banner646

banner974

banner814

Ali Haydar Yeşilyurt'la fotoğrafı konuştuk

Hürriyet Gazetesi'nden Deniz İnceoğlu'nun fotoğrafçı Ali Haydar Yeşilyurt ile yaptığı söyleşinin tam metnini yayınlıyoruz... HÜRRİYET-  Ali Haydar bey öncelikle ne zaman nerede doğdunuz? Nasıl bir ailede büyüdünüz? A.H.Y- ...

18 Aralık 2012, 22:26 Mustafa KÖKER
Ali Haydar Yeşilyurt'la fotoğrafı konuştuk
Hürriyet Gazetesi'nden Deniz İnceoğlu'nun fotoğrafçı Ali Haydar Yeşilyurt ile yaptığı söyleşinin tam metnini yayınlıyoruz...

HÜRRİYET-  Ali Haydar bey öncelikle ne zaman nerede doğdunuz? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

A.H.Y-  1977 yılında Ordu’da doğdum. 78 kuşağı bir ailede. 10 yaşımdayken abimin bana zorla TRT’deki pazar konserlerinde Beethoven dinletmesindeki ısrarcı tutumunu sadece sadizmine bağlasamda, 11 yaşımda yine onun sayesinde Jack London’u sevmeyi başardım. Zaten 16 yaşıma geldiğimde de Alexander Puşkin şiirlerini sular seller gibi ezberden okuyordum. 3 kardeşiz. Benden büyük bir ablam bir de abim var. Abim Amerika’da Newyork’da yaşıyor. Ablam Ordu’da.
 
HÜRRİYET-  Fotoğraf hayatınıza ne zaman ve nasıl girdi? Bununla ilgili bir anınız var mı?

A.H.Y- Fotoğraf hayatıma lise de okuduğum yıllarda girdi. Çok da iyi anlaşamadığım abim, hem yazar hemde gazete çalışanıydı. O dönem benim için çok ilginç olmayan bu adam, fotoğraf makinesini boynuna astığında bir idole dönüşebiliyordu. Önceleri onu asiste ettim. Askerden dönünceye kadar amatör olarak fotoğrafla ilgilendim. Askerden döndüğümde ise yaşadığım şehir olan Ordu’da halka acık bir stüdyo açtım. Ancak 1 yıl içinde potansiyellerimin farkına vardım ve bulunduğum şehre sığmaz oldum. Bir dönem güneyde tatil köylerinde fotoğraf işletmeciliği yaptım. Tüm bunlar olurken sanatsal çalışmalara dönük gayretlerimde devam ediyordu. Örneğin 22 yasındaydım Türk edebiyatcıları portreleri projeme başladığımda.
 

 
HÜRRİYET- İlk yıllarda hangi fotoğrafçıları beğeniyor, takip ediyordunuz? Şimdilerde kimi beğeniyorsunuz? Neden?

A.H.Y- Herkes gibi bende Ara Güler, Sabit Kalfagil, İbrahim Zaman, Ozan Sağdıç, İsa Çelik, Nadir Ede gibi isimleri severek fotoğrafa olan ilgimi çoğalttım. Bu isimlerin hala çok değerli fotoğraf tarihimizin büyük ustaları olduklarını düşünüyorum. Kendi gelişimimde bu ustaların yararını inkâr edemem. Olgunlaşma dönemine girdiğimm şu günlerde ise Henri Cartier-Bresson,  David Hurn,  Imogen Cunningham, Manual Alvarez Bravo, Arnold Newman, Helmut Newton, Mary Ellen Mark, Robert Capa, Diane Arbus gibi farklı anlatım gücü olan isimleri inceliyorum. Özellikle Helmut Newton  benim adamım diyebilirim zaten tarz olarakta kendime çok yakın buluyorum Newton’u. ancak burada bir husus var! Örneğin Witkin ya da  Mapplethorpe’un işlerini bırakın sevmeyi, incelemeye dahi katlanamıyorum. Ama bu onların ve eserlerini yok saymam anlamına gelmiyor. Hatta kütüphanemde herbirinin albümleride yer alıyor. Burada sunu sölemek istiyorum. Bir fotoğrafçıyı tarz olarak eserlerini sevmemeniz, o fotoğrafçının kötü olduğu anlamına gelmiyor. Saudek fotoğrafla hobi olarak tanışmış yoksul bir fabrika işcisiydi sadece. biçokları tarafından uçlarda gezen eserleri bugün fotoğraf tarihinin en önemli görselleri arasında. Öyle fotoğraf çekmek istemesemde bu gerçeği kabul etmek durumundayım.

Ali Haydar Yeşilyurt, ünlü fotoğrafçı Ara Güler ile

 
HÜRRİYET- İlk yıllarda ne tür fotoğraflar çekiyordunuz? Yaptığınız hatalar oluyor muydu?

A.H.Y- İlk yıllarda ve hala portre fotoğrafçılığı alanında çok fazla üretimde bulundum. Glamoure, nu, stillife, endüstrial çekimler, moda alanında işlerim oldu. Ancak 2007 yılında çekimlerini yaptığım, UNESCO tarafından 3 yıl üst üste dünyanın en kaliteli müziği ödülünü alan, 25 kişiden oluşan akademik müzik topluluğu Latvia Radio Choir’un ardından, tarafıma gönderilen bir övgü mektubunda, - Avrupa’da yasayan en iyi portre fotoğrafçılarından biri olduğumu söylemeleri,  beni, portre gibi fotoğrafın belkide en iddialı alanına dönük çalışmam konusunda provoke etti. Buradaki portre klasik anlamda salt yüz fotoğrafı değildir. Tümüyle insandır. Hataya gelince, hala hatalar yapıyorum. 1971 de kaybettiğimiz kuramcı yazar, Dr. Hikmet Ali Kıvılcımlı’nın çok sevdiğim bir sözü vardır. -yalnız ölüler hata yapmaz, çünkü onlar hareketsizdirler- der. Hareket ettiğim sürece hata yapmaya devam edicem. Gayretim bu hatalarımı minimize etme çabamdan ibaret.
 
HÜRRİYET-  Fotoğraflarınızda, onun size ait olduğunu anlatan özellik(ler) nedir?

A.H.Y- O fotoğrafı görme biçimimdir. Hani sürekli bakmak ve görmek ilişkisinden söz edilir ya, benim için konunun bu kadar sığlaştırıldığı bir başka başlık olamaz. Sorun bakmak ve görmenin ötesinde daha derin bir durumdur. Görmek herkesin kabiliyetinde mevcut bir durum. Sizi farklılaştıran ise görünenin, sizin nerden gördüğünüzdür. Felsefi anlamından söz etmiyorum, baya matematiksel olarak objenizle olan açı ilişkinizin altını çiziyorum. Yani kameranızı koyduğunuz nokta ve odak ilişkisi. Bu ilişki felsefi olarakta dünyaya baktığınız yeri, sizin duruşunuzu gösterir.
 
HÜRRİYET- Son yıllarda daha çok hangi konulara odaklanıyorsunuz?

A.H.Y- Doğu ve batı arasındaki denge, tarihsel varoluş biçimleri, üretim ilişkilerinin toplum üzerindeki yarattığı yaşayış kültürü ve bunun ortaya çıkardığı görsel belgeye dönüşecek anlatım yollarını inceliyorum.
 
 
HÜRRİYET- "Face of Europe" projesine ne zaman ve nasıl başladınız?

A.H.Y- 2005 yılında o zamanlar kız arkadaşım olan şimdi ise Adnan ve T.Hüseyin ismindeki iki oğlumun annesi eşim Sveta’nın yaşadığı şehre ziyarete gitmemle başladı.
 
 
HÜRRİYET-  İlk durağınız neresi oldu? Burada nasıl bir fotoğraf kurguladınız?

A.H.Y- Tabiki Riga. Bir kent çalışması ile başladı. Daha sonra Avrupa’nın yüzü foto-belgesel proje kapsamında ilk durak olarak Polonya Varşova’yı seçtim. Delikanlılık yıllarımdan beri bu şehre karşı bir duygusal yakınlık içindeydim. Belkide 2. dünya savaşında bu kentin tanık oldukları nedeniyledir bu duygusallığım. Gittiğimde tamda aradığımı buldum. Hiç bişey bulamamak aslında bulmak istediğim şeydi. Almanlar gelecek nesile bırakacak tek bir taş üstünde taş bırakmamışlar. Bu yıkımın ardında gelen yeni yapılanma ve üstüne çekilmiş bir kalem görüntüsündeki kent beklentimin özüydü.
 
 
HÜRRİYET-  Sergide hangi ülkelerden fotoğraflar var?

A.H.Y- Fransa, İtalya, Almanya, Belçika, İsveç, Letonya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, Polonya gibi ülkeleri sanatseverler bulabilirler
 
HÜRRİYET- Neden 24 ülkeden farklı insan fotoğraflarını birarada göstermek istediniz, vermek istediğiniz mesaj neydi?

A.H.Y- Öncelikli nedeni su. Bu çalışmanın bırakın Türkiye de dünyada çok fazla örneği yok. Yıllar önce Henri Cartier-Bresson tarafından yapılan Avrupalılar albümü bu alanda yapılmış en kapsamlı ve bilindik çalışma. Simdi bir Türk olarak, üstadın ardından aynı konu üzerinde yol almaya çalışıyorum. Tabiki farklılıklarımız var. Breson’un çalıştığı dönemi düşünülecek olursak, onun fotoğraflarında daha feodal bir atmosfer var. Bende ise daha acımasız bir yaşamın kent insanları olduğunu düşünüyorum. Elbette çalışmanın konusuna ilişkin bir üst başlığı  var. Tüketim toplumunun insanlar üzerindeki ekonomik, sosyal, moral deformasyonlarını konu alıyorum. Göstermek istediğime ise tarih ve sanat elestirmenleri karar versin. Ben sana şunu demek istedim demem, sende o duyguyu yaratamadıktan sonra bir anlam ifade etmez.
 
HÜRRİYET- Bu ülkelerde fotoğraf çekimleri sırasında unutamadığınız anılar oldu mu? Bunlardan örnekler verebilir misiniz?

A.H.Y- Bu soru çok soruluyor, ama gerçekten cevap bulmakta zorlanıyorum. İsveç te öpüşen iki eşcinselin fotoğrafını çektiğimi düşünüyordum ki daha sonra onların sokakta yaşayan karı koca bir çift olduğunu anladım. Prag’da ise bir bayan tarafından kocasının yanında cinsel tacize uğradım. Hatırladım en büyük travma da buydu sanırım.
 
HÜRRİYET- Peki genelde bu ülkelerdeki seyahatleriniz dışında unutamayacağınız şeylerle karşılaştınız mı?

A.H.Y- Avrupa ülkeleri dışında, ticari çekimler için götürüldüğüm Hindistan’da gördüğüm her şey benim için olağanüstü ilginçti. Bir zaman makinesinde gibiydim.
 
HÜRRİYET-  Bu 24 ülkedeki fotoğraflarda doğaçlama mı, kurgu mu çalıştınız?

A.H.Y- Bunlar snapshot lardan oluşan fotoğraflar. Tabi içlerinde ufak kurguları barındırıyor. Zaten yapılan görsel belgeleme işini sanata çeviren de fotoğrafçının aradaki bu kurgu kabiliyetinden doğuyor.
 
HÜRRİYET-  Çekimlerde ters tepkiler aldığınız oldu mu?

A.H.Y- Çok küçük istisnalar dışında Hayır olmuyor. Çünkü kimsenin fotoğrafını gizlenerek çekmiyorum. Onlar beni fark etmese bile daha sonra gidip çekim yaptığımı söyleyip, bunun onların hayatını olumsuz etkileyip etkilemiyceni soruyor, izinleri dahilinde fotoğrafı muhafaza yada imha ediyorum. Ancak itiraf etmeliyimki, bizim ülkemizde bir insanın fotoğrafını çekmek bir Avrupalıyı çekmek kadar zor değil. Bu yönüyle çok fazla enerji alıyor
 
HÜRRİYET- Figürlerinizi seçerken nelere dikkat ettiniz?

A.H.Y- İnsana! ve onun eşya ile olan kontrastına
 
HÜRRİYET-  Sadece fotoğraflarınızı düşünerek cevap verirseniz bu ülkeler arasında ne tür farklar görüyorsunuz?

A.H.Y- Almanya ile Hollanda örneğin sınır. 20 Dakika mesafede. Ancak espiri anlayışından, durum reaksionlarına kadar sanki ayrı kıta insanları gibi farklılıklar barındırıyorlar. Üretim ilişkilerinden, cağrafya kadar, tarihde kültürü belirleyen bir unsur.


HÜRRİYET-  Bundan sonraki projeniz nedir?

A.H.Y- 5 yıldır devam ettiğim ‘Face of Europe’ projem sadece yarılandı. Olgunlaşma evresine giren projenin bu ilk sergisi gelecek reaksionlara göre kendini gözden geçirecek. Şimdiye kadar 12-13 ülke 20 civarı Avrupa şehri fotoğraflandı. Önümüzdeki 5 yılda kalan 11 ülkeyi fotoğraflıyarak tamamlanacak. Projeyi bir albümde toplamayı istiyorum. Eş zamanlı diğer projelerimde devam edıyor tabiiki.


Ropörtaj Fotoğrafı: Orhan Oğuz

Yorumlar (0)
banner872
banner673
25
az bulutlu
banner984
banner978
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner892
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928