Sen zayıflama! Kocanı şişmanlat!



Amanin! Tam da Karatay diyetine başlamışken!

“Aç kadın erkeği nasıl baştan çıkaracak? Kadının kendisi aç, halsiz ve mutsuzken erkeğe hayrı dokunmaz. Zayıf kadın güzeldir felsefesi çatırdıyor. Zayıf kadınlar daha çok aldatılmaya başlandı. O kadar rejim yap, yediklerini yakacaksın diye spora git, akşam restorandan tatlı yemeden ayrıl, üstüne aldatsın seni... Çok acıklı bir durum. Erkekler zayıf kadın sevmiyor, modaya uyalım derken bir süre seviyor gibi yaptılar ama baktılar ki olacak gibi değil, tutumları değişti. Şimdi yeniden balıketli kadın cazip. Bir de aşırı zayıf kadın botoks ve silikona başvuruyor ki bu da her şeyi sunileştiriyor.”

***

Kimmiş bu kadıncağız (ve kaç bedenmiş) diye gugılladım: Spiritüel Yaşam Danışmanıymış. (bkz: “Kendin pişir kendin ye” meslekleri)

Meğer pek meşhurmuş. İki kitabı çıkmış. Okan Bayülgen (ve bir dolu programcı) programına konuk etmiş, Ekşi Sözlük’te hakkında yazılanlar yedi sayfayı bulmuş, melek terapisi, yemeklere peri tozu katma gibi kavramları yaratmış, bir kaç kere de kalbini kırmışlar, programı terk etmiş...

Günün uyarısı: Her ismi gugıllamamak lazım. Mehmet Yaşin’in köşesinde alıntıladığı bölümler pek bir hoştu da “sihirli taşlar”, “ikizler erkeğiyle evlenmeyin”, “kadının zekisi makbul değil” diye (üstelik de biraz uzun gelen yeni tavşan dişleri yüzünden tıslayarak) sayıklamaya başladığı anda bir anda kabaran sempatim başarısız bir sufle gibi sönüverdi.

Ama hakkını yemeyelim. 44 bedenle süper seksi olunabileceğini mükemmelen kanıtlıyor. Zayıf kadınların çaresizlikten başvurdukları silikon ve botoks ile suni olduklarını iddia ederken, o saman sarısı ekleme saçlarla ne kadar doğal olunuyor sorusunu sormayacağım. (bkz: Türkler aslında sapsarı insanlardır)

***

Tuğçe Hanım’ın diyetle ilgili yorumlarını yüksek sesle okuduğum erkek arkadaşlarım, neredeyse zevkten kendilerinden geçeceklerdi.

Öyleyse devam edelim: “Romantik bir aşk gecesinde karşınızda oturup ağzına diyet yemek veya salata sokuşturan, zayıflama çabasında, eğlenmeyen, plancı kadın insanı aşktan soğutur.. Kalori hesabıyla yaşayan kadın aldatılmayı bazen hakkediyor çünkü kendi sıkıcı zaten, adam ne yapsın.. Adam da bol soslu makarna yiyen başka kadına gidiyor, hatta üstüne çikolatalı suflesini yiyor.”

***

Glisemik indeksi ve kalorisi düşük nefis yemekler yapmayı başaran biri olarak ben de güldüm tabii...

Üstelik hanımefendinin şundan da haberi yok: Yeni nesil diyetler sayesinde aç kalma devri sona erdi.

Dahası spor yapan kadınlarda testosteron hormonu yükselir, bu da cinsel isteği arttıran bir şeydir. Yani halsizlik ilk hafta olur sonra tut tutabilirsen.. Hele de kadın kendini beğenmeye başlamışsa..

Yine de diğer dediklerini görmezden, duymazdan gelmeyi başarırsak “zayıf olacaksın terörüne” karşı verdiği sevimli mücadelesini takdir ediyor, desteğimizi veriyoruz.

***

Ama madem beden-mutluluk-evlilik konusunu açtık:

Hürriyet yazarı Melis Alphan’ın Amerikalı yazar Jenna McCarthy’den aktardığı “mutlu evliliğin sırrı” ile bitirelim yazımızı.

“Araştırmacılar mutlu çiftleri izlediler ve her hareketlerini izlediler, sefilleri oynayan arkadaşlarından onları ayıranın ne olduğunu anlamaya çalıştılar. Ortaya çıktı ki mutlu evliliklerde kadın kocasından daha zayıf ve iyi görünümlü. Çünkü kadınlar zayıf ve iyi görünmeyi umursar; erkekler ise genelde kendilerinden daha zayıf ve daha iyi görünen kadınlarla seksi...

Araştırma kadınların mutlu olmak için zayıf olması gerektiğini önermiyor, sadece kocalarından daha zayıf olmaları gerekiyor... Yani bütün o diyet ve egzersiz çabalarını yerine kadınlar sadece kocalarının şişmanlamasını bekleyebilir. Evde biraz kek yapmaya bakar.

Başka bir araştırmaya göre kadınlar ev işinde yardım eden erkekleri daha çekici buluyor. Kadın kocasını daha çekici bulduğu için daha sık sevişiyorlar. Daha sık seviştikleri için erkek karısına daha iyi davranıyor. Ona daha iyi davrandıkça, ıslak havluları yatağın üzerine atan kocasına kadın daha az söyleniyor. Ve sonsuza dek mutlu yaşıyorlar...”

Ben ama yine de Karatay diyetine devam edeceğim.

(VATAN)