DÜNYA

Erdoğan ile Burnham arasında ilk temas: Savunma ve ticarette yeni dönem mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık’ın yeni Başbakanı Andy Burnham ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde savunma sanayii, güvenlik, ticaret ve yatırımları ele aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham arasında ilk üst düzey temas gerçekleşti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre telefon görüşmesinde Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerinin yanı sıra güncel bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni görevi dolayısıyla Burnham’ı tebrik ederek, iki ülke arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inandığını ifade etti.

İletişim Başkanlığının açıklamasında, bölgesel ve küresel gelişmelerin hangilerinin ayrıntılı biçimde ele alındığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. Görüşmeye dair ilk resmi açıklama Türk tarafından yapıldı.

Savunma ortaklığı yeni mekanizmalarla genişliyor

Görüşmenin öne çıkan başlıklarından birini güvenlik ve savunma alanındaki iş birliği oluşturdu.

Erdoğan, Türkiye ile Birleşik Krallık’ın özellikle savunma sanayiinde önemli aşamalar kaydettiğini belirterek, son dönemde imzalanan Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi’nin ilişkilerin geleceği bakımından taşıdığı öneme dikkat çekti.

İki ülkenin 8 Temmuz 2026’da Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında imzaladığı Güvenlik ve Savunma Ortaklığı; askerî iş birliği ve savunma sanayiinin yanı sıra siber güvenlik, hibrit tehditler, terörle mücadele, uzay, sivil hazırlık ve dayanıklılık alanlarını da kapsıyor. Belge, bu konulardaki siyasi ve askerî istişarelerin yeni mekanizmalar aracılığıyla kurumsallaştırılmasını öngörüyor.

Savunma ilişkilerinde son dönemin en büyük adımlarından biri de Türkiye’nin 20 Eurofighter Typhoon savaş uçağı almasına yönelik, değeri 8 milyar sterline kadar çıkabilen anlaşma olmuştu. Mart 2026’da imzalanan destek paketiyle İngiltere’nin Türk Hava Kuvvetleri pilotları ve yer personeline eğitim vermesi de kararlaştırılmıştı.

Stratejik ortaklık güvenlikten teknolojiye uzanıyor

Türkiye ve Birleşik Krallık arasında 23 Nisan 2026’da imzalanan Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi ise ilişkilerin yalnızca savunma alanıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.

Belge; NATO içindeki eş güdümün artırılması, terörizm ve organize suçlarla mücadele, enerji güvenliği, iklim değişikliği, insani kalkınma, bilim, teknoloji ve inovasyon gibi geniş bir iş birliği gündemini kapsıyor.

İki ülke, belgeyle aynı zamanda bölgesel krizler ve küresel güvenlik sorunları karşısında daha yakın diyalog kurulmasını hedefliyor.

Ticaret gündeminde yeni anlaşma var

Erdoğan-Burnham görüşmesinde ekonomik ilişkiler ve karşılıklı yatırımlar da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, belirlenen ticaret ve yatırım hedeflerine ulaşılması için ortak çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki mevcut ticaret düzenlemesini hizmetler, dijital ticaret ve yatırımlar gibi yeni alanları kapsayacak şekilde genişletmeyi amaçlayan güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri Mart 2024’ten bu yana devam ediyor. Birleşik Krallık Avam Kamarası Kütüphanesinin Temmuz 2026 tarihli raporunda da Türkiye ile yürütülen görüşmelerin henüz sonuçlanmadığı belirtildi.

Türkiye’nin 2025 yılında Birleşik Krallık’a mal ihracatı yaklaşık 16,7 milyar dolara, bu ülkeden ithalatı ise 7,26 milyar dolara ulaştı. Hizmet ticareti de hesaba katıldığında toplam ekonomik hacmin 30 milyar doların üzerine çıktığı tahmin ediliyor.

Yeni anlaşmayla mevcut mal ticaretinin ötesine geçilerek finansal ve profesyonel hizmetler, dijital ekonomi, yatırım, fikrî mülkiyet ve sürdürülebilirlik alanlarında daha kapsamlı kurallar oluşturulması amaçlanıyor.

Yeni hükümetle diyaloğun sürdürülmesi bekleniyor

Erdoğan ile Burnham arasındaki ilk görüşme, Ankara ile Londra’nın yeni İngiliz hükümeti döneminde de mevcut stratejik iş birliğini sürdürme iradesinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

İki ülkenin NATO üyeliği, savunma sanayiindeki büyük ölçekli projeler, büyüyen ticaret hacmi ve Avrupa ile Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerini önümüzdeki dönemde de her iki başkentin dış politika gündeminde tutacak başlıca unsurlar arasında yer alıyor.