EKONOMİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Karadeniz-Podișor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Töreni'ne katıldı:

- "Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasitesiyle Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi gerek Romanya gerekse AB açısından stratejik bir öneme sahip" - "Projenin tamamlanmasıyla Romanya'nın Karadeniz'de yer alan doğal gaz rezervlerinde yapacağı kapasite artırımıyla çıkaracağı ilave gazın, ülkenin iç kesimlerindeki bağlantı noktalarına ulaştırılması ve aynı zamanda Avrupa Birliği'nin ve Romanya'nın artan gaz ihtiyacının karşılanması sağlanacak"

CALARAŞİ BÖLGESİ (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasitesiyle Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'nin gerek Romanya gerekse AB açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu bildirdi.

Yılmaz, Romanya ziyareti kapsamında, Calaraşi Bölgesi'ndeki Dragalina'da Karadeniz-Podișor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Töreni'ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, bu tür projelerle Türkiye ve Romanya'nın sadece kendi geleceklerine yatırım yapmış olmadığını, Avrupa'nın enerji arz güvenliğine de büyük katkısı olduğunu belirterek, Kalyon inşaat firmasının yetkinliğini hem Türkiye'de hem küresel düzeyde ispatladığını, son derece önemli, sembol projelere imza attığını söyledi.

Türk inşaat sektörünün, yurt dışında tamamladıkları birçok prestijli projeyle uluslararası arenada iş dünyasının yükselen yıldızı haline geldiğini, yurt dışı ziyaretlerinde Türk müteahhitleri tarafından hayata geçirilen projeleri gördükçe bundan gurur duyduklarını ifade eden Yılmaz, Kalyon Holding'in projenin Avrupa Birliği ihale kanunlarına göre yapılmış şeffaf ve zorlu geçen ihalesini, en büyük firmaları geride bırakarak ve teknik olarak tam puan almak suretiyle kazandığını kaydetti.

Yılmaz, yapım bedeli yaklaşık 500 milyon avro olan doğal gaz boru hattının, Avrupa'nın halihazırda en büyük boru hattı projesi konumunda bulunduğunu aktararak, şunları söyledi:

"Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasitesiyle Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi gerek Romanya gerekse AB açısından stratejik bir öneme sahip. Projenin tamamlanmasıyla Romanya'nın Karadeniz'de yer alan doğal gaz rezervlerinde yapacağı kapasite artırımı ile çıkaracağı ilave gazın ülkenin iç kesimlerindeki bağlantı noktalarına ulaştırılması ve aynı zamanda Avrupa Birliği'nin ve Romanya'nın artan gaz ihtiyacının karşılanması sağlanacak. Çelik boru temininin de büyük oranda Türkiye'den sağlandığı proje kapsamında aynı zamanda yaklaşık 1200 kişi istihdam edilmiş olacak."

Romanya'nın, Avrupa'da ve Balkanlar'da Türkiye ile siyasi, ekonomik, askeri ilişkilerinin yanı sıra gönül bağlarının da en üst düzeyde olduğu ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, "Romanya'nın ülkemize coğrafi yakınlığı, mevcut ulaşım imkanları, Romanya'da faaliyet gösteren iş insanlarımız ve müteahhitlerimizin varlığı, iki ülke arasındaki ticaret ve işbirliği potansiyelini arttırmaktadır. Türk müteahhitlik firmaları Romanya'da halihazırda toplam 11 milyar dolar değerinde 211 proje üstlenmiş durumdadır. Bunların sayısının daha da artmasını temenni ediyoruz." diye konuştu.

Yılmaz, Romanya Başbakanı Marcel Ciolacu ve beraberindeki heyeti 21 Mayıs'ta Türkiye'ye beklediklerini bildirerek, karşılıklı ziyaretlerle siyasi ve ekonomik işbirliğinin çok daha iyi bir noktaya taşınacağına yürekten inandığını söyledi.

Türk müteahhitlik firmalarının alt ve üst yapı projeleri kapsamında özellikle kara yolu, tünel, köprü, ticaret merkezi ve konut alanlarında uluslararası tecrübelerini Romanya'yla paylaşmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Türkiye müteahhitlikte dünyada kendini ispatlamış bir ülke. Geçen yıl yine dünya ölçeğinde en büyük müteahhitlik firmaları sıralamasında 250 firma arasında 40 firmamız yer aldı. Bu rakamla da dünyada Çin'den sonra ikinci konumda Türkiye. Bu tecrübemizi özellikle dost ve komşumuz stratejik müttefikimiz Romanya'yla paylaşmaktan da büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu alanda Türk şirketleriyle yakın işbirliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz. Türk müteahhitleri her zaman kazan kazan ilişkisiyle hareket ediyorlar. Devlet olarak da biz böyle bakıyoruz. İki ülke ilişkisi kazan-kazan ilişkisi olmalı diyoruz. Buraya gelen firmalarımız buradaki ortaklarıyla birlikte Romen firmalarla birlikte çalışıyorlar, bir değer üretiyorlar."