaşındaki Vickrum Digwa tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Mahkeme geçtiğimiz günlerde Digwa’yı ömür boyu hapis cezasına çarptırırken, en az 21 yıl cezaevinde kalmasına hükmetti.
Ancak dava, yalnızca cinayet nedeniyle değil, polis müdahalesine ilişkin ortaya çıkan görüntüler nedeniyle de ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti. Kamuoyuna yansıyan polis kamerası kayıtlarında, ağır yaralı haldeki Nowak’ın defalarca “Bıçaklandım” ve “Nefes alamıyorum” demesine rağmen kelepçelendiği görüldü. Hampshire Polisi olay nedeniyle aileden özür dilerken, bağımsız denetim makamı tarafından soruşturma başlatıldı.
JD Vance: “Bu Trajedi Göç Politikalarının Sonucu”
Tartışmayı uluslararası boyuta taşıyan çıkış ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’dan geldi.
Vance, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Henry Nowak’ın ölümünü Avrupa’daki göç politikalarıyla ilişkilendirerek, “kitlesel göçün” ve “Avrupalı elitlerin yanlış politikalarının” bu tür olayların önünü açtığını öne sürdü. Vance ayrıca olay karşısında duyulması gereken tepkinin “haklı öfke” olduğunu savundu.
Ancak açıklamalar İngiltere’de geniş çaplı tepki gördü. İngiliz hükümeti, saldırganın göçmen değil, İngiltere doğumlu bir İngiliz vatandaşı olduğuna dikkat çekerek cinayetin göç tartışmalarına malzeme edilmesini eleştirdi.
Londra’dan Sert Yanıt
Başbakanlık Sözcülüğü, Henry Nowak’ın ölümünün bazı çevreler tarafından siyasi amaçlarla kullanıldığını belirterek, “İnsanlar demokrasimize müdahale etmeye ve sokaklarımızda bölünme yaratmaya çalışıyor” açıklamasında bulundu. Ayrıca Nowak ailesinin de oğullarının ölümünün toplumsal kutuplaşma yaratacak biçimde kullanılmasını istemediği vurgulandı.
Başbakan Keir Starmer da yaptığı açıklamalarda toplumun birlik içinde kalması gerektiğini söyledi. Starmer, trajedinin belirli topluluklara karşı nefret üretmek amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
Dışişleri Bakanı David Lammy ise Vance’ın açıklamalarını “yanlış” olarak nitelendirerek, olayın kitlesel göçle ilişkilendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Starmer’dan Elon Musk’a Suçlama
Tartışmaların bir diğer odağında ise teknoloji milyarderi Elon Musk yer aldı.
Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımlarda polislerin Nowak’a yönelik muamelesini sert şekilde eleştirdi ve Hampshire Polisi hakkında özel dava açılmasına destek verebileceğini ima etti.
Başbakan Starmer ise Musk’ın açıklamalarının kamuoyundaki gerilimi artırdığını savunarak, ünlü iş insanını “İngiltere’de bölünmeyi körüklemeye çalışmakla” suçladı. Starmer, “Bu ülke böyle bir ülke değil. Böylesi trajediler karşısında sakin ve sağduyulu davranmalıyız” ifadelerini kullandı.
Southampton’da Protestolar ve Yeni Gözaltılar
Cinayet ve polis müdahalesine ilişkin görüntülerin yayımlanmasının ardından Southampton’da başlayan protestolar zaman zaman şiddet olaylarına dönüştü. Polis ekipleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşanırken taşlar, şişeler ve çeşitli cisimler atıldı. Çok sayıda polis memuru yaralandı.
Yetkililer son günlerde protestolarla bağlantılı olarak yeni gözaltılar yapıldığını ve çok sayıda kişi hakkında “şiddet içerikli kamu düzenini bozma” suçlamasıyla işlem başlatıldığını açıkladı. Son gelişmelerle birlikte olaylar nedeniyle suçlanan kişi sayısı 11’e yükseldi.
Soruşturma Sürüyor
Öte yandan Hampshire Polisi’nin olay günü sergilediği tutuma ilişkin bağımsız soruşturma devam ediyor. Basına yansıyan son bilgiler, polis yönetiminin dava sürerken internette yayılan yanlış bilgileri düzeltmek amacıyla açıklama yapmayı değerlendirdiğini, ancak savcılığın bunun yargı sürecini etkileyebileceği yönünde uyarıda bulunduğunu gösterdi.
Henry Nowak’ın ölümü, İngiltere’de polis uygulamaları, toplumsal kutuplaşma, göç politikaları ve sosyal medya üzerinden yürütülen siyasi kampanyalar konusunda geniş kapsamlı bir tartışmayı tetiklerken, Londra ile Washington arasında da yeni bir diplomatik gerilim başlığına dönüşmüş durumda.