İngiltere Dışişleri Bakanı Phillip Hammond 31 Mart ve 1 Nisan tarihlerinde Kıbrıs’a resmi bir ziyarette bulunacaktı ancak İran’ın nükleer faaliyetleri ile ilgili olarak İsviçre’de yapılan görüşmeler aniden olumlu bir yola girince programını değiştirmek zorunda kaldı, Kıbrıs ziyaretini iptal etti.


İngiltere Dışişleri Bakanı Phillip Hammond’un tam da EOKA’nın 60. Kuruluş yıl dönümüne 10 gün kala Kıbrıs’a resmi bir ziyaret yapacağını açıklaması bir tesadüf değil. Genelde bu tür resmi ziyaretler 6 ay öncesinden kararlaştırılır ve karşılıklı iki devlet arasında mutabakat sağlanır. 10 gün evvelden bir ziyaretin resmi düzeyde yapılacağı açıklanıyorsa bilin ki ya perdenin arkasında çok önemli bir neden var ya da birilerine önemli bir mesaj verilmek isteniyor.  

Bakan Hammond’un bu ziyareti neden yaptığını anlamak için İngiliz “Politik Dili”ni bilmek ve anlamak gerekir. İngilizceyi sular seller gibi yazmak, okumak, konuşmak ve anlamak yetmiyor maalesef. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi gibi her devletin kendine has bir politik konuşma tarzı var uluslararası ilişkilerde ve siyasette.  

Biz Türklerin politik dili, halk tabiri ile biraz harbidir. Vücut dilimizle ağzımızın içindeki dil çok uyumludur. Biri ne derse, öbürü de aynısını söyler. Politik görüşlerimizi kelimelerle anlatırız. Bir şeyi istiyorsak açık ve net olarak “isteriz” deriz, istemiyorsak da “hayır, teşekkürler” demekten çekinmeyiz. 

İngilizlerin politik dili biraz farklıdır.

Ne vücutları gerçeği konuşur, ne de ağızlarının içindeki dilleri.

Davranışlarını iyi analiz etmek gerekir ne demek istediklerini tam olarak anlayabilmek için.

Ne söyledikleri çok önemli değildir. Vücut dilleri ile ima ettikleri de.

Önemli olan, zamanlamaları ve yaptıkları davranışın hangi olayla ilgisi olduğunu tanımlayabilmek ve ne söylemek istediklerini anlayabilmektir. 

İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond’un Kıbrıs’a geleceği söylenen tarihten 10 gün evvel açıklanan resmi ziyaretinin ana gerekçesi müzakerelerin başlaması ile ilgili olarak Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis ve Cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu ile birer resmi görüşmek yapacak olmasına ilaveten, Rus donanmasına ait gemilerin Limasol limanını istedikleri zaman kullanabilecekleri izninin Kıbrıs Rum Yönetimince verilmesi ile ilgili.  

Gerek duyduğu zaman çok kısa süre evvel bilgi vererek Limasol Limanı’na girip rıhtıma bağlanacak olan Rus donanmasına ait gemilerin arasında bir tanesi, hem İngiliz Gizli Servisi MI6’nın, hem de İngiliz Kraliyet donamasının çok ilgisini çekmiş durumda. Gerçekte hem ilgisini çekti, hem kızdırdı, hem de korkuttu bu gemi. 

Bu gemiye “Büyük kulak”da denilebilir.

Söz konusu “Büyük Kulak”ın Limasol limanına demirlemesi demek, Ağrotur (Akrotiri) İngiliz Üssünde telli, telsiz, WiFi, Bluetooth veya da benzeri elektronik haberleşmelerin tümünün bu gemideki elektronik aygıtlar tarafından net bir şekilde dinlenebileceği demek. Bu dinleme operasyonuna Trodos dağının tepesine kurulmuş, Orta Doğu’ya yönelik telsiz-telefon konuşmalarını dinleyen sistemin (Echelon) algıladıkları da dahil…. (Devam edecek)  

 

Ata ATUN

e-mail: [email protected]

http://www.ataatun.org 

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun