Sorumlusu kimdir?


   Bunu isterken de ortaya ‘zarar bilançoları’ konuyor...
   Elektrik Kurumu’ndan başlayalım...
   Bu kurum neden zararda?..
   Gelmiş, geçmiş yönetimlerin başarısızlığından dolayı değil mi?..
   Aynen öyle...
   KKTC’yi yönetmekle görevlendirilenler, Elektrik Kurumu’nu, diğerleri gibi çiftlik olarak gördüler...
   Hesapsız, kitapsız tayin yaptılar...
   Hepsinden önemlisi, ihalesiz milyonlarca liralık mal alımlarına ses çıkarmadılar...
   Birileri bu yüzden köşe oldu...
   Hem de bir kez değil, onlarca kez...
   Yeni gelenler, hesap soracaklarını ve yapanın yanına bırakmayacaklarını söylemişlerdi...
   Peki ne oldu?..
   Hiçbir şey olmadı...
   Yapanların yanına kaldı...
   İhalesiz mal alımlarının bedelini kim ödedi?..
   Gariban vatandaş...
   Ödemeye de devam ediyor...
   Bir taraftan elektriğe çok para ödüyor, diğer yandan zehirleniyor...
   Üzerinde filtresi dahi bulunmayan santraldan çıkan zehirler, kanser belasını tetikliyor...
   Kurumun bu noktaya gelmesinin ana sorumlusu devleti yönetenlerdir...
   Gelmiş, geçmiş tüm hükümetler sorumludur...
   Peki başarısızlıkta çalışanların payı yok mu?..
   Olabilir...
   Ancak çalışanları denetleme, sorgulama, eğitme, yönlendirme ve gerektiğinde cezalandırma görevi de devleti yönetenlerin değil mi?..
   Gelelim Telekomünikasyon Dairesi’nin durumuna...
   Aynen Elektrik Kurumu gibi, bu kuruluşu da beceriyle yönetemediler...
   Gerekli yatırımları sürekli tehir ederek, telefon hizmetlerini geliştiremediler...
   Yeni teknolojiden uzak kaldılar...
   Sabit telefon bekleyen yüzlerce haneye bağlantı kuramadılar...
   Ankesörlü telefon görüşmelerini bile, bakkallara ve yol üzerlerinde kurulan büfelere teslim ettiler...
   Teknolojik yatırım olmayınca...
   Personel ‘verimlilik esasına göre’ çalıştırılmayınca...
   Elbette başarısız olunur...
   Elbette ortaya zarar çıkar...
   Şimdi bu gerekçelerin arkasına saklanarak, özelleştirmeden söz ediliyor...
   Bu kadar çalışanı ne yapacaklarını söylemiyorlar...
   Elektrik Kurumu çalışanlarının örgütlendiği El-Sen’in, elektrik kesme eylemine de engel oluyorlar...
   Dar ve sabit gelirli insanlar, faturalarını ödeyemedikleri zamanlarda elektriksiz bırakılırken, yüklü miktarda borcu bulunanlara dokunamıyorlar...
   Neden?..
   Kişisel ve partisel çıkarlar yüzünden...
   Kendi siyasi kariyerlerini yıprattıkları yetmezmiş gibi, hem kurum çalışanlarını, hem de vatandaşları zarara uğratıyorlar...
   Böylesi bir siyaset anlayışı sürdürülebilir değildir...
   Her zaman söylediğimi tekrarlamak istiyorum:
   Yeni yılda yeni bir sayfa açılmalıdır...

(Kıbrıs gazetesinden alınmıştır)