İnanılmaz bir içten çürümeyle muhatabız. Ahtapotun kolları, neredeyse tüm bedenimizi sarmış.

İçişleri Bakanı, her sabah bir düzine operasyonun bilgisi paylaşıyor. Kazımakla bitmiyor ki!..

Tablonun özetinin özetini sunalım; fazlasına sütun yetmez.

Akran zorbalıkları… Sokak çetesi haline gelmenin ilk adımı

Sokak çeteleri… Üç-beş zibidinin kafa çattığı çıkıntılık halleri…

Şehir eşkıyaları… Mafyaya evirilmenin son basamağı…

Mafya bozuntuları… Kendisini devletten üstün gören ve yüz buldukça özgüveni zıplayan büyük namussuzlar

Sokak torbacıları… İri balıkların kullanışlı ayak takımı…

Uyuşturucu baronları… Kravatına, takım elbisesine ve taşıdığı ‘iş insanı’ kimliğine baktığımızda ‘adam’ sandığımız şerefsizler güruhu…

ÇALIP ÇIRPMA BELEDİYECİLİĞİ

Belediyeciliği çalma çırpma endüstrisi haline getiren siyasî ahlâksızlık… İstanbul, Avcılar, Beşiktaş, Beylikdüzü, Şile, Sarıyer, İzmir, Buca, Antalya, Manavgat, Adana, Seyhan, Adıyaman… Say say bitmiyor

Adamlar ‘Sistem’ adını verdikleri, adeta belediye içinde soygun şirketi kurmuş.

Çalgıcı, çengi, manken, sosyal medya çıkıntısı (fenomen diyorlar), TV sunucusu ve bilmem ne ‘sıfatlı’ sevgililerin, ‘sanatsal kadrolarla’ belediye tırtıkçısı yapılması…

Özel jetlerle Londralara taşınan, milyonlarca Türk’ün cebinden çalınmış paralar…

Tüyü bitmemiş yetimin parasıyla Paris, Londra, Roma, Phuket turları ve tatilleri…

Sevgililere kıyak çekmek için, belediye bütçesinden tertiplenmiş konserler, defileler, sergiler ve saire…

TV kanallarını uyuşturucu ve fuhuş yuvası haline getiren düşkünlük halleri…

Uyuşturucu, kumar ve fuhuş ortamına getirilen 5 yıldızlı kalite

Özel jetlerle yurtdışına düzenlenen uyuşturucu, kumar ve fuhuş turları

PARANIN ‘AK’I GEÇMEZ Mİ BU ÜLKEDE?

Kocaman kocaman holdingler, birer kara para aklama şirketine dönüştürülmüş.

Sanal paralar, kaldıraçlar, kripto varlıklar, sanal kumarlar derken, alın terinin terk ettiği ekonomi düzeni

Fatih Sultan Mehmet’in emaneti Kapalıçarşı’nın ‘karalara aklama merkezi’ haline getirilmesi…

Adliye emanetlerinden, alışveriş arabalarına doldurularak çalınan milyonlarca liralık altın ve gümüş

Daha henüz silahlı teröre gelmedik. Elimiz değmişken, aklımıza gelenleri sayalım: FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C... Hatırlayamadıklarımız için bağışlayın… Yani terörün envaiçeşidi

Yahu, durun bir dakika!.. Neler oluyor bize? Nereye elimizi atsak, elimizde kalıyor.

Bunca ‘suç işleme özgürlüğü’, normal bir şey mi? Tamam, anladık… Demokrasi var, fikir hürriyeti var, bildiğini okuma özgürlüğü var, çalma-çırpma ve öldürme hakları var…

Yani, maşallah olmayan ‘hak’ yok. Bir tek, ‘insan gibi namusuyla yaşama hakkı’ yok.

EĞİTİMSİZ-YOKSUL-VAROŞ: GİDİN İŞİNİZE YAHU

Nedir bunca kötülüğün kaynağı?

Siyaset ve ideoloji baykuşlarına sorarsan, eğitimsizlik, yoksulluk ve varoş kültürü

Peki o zaman, yukarıda zekâtını sıralamaya çalıştığım bunca nitelikli suçu işleyenlerin ezici çoğunluğunun ‘eğitimli, zengin ve rezidans sakini’ tiplerden oluşmasına ne diyeceğiz?

Kabul edelim; bu ülkede suçlar serbest, cezalar bağlı. Yani köpeklerin serbest, taşların bağlanmış olması hali…

Cezasızlık esas, ceza ağına takılmak istisna

Öyle ya, insan hakları dediğimiz şey, öncelikle; hırsız, arsız, soyguncu, katil, tecavüzcü, gaspçı, terörist ve bilumum suçluları kapsıyor. Gerisini boş verin…

DAM DEĞİL TATİL KAMPI

Hapishaneler, maşallah yüzde 150 kapasiteyle hizmet veren beleş tatil kampları…

Boşaltıp, yinelerine yer açmak için bahane arıyoruz… Kapıdan salıverdiklerimiz, soğuk havayı ve geçimin zorlunu görünce, ay geçmeden tekrar dönüyor ‘tatil damına’.

Cezasızlık zaten genel kural; hükmün açıklanmasının ertelenmesi, hafifletici bahaneler, yatarı olmayan suçlar, infazı indirimli tarifelerle ‘acıtmaz’ hale gelmiş, ödül gibi cezalar…

Trafiği bile terör ortamına dönüştürdük ya, alkışlayalım kendimizi

Ne bünye varmış bizde!... Yani beribenzer ülkeler dayanamaz bunca ağırlığa, zafiyete…

Nereye kadar? Yani bir silkinme, toparlanma, bu taşınamaz yükün altından sıyrılma gayreti lazım.

Nereden başlamalı? Mesela şu AB’ye uyum uğruna çıkarılan ‘suça ödül’ yasalarını ilk sıraya koyabiliriz.

Hadi, kimsenin hışmına uğramamak adına, sadece ‘Osmanlı Kanunları’ veya ‘Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki cezalandırmalar’ (tabi İstiklal Mahkemeleri’ninkiler hariç) diyelim.

Neden olmasın?

Cml Cargo Eurovizyon Banners Yatay Iceri