Pop müziğimizin son dönemdeki başarılı kadın vokallerinden Ziynet Sali, uzun yıllardır kurduğu hayali 8 Eylül'de gerçeğe dönüştürecek.

Bir Akdeniz Rüyası isimli konserde sanatçıya klarnet üstadı Vasilis Saleas ve Yunan sanatçı Angela Dimitriu eşlik edecek. Konser vesilesi ile bir araya geldiğimiz Sali ile müziğini ve hakkında merak edilenleri konuştuk.

  
Bir Akdeniz Rüyası düşüncesi nasıl ortaya çıktı? Hangi düşüncelerle bu konseri yapmaya karar verdiniz?

Bu benim rüyamdı. Her sahne sanatçısı, şarkı söyleyen her  insan kendini büyük yapımlarda görmek ister. Ben orada müzikal bir yolculuk yapmak istiyorum. Bugüne kadarki müzik yolculuğumu bir de dinleyicilerimle yapmak istiyorum. Herkesi rüyama davet ediyorum. Son günlerde ülke olarak moralimiz çok bozuldu. Halbuki ülkemiz cennet. Ama maalesef bir hüzün ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Morallerimiz düşük ama ben bir coşku olsun istiyorum. 8 Eylül'de Maçka Küçükçiftlik Park'ta müziğin gücünü orda göstermek istiyorum.

Dünya'nın en büyük klarnet ustası virtüoz müzisyen Vasilis Saleas ve Yunan müziğinin en önemli temsilcilerinden Angela Dimitriu da size eşlik edecek. Bu isimlere nasıl karar verdiniz?


Sahnede rengi çok seviyorum. Hepimizin bir rüyası var. Hayat dediğimiz şeyin bir rüya olduğuna da inanıyorum. Vasilis Saleas hem benim için hem de dünya için çok önemli bir müzisyen. Sezen Aksu'nun İstanbul İstanbul Olalı şarkısını Yunanca okuduğumda bana klarnetiyle eşlik etmişti. Bu büyük hayalimi rüyamı gerçekleştirirken onun olması kaçınılmazdı.

Peki Angela Dimitriu? Onunla birlikte Kıbrıs'ta vereceğiniz konser Rum lobisinin baskısı sonucu iptal edilmişti…


Evet maalesef bu gerçekleşemedi. Uzay çağında yaşıyoruz ama bu çağda bile kulisler ve lobiler oluşturulup bir sanatçının gözü korkutulabiliyor. Bir davete katılmak isteyen sanatçı bile gelemeyebiliyor. Biz de madem orada buluşamadık İstanbul'a davet edelim dedik. O da bizi hiç kırmadı. Çok büyük bir sanatçı o da.

Aynı lobi İstanbul için de çalışmadı mı?


Yok öyle bir şey olmadı. Söz konusu Kıbrıs olunca böyle enteresan bir durum oluyor. Müziği siyasete karıştırmayı çok sevmiyorum ama maalesef karıştırıp kullananlar oluyor. Ben sevgi ve barıştan yanayım. Müziği de bunun için yapıyorum. Konserin olacağı hafta Dünya Barış haftası ve biz bunu bilmeden bu tarihe karar verdik. Güzel bir tesadüf oldu. Her şey kendi ikliminde gelişti. Bu bile bir mesaj yani.

Kıbrıslı bir sanatçı olarak bu sorunun düzeleceğine inanıyor musunuz?


Doğduk, büyüdük yaşlanıyoruz bu sorun çözülmedi. Bu konu büyük bir yara. Dilerim ki bu sorun çözülsün. Böyle bir çağda bunların devam etmesi utanç verici. Aslında dünya geçici. Çözülemeyecek hiçbir sıkıntı yok.

Siyasete girmeyi sevmiyorum dediniz. Apolitik biri misiniz?


Desem yalan olmaz. Politikayı dışarıdan izlerim. Elbette gündemi takip ediyorum. Daha çok gözlem yapıyorum. Ama dünyanın mevcut hali beni çok üzüyor. Keşke sihirli bir değneğim olsa ve dünyaya dokunsam ve hep barış olsa. Herkes mutlu yaşasın, fakirlik ve işsizlik olmasın. Böyle bir dünya rüyam var.

Siz albümü olmadan popüler olmayı başarmış nadir isimlerdensiniz. Albümden önce de sonra da hep bir sahne sanatçısı olarak bilindiniz. Sahne sizin için ne anlam ifade ediyor?


Ben sahnede olmayı çok seviyorum. Orası için doğduğumu düşünüyorum. Ziynet Sali denince akla hep bir sahne sanatçısı Bu beni çok mutlu ediyor. Ben albümle çıkmadım yola. Sahnelerdeydim. Repertuarım, sahne enerjim çok sevildi. Bu benim o kadar doyurucu idi ki uzun bir süre albüm bile yapmayı düşünmedim. Ama insanın kendi şarkılarının ve albümünün olması başka bir boyut. Sahnede ibadet ettiğimi düşünüyorum. En hasta halimde bile sahneye çıksam orada iyileşiyorum. Orada şarkılar söylerken hayallerim öğrenme isteğim büyüyor.

Siz sahne repertuvarınızda hep Rumca şarkılara da yer veriyordunuz. Ama son albümde böyle şarkıları göremiyoruz.  Bunun özel bir sebebi var mı?


Bu butik bir projeydi. Bunu devam ettirmem için yurtdışına gitmem gerekiyordu. Yunanistan'da yaşamam gerekiyordu. Çünkü bu müziğin en üst seviyesi orada. Sonuçta ben ekmeğimi buradan kazanıyorum. Buradaki dinleyici için bir şeyler söylemem gerekiyor. Ayrıca ben Yunanca şarkıları Türkçeleştirip söylemiştim. Hayalim Türkçe şarkıları Yunanca söylemekti. Sezen Aksu'nun İstanbul şarkısını söyledim ve Yunanistan'da yayınlandı.

Konservatuarda klasik Türk müziği eğitimi aldınız. Ama pop müzik yapıyorsunuz. Sanat müziği ile başlamayı hiç düşünmediniz mi?

Hayır düşünmedim. Sanat müziği benim için çok özeldir. Sahnemde de her zaman var. Bilmiyorum belki de ruhum henüz buna hazır değil. Bunu çok isterim. Kesinlikle ilerde tamamen sanat müziğinden oluşan bir albüm dinleyeceksiniz. Ala bir şey olacak.

Yıllardır sahnelerdesiniz ama son beş yıldır popülersiniz. Şöhretin geç geldiğini düşünüyor musunuz?


Geç olduğunu düşünmüyorum. Her şeyin bir zamanı var. Ben hep şu anı iyi değerlendirip sonrasında ne yapabilirimi düşündüm. Bu işi kendi yeteneğimle ve imkânlarımla ne derece yukarıya taşıyabilirimin peşindeyim. Tabii bazen şansta önemli. Ama şu an daha bilinçli ve daha farkında hareket ediyorum.
    
Popülerlik hayatınızda neler değiştirdi?


Aldığım alkışları hak edebilmek için daha çok çalışıyorum. İnsanın hayalleri büyüyor. Bu konser benim hayalimdi ama bunu sadece hayal ederek yapamıyorsun. Böylesine büyük prodüksiyonlar için daha çok çalışmak gerekiyor. Çok büyük sponsorlar yok. Kendi imkânlarımla bunları yapıyorum.

Siz bunu yapıyorsunuz ama Türkiye'de sanatçıların gerçekten müziğe yatırım yaptığını düşünüyor musunuz?

Mantalite ve bakış açısıyla ilgili bir şey bu. Ben öyle değilim. Bu hayalimi gerçekleştirebilmek için belki de bir villa parası yatırıyorum bu konsere. Bu benim bakış açım. Temalar ve prodüksiyonlar sponsorları heyecanlandırmalı. Bu ülkede güzel işler yapılabileceğini onlara göstermemiz gerek. Aslında bu bizim programlarımız.


Yalnız biri olarak lanse edilmem hoş değil

Kadın yorumcular genelde müziği ile değil de kavgaları ile gündeme geliyor. Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz?

Bakmıyorum. (Gülüyor) Sonuçta hepimiz insanız. Düşünmeden tamamen duygusal olarak içinden geldiği gibi bir şey söyleyebilirsin. Bunlar anlık meseleler. Ben şöhret ve sansasyon için değil sadece müzik yapmak için yaşıyorum. Olayı tamamen bunlara bağlamak hiç benlik bir şey değil. Kavgadan ve münakaşadan yana değilim. Bir meslek böyle ilerlemez. Magazin benim için müziğimi yayabilmek için bir araç.
 
Neredeyse tüm röportajlarınızda size âşık olup olmadığınız, evlenmeyi düşünüp düşünmediğiniz soruluyor. Bunlardan artık gına geldi mi?
Çok mu yalnız görünüyorum acaba? Çok neşeliyim mutluyum hayatımdan. İşime çok konsantreyim. Tabii ki evlenmeye yuva kurmaya çok saygım var. Bu yalnızım birini arıyorum şeklinde lanse edilmem beni de rahatsız etmiyor değil. Bunlar benim ağzımdan çıkan şeyler değil. Allah herkese hayırlısını versin. Zorlamakla olacak şeyler değil. Bu biraz da ruh ikizim şarkısıyla ilgili yapılan sohbetlerle ilgili. Biraz algı yanlışı oldu sanırım.
 

Lopez'e sadece benziyorum, taklit etmiyorum

 
Jennifer Lopez'e benzetilmeniz ve adınızın önüne sürekli bu ismin gelmesinden rahatsız mısınız?


Ona benzemek için bir şey yapmıyorum. Yaram olsa gocunurum. Ama beni rahatsız eden şu: Önyargı ile taklit ve özenti durumuna düşürülmek tabii ki insanın canını sıkıyor. Ben birini taklit ederek bir yere varılamayacağı bilincinde olan bir insanım. Tipim ona benziyorsa ben ne yapabilirim? Tenimin rengi, gözlerim böyle. Belki çok benzemiyoruz ama imaj resimlerinde o algı oluştu.

Ama siz bu benzerlik üzerinden yürümek istemiyorsunuz…


İstemiyorum. Yürümediğim halde bu kadar önyargı varken bir de onun üzerinde yürürsem özenti ve taklit olur. Ben benim. Ne yapabilirim? Bu algıyı değiştirmem için saçımı pembe, yapmam saçımı dazlak yapmam yakışmayanı giymem gerek. Ama benim fiziğim böyle.

Zaman zaman dış görünüşünüzün müziğinizin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?

Ben çok fazla magazin izlemiyorum. Biz şov işindeyiz ister istemez böyle değerlendirmeler oluyor. Ama ben manken değilim vücudumu sergilemiyorum. Ama tabiî ki bir görsellik var işimizde. Fazla abartılı olmadığı sürece olması gerekir. Herkesin bir sınırı var. Ama böyle bir algı varsa ben buna engelleyecek virajlarım da var benim. Böyle bir algının olmasını istemem.

Hayatı geldiği gibi yaşıyorum

Müzik dışında neler yapıyorsunuz?

Çok şey yapıyorum desem yalan olur. Tamamen müziğe odaklıyım. Ama bunun dışında kendi kişisel gelişimimle ilgili kitaplar okuyorum. Dua etmeyi çok severim. Eyüpsultan'a çok gelirim. Cami gezmeyi severim. Ama bunlar benim mahremiyetim, çok fazla dillendirmeyi sevmiyorum. Büyük bir sosyal sorumluluk projesinde öncü olmak isterim. Şu anda fan kulübüm “Bir kitap bir gelecek kampanyası” yapıyor. Kitap toplayıp okullara gönderiyoruz.

Bu konser için “benim rüyamdı” diyorsunuz. Başka hayalleriniz ve rüyalarınız var mı?

Anı yaşamayı seviyorum. Yarın ölecekmiş gibi. Güzel rüyalarımdan birini 8 Eylül'de gerçekleştireceğim. Daha birçok rüyam var. Ben rüyalarımın peşinden koşuyorum. Yurtdışı için çeşitli projelerim var.

Dışarıdan çok neşeli biri olarak görünüyorsunuz. Gerçekten böyle misiniz?

Hep derler ya gülenden kork. Her duyguyu hakkını vererek yaşarım. Beni bir gün neşeli bir gün depresyonda görebilirsiniz. Hayatı bana geldiği gibi yaşamayı seviyorum.

Sizi en çok ne üzer?


Riyakarlık ve yalan.

Ne sevindirir?


Küçük bir kedinin miyav demesi bile beni sevindirir.