İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, uluslararası alanda yetenekli işçileri ve yatırımcıları Birleşik Krallık’a çekmek amacıyla vize sistemine yeni düzenlemeler getirmeyi planladığını duyurdu. Bu adımlar, ülkenin küresel ölçekte rekabet gücünü artırma hedefiyle, özellikle teknoloji, yapay zeka, bilim ve temiz enerji gibi stratejik sektörlerde uzman çalışanlara daha cazip fırsatlar sunmayı amaçlıyor.
Hedef: “Trailblazer” Yetenek ve Yatırımlar
Reeves’in planının merkezinde, ülkeye yüksek becerili çalışanlar ve küresel şirketlerin kritik personelini getirmek var. Maliye Bakanı, bu kapsamda bazı vize ücretlerini belirli şirketler için geri ödeme şeklinde iade etmeyi ve sponsor olma süreçlerini hızlandırmayı öngören bir paket üzerinde çalışıyor. Bu düzenlemelerin özellikle küresel arenada “yenilikçi ve önder” firmaları hedeflemesi bekleniyor.
Bakan Reeves bu planları, 2026 Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında Davos’ta açıklayarak, İngiltere’yi istikrar, yatırım ve yetenek odaklı bir ekonomi merkezi olarak tanıtmayı amaçlıyor. Reeves, ülkedeki bu yeni yaklaşımın ekonomik büyümeyi hızlandıracağını, uluslararası firmalar ve yatırımcılar için cazip bir ortam yaratacağını belirtti.
Yeni Düzenleme İle Neler Değişebilir?
Yeni plan dahilinde değerlendirilmekte olan birkaç kilit unsur şöyle:
Vize ücretleri geri ödemeleri: Seçilen küresel şirketlere, yüksek vasıflı çalışanlarını getirmeleri için ödedikleri vize ücretlerinin bir kısmı devlet tarafından iade edilebilir.
Vize süreçlerinde hızlandırma: Sponsor belgesi alma ve yabancı personeli işe getirme süreçleri kısaltılarak, İngiltere’ye giriş daha “akıcı” hale getirilecek.
Yetenek ve yatırım odağı: Yapay zeka, temiz enerji, biyoteknoloji ve diğer stratejik sektörlerde uluslararası uzmanlara özel erişim kolaylıkları planlanıyor.
Bu adımlar, önceki dönemlerde vize sisteminin karmaşık ve maliyetli olarak eleştirilmesi üzerine yapılacak bir dizi “tatlılaştırıcı” düzenlemenin parçası olarak görülüyor.
Arka Planda: Küresel Rekabet ve ABD
Reeves’in açıklamaları, aynı zamanda Birleşik Krallık’ı ABD gibi rakip pazarlarla daha avantajlı bir pozisyona yerleştirme stratejisinin de bir parçası olarak yorumlanıyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri son dönemde H-1B gibi vasıflı işçi programlarında ücretleri ve koşulları zorlaştırırken, İngiltere’nin bu alanda daha çekici bir alternatif sunma niyeti dikkat çekiyor.
Yeni Planda Sıkı Göç Politikası da Var
Bununla birlikte İngiltere’de göç ve vize politikalarının sadece “kolaylaştırma” yönünde ilerlemediği de bir gerçek. Geçtiğimiz aylarda açıklanan planlarda, bazı vasıflı işçi vizeleri için İngilizce dil seviyesinin yükseltilmesi, bazı iş kolları için daha yüksek maaş ve beceri barajlarının getirilmesi gibi daha sıkı kriterler de gündeme geldi. Bu çerçevede hükümet, göçü kontrol altında tutma ve potansiyel düşük vasıflı göçü sınırlama hedeflerini de sürdürüyor.
Neden Bu Hamle Yapılıyor?
Bu vizyonun arkasındaki temel gerekçeler şöyle özetlenebilir:
Ekonomik büyüme: Yüksek nitelikli iş gücü, inovasyon ve yatırım getirerek uzun vadeli büyümeyi destekler.
Küresel rekabet: ABD, Avrupa ve Asya’daki rakipler özellikle teknoloji iş gücünü çekmek için cazibe paketleri sunarken, İngiltere de bu yarışta geride kalmak istemiyor.
İstihdam ve üretkenlik: Nitelikli yabancı çalışanlar, İngiltere’de üretkenliği artırabilir ve kritik sektörlerde eksiklikleri kapatabilir.
İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves’in planladığı vize reformları, ülkeyi uluslararası yetenekler ve yatırımcılar için cazip bir merkez haline getirme çabalarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Hem vize ücret iadesi gibi doğrudan teşvikler hem de süreç hızlandırma gibi kolaylaştırıcı adımlar, küresel yetenek savaşında İngiltere’nin elini güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak bu hamleler, eşzamanlı olarak yürütülen göç kontrolü stratejisiyle dengeleniyor.