Sizi uyarıyorum şapşal dümbelekler

Sizi uyarıyorum ey soykırım kanunu çıkartmaktan ve vize yasakları koymaktan başka bir halt edemeyen şapşal dümbelekler

Arkadaş bu ne ya? Avrupa’nın tekmil, Kuzey ,Orta ve Güney Amerika’nın bilumum ülkeleri, eyaletleri, Avustralya da tabi ki’’ Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır’’ diyerekten  bizatihi yüce meclislerinde hiç üşenmeden kanunlar çıkartmaya başlamışlar. Asya kıtasında ve Afrika kıtasında da Rusya sayesinde kıpraşmalar, dalgalanmalar olur elbette ve aynı kanunu çıkartırlar.

Bu kadar işsizlik var, dünya halklarının üçte birisi tamamen aç, üçte birisi yarı aç ve yarı tok, diğer üçte birin de yüzde doksan kısmı ‘’ eh işte idare ediyoruz gari’’ ayarında  yaşıyor ve işsizlik gerçekten had safhada ve  siz bu işlerle uğraşıyorsunuz. Ama elbette siz de akıllısınız. Başınızdan kıçınızdan akıl fışkırıyor ki iç ve dış ahaliyi böylece meşgul edeceksiniz ve asıl beceriksizliklerinizi kamufle etmiş olacaksınız. Yemezler mi, yerler mi göreceğiz.

Birader, diyelim ki bütün dünya karar aldı ve dedi ki ‘’ Evet Türkler  melun, barbar, vahşi, soy kurutucu, elbise kurutucu, saldırgan bir ahalidir. Sümerlerin, Babillilerin, Hititlerin, Vikinglerin, Vandalların, Ostrogotların, Tapınak Şövalyelerinin, Haçlı Ordularının, Pigmelerin , Apaçilerin, Mohikanların,  Azteklerin, Hunların, Moğolların, Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların, Mu uygarlığının, İnkaların, Anadolu Türk Beyliklerinin, Sasanilerin , Yunan Tanrılarının ve tanrıçalarının köklerini bunlar Türkler kuruttu.  Nuh Tufanını bu herifler yaptı. Yanardağların hepsini bu herifler patlattı. Depremleri bu herifler meydana getirdi. Dünyada ne kadar savaş olduysa bittiyse bu herifler sebep oldu. Yahudileri fırında bunlar kül yaptı’’ Sonra ne olacak, muradınıza erecek misiniz? Yoksa her Ermeni Biradere Türkiye Cumhuriyeti tarafından elli milyon avro tazminat ve bin dönüm arazi de diyet olarak verilmesine mi hükmedeceksiniz? Diyelim bu hükmü de çıkarttınız. Daha sonra? Daha sonra siz avuçlarınızı yalayacaksınız, biz de her zaman olduğu gibi burada Meksikalı kardeşler gibi keplerimizi, kasketlerimizi, fötrlerimizi ,baş örtülerimizi, sarıklarımızı kafalarımıza geçirip, ellerimizi ceplerimize koyup ve omuzlarımızı kısıp işsiz biraderleriniz olarak ıslık öttürerekten, bade süzerekten ; kedilerin, köpeklerin , martıların, serçelerin, kargaların yiyecek eşeledikleri ve rezil rüsva kokan çöp bidonlarının etrafından veya direk yanından paralel geçerekten, salkım saçak yürümelerimize devam edeceğiz.

Bu kanunlar ile güya Türkiye’yi top yekun işgal edip, memleketin 783bin-816 bin metrekaresini mi işgal edeceksiniz? Bazen deniz topraklarımızı alıyor, bazen denizleri toprakla dolduruyoruz ve yüzölçümümüz hep değişiyor. Bu sebeple bu kesin rakamı bile ben şahsen bilemem. Coğrafyacılar, haritacılar belki bilirler. Her neyse bizi nasıl işgal edeceksiniz? Neyle? Topla mı, tüfekle mi, uçakla mı, gemiyle mi? Kimyasalla mı, nükleerler mi, biyolojikle mi?

Bakın size bir kardeş, size bir birader tavsiyesi;  Türkiye ile bu kadar uğraşmayın. Çünkü Türkler umum halk olarak soy kırım falan yapmaz, merhamet, şefkat dedin mi sevdiğimiz için canımızı, malımızı vallahi de billahi de veririz, Hatta böbreğimizi, ciğerimizi veririz. Kanımızı veririz. Ama bir de manyak tarafımız var. Bakışını beğenmediğimiz adamı alnının ortasından vuran bireylerimiz var. Trafikte kırmızı ışıkta durduğu için levye ile duran bedbaht şoförün kaburgalarını  kıran şahıslarımız var. Kafasına benzin döküp ,küçük öz kızını da kucağına alıp ‘’ yakarım ulan kendimi, kızımı da yakarım, Karagümrük’ü de yakarım, Roma’yı da yakarım’’ diyen fertlerimiz var. Kartopu oynuyor diye, domdom kurşununu oynayanların kafasına sıkan vatandaşlarımız var. Daha milyonlarca örnek verebilirim. Babamın dediği gibi ‘’ Gülerken ısırırım ‘’derdi sinirlendiğinde gülümseyerek. Evet, bu millet eğer size gülümserse, sakın aldanmayın, sizi şah damarınızdan ısırır. Apartman balkonunda kör bıçakla koyun keseriz, hava alanında deve keseriz, sokak ortasında inek keseriz. Oğlumuzun kızımızın düğününde havaya tabancalar, tüfekler sıkıp düğünde halay çeken misafirlerimizi öldürürüz veya damadı kıçından, gelini sırtından kurşunlarız. Maçta hakemlerin yedi sülalelerine sayarız ve heriflerin kafalarını şişeler ile yararız. Ama yufka yürekliyizdir, muhabbet kuşumuz öldü diye ağlarız, televizyondaki mafya karakteri olan ve  bizim kahraman saydığımız hayali çakır reis  rol icabı öldüğünde biz onun gıyabında cenaze namazı kılarız. Adaletli milletiz biz.464 sene önce Kanuni Sultan Süleyman oğlu Şehzade Mustafa’yı boğdurdu diye şimdiki devletimizin ciddi savcılarına suç duyurusunda bulunuruz, dilekçe yazarız. Amerikalılar kuzey Irakta askerlerimizin başına çuval geçirdi, yanlarına bıraktık mı? Tabi ki bırakmadık! İstanbul sokaklarında dolaşan, Kapalı çarşıdan kendisine don, çorap, terlik ayakkabı almak için dolaşan sivil kıyafetli Amerikalıları kafalarına poşet geçirip onlara ‘’ tamam be! Ağbimsiniz!’’ dedirttik. El öptürdük. Bizi tam anlamı ile tanısanız vallahi de billahi de, gıyabımızda kiliselere, sinagoglara koşarsınız ve tekrar vaftiz olup, bizim için hayır dualar edersiniz. Size de bulaşmamamız için her ay bize düzenli vergi ödemeyi bile kabul edersiniz. Hatta ne kadar Suriyeli varsa hepsini birkaç seneliğine misafir etmeyi hatta bazılarına vatandaşlık vermeyi bile gönüllü olarak teklif edersiniz. Yüzüklerin Efendisinde gördüğünüz ilkel canavarlardan daha canavarız. Harry Potter kardeşten daha büyücüyüz.  Sylvester  Stallone’nin  ramboluğu bizim isimsiz kahramanların yanında devede kulak, filde hortum ucu gibi kalır. Boşandığı sevgilisini veya karısını hapishanelerden kaçıp öldüren nice magandalar barındıran şehirlerin efsane adamlarıyız biz. Kafasına bir mesele takılıp tüm akraba, dünür sülalelerinin kökünü kurutan, hepsini öldüren nice manyak var aramızda. Siz kalkmış zorla kaşınıyorsunuz! Bak arkadaşım; Savaş zamanıydı. Çok iyi Ermeni komşularımız, dostlarımız olmasına rağmen Taşnak çetesi denilen ırkçı ve psikopat katiller, Rus üniformaları giydiler ve Türk komşularının kızlarına, kadınlarına çocuklarının, kocalarının yanlarında tecavüz ettiler ve gözlerini oydular, kulaklarını, memelerini kestiler, küçük çocukları tandır fırınlarında yaktılar. Ruslar, İngilizler  böylesine vahşetten utandılar ve onları uyardılar, bu katliamlara sebep olduklarına pişman oldular, vicdanları zorlandı. Buna rağmen savaşın kontrolünü ellerinde tutan Alman generaller Türklerin intikam alabilecekleri varsayımına karşı, Ermeni vatandaşlarımızın daha güvenli bölgelere yerleştirilmesi kararını, sadece onların can güvenlikleri için aldılar. Osmanlı subayları da onlara nezaret etti, ama yolculuk kolay değildi, kar vardı, açlık vardı, hastalık vardı, Rum çetelerin baskınları vardı. Siz bunlara kafaya taktınız ama Yahudileri çocuk, kadın demeden önce gaz odalarında boğup,sonra da fırınlarda nasıl yok etmek istediğinizi unutuyorsunuz! Fas, Cezayir, Tunus, Mısır’da işgal kuvvetleri olarak ,siz efendilere itaatte kusur eden kölelerinizi nasıl yok ettiğinizi unutuyorsunuz! Barbarlıkta, vahşilikte, vicdansızlıkta  asla sizinle yarışamayız kardeşim!

Ben ki, kendimi Hunların, Göktürklerin, Moğolların, Sümerlerin, Hititlerin baş katibi, ulu yazıcısı sanan basit, sıradan, olağan bir zat olarak söylüyorum  ki ve hatta uyarıyorum ki, belki de size tiyo veriyorum ki; Türk’ten bir şey kopartmak istiyorsanız Onunla dost olun, ona sevginizi verin. Göreceksiniz ki, o size, siz istemeden, sizin planladıklarınızın on katını karşılıksız verecektir.

Ve ben kadim zamanların başkatibi, İsa’dan önceki çağların tablet, çiviyazıcısı olarak diyorum ki; günümüzde bile 4000 den fazla dinin olduğu,72 buçuk değil, bine yakın milliyetin olduğu bu çağda hiçbir dine, hiçbir milliyete saygısızlık yapmam. Çünkü gerek yok.

Hazreti Süleyman bile yedi yüz ayrı dinden yedi yüz karısı varmış ve hepsinin dinlerinin ritüellerini, ibadetlerini yerine getirmelerine yardımcı olmuş, iştirak etmiş.

Yani bu uyarılarım tamamen insancadır ve gerçekten sebebini bilmiyorum ama Türkiye’nin, Türk ahalisinin üzerine çok geliyorsunuz. Bu kendi halinde mesut, mutlu, bahtiyar yaşamaya çalışan ama karnını bile zor doyuran,  başkalarının kaçak kullandığı elektrik, doğalgaz, İnternet, telefon ve su paralarını cömertçe ödeyen mazlum millete karşı kötü niyetleriniz ve kabul edilemez emelleriniz var. Ben bir daha uyarayım. Çünkü gerçekten de eğer icap ederse vahşiyiz ve barbarız. Üstelik manyak filmlerinde göremeyeceğiniz kadar manyağız.

Japonlar manyaktır,’’ bu işi yanlış yaptım’’ der ve parmaklarını kasatura ile doğrar, daha büyük yanlış iş yaparsa kendini öldürür. Kızılderililer manyaktır, topların,tankların üstüne ok ve mızrakla saldırır ve biraz ihtiyarlayınca ölüm vaktim geldi deyip dağların tepelerinde kendisine bir ölüm mekanı arar ve oraya yaptığı hamağın içine ölmek üzere uzanır. Moğollar manyaktır, açın tarihi okuyun. Vikingler manyaktır hem ağaca tapar, hem de o ağacı kökünden keser ve savaş filikaları yaparak o ağaca adamak üzere yeni topraklar fethetmeye gider.

Araştırın ki Japonların, Moğolların, Kızılderililerin, Vikinglerin Türklerle kardeş veya amca oğlu, ya da kuzen çocukları olduklarını ,binlerce yıl önce, tufandan önce dillerinin ortak olduğunu görün.

Siz akıllı insanlarsınız, bu kadar manyakla uğraşırsanız, siz de nasibinizi alırsınız. İşiniz mi yok be kardeşim. Güzel şeyler yapın. Doğru şeyler yapın. İyi şeyler yapın. Şurada ağız tadı ile huzurlu, mutlu, mesut, bahtiyar iki üç yazı yazalım dedik, ağzımızdan, burnumuzdan getirdiniz.

Sizi uyarıyorum ey medeni ahalinin gayri medeni temsilcileri! Sizin soy kırım kanunları çıkartmaktan ve vize yasakları koymaktan başka bildiğiniz bir halt yok mu be mübarek insanlar?

Evet! İnanın bu uyarımın çok faydası olacaktır. Hepsi ağlayarak, iki gözleri ikişer çeşme olarak etraflarındaki Türk kardeşlerine sarılacaklar, helallik isteyecekler ve özür dileyeceklerdir. Hepsi bundan sonra daha efendi davranacaklar ve daha ipe sapa gelir kanunlar çıkartacaklardır. Bundan sonra hepsi kendi ülkelerinin bayrakları yanına birde Türk bayrağını gönderlerde dalgalandıracaklardır. Demedi demeyin!

Bu arada; bu veryansın yazı;  Avrupa’nın, Amerika’nın, Asya’nın, Afrika’nın mükellef, normal, gariban, asil vatandaşlarını değil, onların ukala, işgüzar, beceriksiz, yeteneksiz, uyuşturucu ile mücadele edemeyen, teröristlerle baş edemeyen, mafyadan korkan ve rüşvet alan ,küçük çocukların sigaraya ve alkole alışmasını önleyemeyen çakal, akbaba politikacıları için tarihe bir not olarak kaydedilmiştir.

O sıradan insanlar arasında eli öpülecek, hürmete layık, sevgiyi hak eden, dostluklarından sevinç ve gurur duyacağımız nice vatandaşlarınızın da sizden memnun olmadığını, sizden şikayetçi olduklarını burada belirteyim ey uyanıklar.

Şapşal Dümbelek ne demek? İşte bunu asla bilemezsiniz! Bunu Türk olmayan birisi asla bilemez! Bu da bizim sırrımızdır!


www.tarazastana.com