İngiltere'nin başkenti Londra'da 1984 yılında işlenen ve ülkenin en uzun süre çözülemeyen cinayet dosyalarından biri haline gelen Anthony Littler cinayeti, yıllar süren titiz soruşturmanın ardından nihayet aydınlatıldı.
45 yaşındaki devlet memuru Anthony Littler, 1 Mayıs 1984 gecesi Kuzey Londra'daki East Finchley Metro İstasyonu'ndan evine yürürken dar bir sokakta vahşice saldırıya uğradı. Ağır şekilde dövülen Littler, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise saldırının ardından kurbanın cüzdanı, saati ve diğer eşyalarının yerinde bulunmasıydı. Bu durum soruşturmayı daha da karmaşık hale getirirken, polis olay yerinde ne DNA örneği ne de saldırganları belirleyebilecek herhangi bir tanık bulabildi.
1985 yılında aktif soruşturma sonlandırıldı ve dosya yıllarca rafa kaldırıldı.
Kardeşlerinin vicdanı konuştu
Dosyanın kaderini değiştiren gelişme ise yaklaşık 30 yıl sonra yaşandı.
2013 yılında Stewart kardeşlerin en küçüğü Daniel Stewart polise giderek ağabeylerinin yıllardır bu cinayetten söz ettiklerini anlattı.
Daniel Stewart'ın ifadesine göre Michael ve Anthony Stewart, eşcinsel olduğunu düşündükleri erkekleri hedef alıyor, onlara saldırıyor ve zaman zaman gasp ediyordu.
Anthony Littler'ın da bu nedenle seçildiği, planlanan soygunun kontrolden çıkması sonucu hayatını kaybettiği öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında diğer aile bireyleri de önemli ifadeler verdi. Bazıları Michael Stewart'ın yıllar önce kendilerini olay yerine götürdüğünü ve cinayeti ayrıntılarıyla anlattığını söyledi.
Gizli polis aylarca arkadaşlık yaptı
Soruşturmanın en sıra dışı bölümü ise bundan sonra başladı.
İngiliz polisi, delillerin yetersiz olması nedeniyle klasik soruşturma yöntemlerinin sonuç vermeyeceğini değerlendirerek gizli operasyon başlattı.
Özel eğitimli bir gizli polis memuru sahte kimlikle Michael Stewart'ın çevresine girdi.
Aylar boyunca onunla arkadaşlık kuran polis memuru, güven kazandıktan sonra Stewart'ın geçmişte işlediği suçları anlatmasını sağladı.
Mahkemede dinletilen gizli kayıtlar, davanın en kritik delilleri arasında yer aldı.
Stewart, konuşmalar sırasında Anthony Littler'a saldırıyı ayrıntılarıyla anlatırken olay gecesinde kullanılan şiddeti ve kardeşiyle birlikte hareket ettiklerini de itiraf etti. Savcılık, bu konuşmaların yalnızca cinayetin ayrıntılarını değil, daha önce kamuoyuna açıklanmamış bazı olay yeri bilgilerini de içerdiğini belirtti.
Nefret saiki de gündeme geldi
Savcılık, saldırının yalnızca başarısız bir gasp girişimi olmadığını, aynı zamanda mağdurun cinsel yönelimine ilişkin önyargılar nedeniyle seçilmiş olabileceğini mahkemeye anlattı.
Her ne kadar Anthony Littler'ın eşcinsel olduğuna ilişkin kesin bir kanıt bulunmasa da saldırganların onu bu şekilde değerlendirdiği ve bu nedenle hedef aldığı ifade edildi.
Mahkeme, saldırının son derece acımasız olduğunu ve mağdurun hiçbir savunma şansı bulamadığını belirtti.
Jüri suçlu buldu, müebbet hapis cezası verildi
Haftalar süren yargılama sonunda jüri, Michael Stewart ile Anthony Stewart kardeşleri cinayetten suçlu buldu.
Mahkeme iki sanığı da ömür boyu hapis cezasına çarptırırken, belirli bir asgari infaz süresini tamamlamadan şartlı tahliye başvurusu yapamayacaklarına hükmetti.
Hakim kararında, "Anthony Littler sıradan bir akşam evine dönüyordu. Hayatı sebepsiz yere elinden alındı. Adalet çok geç geldi ancak sonunda yerini buldu." ifadelerini kullandı.
Soğuk dosyalarda yeni dönemin simgesi oldu
Uzmanlar, davanın İngiltere'de "cold case" (soğuk dosya) soruşturmalarının en dikkat çekici örneklerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini belirtiyor.
Soruşturma, yalnızca aile üyelerinin yıllar sonra verdiği ifadelerin değil, uzun soluklu gizli polis operasyonlarının da onlarca yıl önce işlenmiş cinayetlerin çözülmesinde ne kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.
Polis yetkilileri ise Anthony Littler'ın yakınlarına hitaben yaptıkları açıklamada, "42 yıl boyunca bekledikleri adalet sonunda sağlandı. Bu karar, zamanın geçmesinin cinayet soruşturmalarının sona ereceği anlamına gelmediğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.