banner814

banner974

banner646

banner1053

banner1100

banner1013

banner1068

ŞİRİN ÜSTÜN İLE 'AŞURE' TADINDAKİ, HABİL & KABİL ALBÜMÜ ÜZERİNE

Şirin Üstün, geleneksel icra tekniklerini, eğitimle harmanlamış bir isim... Çocukluğunda evinde ve çevresinde gördüğü sazlı sözlü muhabbetler altyapısını güçlendirmiş. Eğitimle desteklenen bu altyapı, uzun ve sabırlı bir çalışmayla...

05 Eylül 2016, 11:33 Hayal GÖREN

Şirin Üstün, geleneksel icra tekniklerini, eğitimle harmanlamış bir isim... Çocukluğunda evinde ve çevresinde gördüğü sazlı sözlü muhabbetler altyapısını güçlendirmiş. Eğitimle desteklenen bu altyapı, uzun ve sabırlı bir çalışmayla da meyvelerini vermeye başlamış.

Henüz 8 yaşındayken Müzik Öğretmeni Süleyman Tor ile çalışmalara başlayan Şirin Üstün çeşitli kurumlar ile müzik okullarından nota, solfej ve ses eğitimi dersleri aldı. Konserler veren, televizyon programları da yapan Üstün, Dermanın Olayım (2006), Güle Dokunma (2009), Künc-i Gurbet ve Yeraltı Gelinleri (2012) adlı solo albümlere imza attı. Özel bir müzik okulunda ders veren Üstün'ün yeni albümü Aşure – Habil ve Kabil geçtiğimiz günlerde Arda Müzik tarafından yayınlandı.

Şirin Üstün yeni albümüyle ilgili sorularımızı cevapladı

...

-Dördüncü albümünüz Nisan ayı içerinde çıktı. Yeni albümünüzdeki çalışmalardan söz eder misiniz? Albümün adının AŞURE- Habil ve Kabil olmasının özel bir anlamı var mı?

Bu albüm için hem müzikal anlamda, hemde kişisel anlamda olgunlaşma sürecinin tam da karşılığı diyebilirim. Albüm toplam 12 eserden oluşuyor. Bir de bana bırakılan çok özel bir miras var. Beş yaşımda öğrenip hala okuduğum bir dua var. Rahmetli babaanneme de kayınvalidesi öğretmiş. Dediğim gibi hala her gece okurum öğretene, rahmet ve minnetle...

Ben orijin eserleri çok dinleyen biriyim ve dinlerken de eserleri müzikal yapılarına, sözlerine göre ayırırım. Yani, bir çalışmam bitmeden bir sonraki proje olarak kenarda durur. 3.albümüm Künc-i Gurbet ve Yeraltı Gelinleri adlı albüm bittiğinde Aşure albümünün repertuarı aşağı yukarı bitmişti.

Aşure benim nazarımda Anadolu'daki bütün halkların ortak adıdır. Her birinin ayrı bir rengi, her birinin ayrı lezzeti, kokusu var.

Aslında tam da Türkiye'deki bu yoğun döneme denk geldi. Belki de HABİL ve KABİL hepimize mesaj veriyor. Tarihin ilk cinayeti, toprağa düşen ilk kan, iki kardeşin kavgası bize, kavgalar, küslükler, kötülükler, ölümlerin çözüm olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Biz iyiye, güzele, kardeşliğe, barışa tohum ekmeliyiz buna ihtiyacımız var. Fikirlerimizle, yüreklerimizle bu topraklara huzuru, sevgiyi hep birlikte ekebiliriz. İki günde bitmiş olan bir albümden bahsediyorum. Çünkü bu albüm iki yıl önce çıkacaktı ancak Suruç katliamı ile başlayan Türkiye'deki istikrarsız siyaset ve yapılanma albümün çıkış tarihini hep erteledi. Gidişat ile ilgili istediğimiz süreci yaşamamız maalesef biraz zor gibi gözüküyor ama mühim olan yolun kendisidir. Türküler, deyişler benim şifa bulduğum, şifalandığım yer!

-Albümün oluşum sürecinden de söz eder misiniz?

Bu eserlerdeki melodiler zaten benim bebekliğimden beri kulağımda var olan melodiler. Onların güzellikleri, muhteşemlikleri, güzellikleri, beni harekete geçirdi, bir şeyler yapmam, bu eserleri gün yüzüne çıkarmam gerekiyordu. Ozanlarımız, âşıklarımız, dedelerimiz güzelleştirmiş onları ve bana onları en güzel şekilde icra etmek kaldı. Türkülerle, deyişlerle güzelce birbirimizi seve seve, yıpratmadan, bozmadan tam da onların verdiği mesajlar gibi kardeşçe birbirimizi üzmeden çalıştık.Yalnız Habil&Kabil eserinin sözlerini bulmam yaklaşık iki yılımı aldı.

-Doğru söz, doğru mesaj!

Araştırarak, öğrenerek, keşfederek, paylaşarak yol aldığım bir albüm oldu. Bize bırakılan kültürün kumaşı o kadar iyi ki, inanılmaz kaliteli.. Geçmişi ve geleceği çok iyi özetleyen, nasihat içeren, önemli mesajlar veren eserler.. Bu albümde süslü püslü laflar yok. Bu eserlerde iç seyahat var yani; teşbih ettik...

-Öne çıkarmak istediğiniz ana düşünce neydi?

Bu eserlerdeki gizli mesaj; evrensel insan olmaktır. Evrensel insan; tarihsel kimliğinden o süreci izleyerek kendi varoluş hakikatine aklını, gönlünü, sevincini ulaştıran, bütün âleme rahmeden, rahmetle bakandır.

-"Habil ve Kabil"i tasarlarken nelerden, nerelerden ilham aldınız? Albümün çıkış noktası nedir?

Aslında ilham dediğimiz şey elimizdeki malzemeler ve fikirlerle sürekli oynamaktan dolayı çıkıyor. Bu albümü tasarlarken amacım; bu topraklarda yaşayan halkların birbirine ne çok benzediğini vurgulamaktı. Öyle çok karışmışız ki birbirimize, inanılmaz bir renk cümbüşü çıkmış diliyle, diniyle, etnik kökeni ve mezhebiyle...  Daha da çok şey sayabilirim... Amacım, işte bu güzel farklılıklarımızın bir hazine olduğunu fark ettirmekti. Hani halk arasında bir atasözü vardır ya, şimdi onu söylemeliyim: Bala düşen ballanır. Bala düştüm ballandım.

-Eser seçimi nasıl oldu? Düşüncelerinizi eserlere dökerken nasıl bir yol izlediniz?

Albüm kafamda oluşurken fikir, eserler, fonksiyon aynı düzede gelişti galiba... Önce eserleri ince ince seçtim, sonra bu eserlere aşık oldum ve kiminle nasıl çalışırım diye düşündüm. Bu süreçte yapımcı firma sahibi Baki beyle sürekli irtibat içerisinde oldum. Bu albümün eserleri çok orijinal ve hepsi yeni eserler. Yani ilk defa kaynak kişiden sonra ben seslendirdim. Bu çalışma tarzını çok benimsiyorum. Çok doğal bir şekilde, bozmadan gün yüzüne çıkmalıydı. Ben genelde yeni bir proje çalışacaksam, doğru yönetmeni bulup beklemeyi tercih ediyorum. Bu albüm de böyle bir çalışma...  Albüm çıktıktan sonra bunun potansiyellerini fark etmeye başladım. Doğru işbirliği, yenilikçi ama geleneği zedelemeden yapılan iş keyifli bir şeye dönüşüyor.

-Albüm kapağında Fatma Ananın eli var özellikle mi seçtiniz?

Fatma Ana eli bereketi, bolluğu, şifayı, iyiliği ve yiğitliği simgeliyor, böyle biliyoruz. Ancak Fatma Ananın pek bilinmeyen bir özelliği var. Fatma Ana peygamber kızı ve aynı zamanda Hz. Ali'nin eşidir. Fatma Ana, doğrular için direnmenin örnek temsilcisi ve kadınların önderidir. Ölümü, Ebu Bekir'e biat etmediği için olmuştur. Tarihe baktığımızda Fatma Ananın dik duruşundan, biat etmeyişinden, zalimin karşısında direnmesinden hiç bahsetmez. Mesela bizim evde, hastalandığımızda büyüklerimiz sırtımızı ovalar ve benim elim değil Fatma Ananın eli olsun derlerdi. Hainliği, kötülüğü kim yarattı? Bizler nefis dediğimiz şeye yenildik... İşte kabil olduk, IŞID olduk, hatta yezit olduk. Dünyada her şeyin bir karşılığı var iyi-kötü, güzel-çirkin, hayır-şer, mazlum ve zalim... Bu çalışmam bu karşıtlıkları gösterme düşüncesiyle oluştu.

-Albümdeki eserlerden de söz edelim. Albümde kimlerin eserleri var? (Eserlerin içerikleri nedir? Önemlilerini açıklayalım...)

-Kimlerle çalıştınız?

Çalıştığım müzik adamları ve müzisyenlerle kimyamın ortak olmasına çok önem veriyorum. Bu durum da en az yorumladığım eserler kadar önemli... Şimdiye kadar çalıştığım tüm hocalarım ve arkadaşlarımla böyle bir kimya oluşturduğumu fark ettim.

-Yorumladığınız eserlerin daha çok erkekler tarafından icra edildiği de dikkat çekiyor. Bu ayrımı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizi bu müziğe, bu tarza yönlendiren oldu mu, kendi tercihiniz mi?

Bizim olan bu müzikal kültürün icrası, geleneksel olarak, erkek egemen bir görünüm sergilese de, üretim temelinde durum tamamen "anaerkil" bir yapıdır. Müziğin temel malzemesi dil ve ses olduğundan ve bunun da ilk öğretmenleri anne-kadın olduğundan, müzikal estetiğin oluşmasında anaerkillik oluşmaktadır.  Benim yaptığım müzik özellikle tasavvufi irfan (deyiş, nefes, semah vb..) kültürünün erkeksi olduğu varsayılıyor. Ama bugün Türkmen, Yörük, Alevi, Abdal kültürü içerisinde kadın icracıların olduğu görülüyor. Bu kültürün tam da göbeğinde Arguvan'da doğmam benim için şans.

Bu albümü, Anadolu'daki yaşayan tüm halkların kültürel yönüyle, sazıyla, sözüyle, raksıyla, felsefesiyle inandığı gibi yaşayanlara, İbrahim'in bereketi ile dostluk sofrası açanlara, Zekeriya'nın dili ile "an beni anayım sizi" kavramını anlayanlara, yaşamdaki en büyük sanatın insanın kendisi olabilmesi ve kalabilmesidir diyenlere armağan ediyorum.


 

Yorumlar (0)
banner872
banner1095
16
açık
banner1087
banner673
banner1030
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
banner892
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928