Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, sahibi olmadığını söylediği bir otomobilin vergisinin ödenmemesi nedeniyle gıyabında mahkûm edildi.
Sürücü ve Araç Lisanslama Kurumu (DVLA) tarafından açılan davaya konu olan mavi renkli Nissan Micra’nın ilk kez 2002 yılında trafiğe kaydedildiği ve yıllık taşıt vergisinin Eylül 2025’te sona erdiği belirtildi.
Araç, 24 Ocak 2026’da vergisiz olarak tespit edildi. DVLA’nın resmî kayıtlarında Khan’ın adı ve doğum tarihi aracın kayıtlı kullanıcısı olarak göründüğü için hakkında yasal işlem başlatıldı.
Ancak Londra Belediye Başkanlığı, söz konusu otomobilin ne Sadiq Khan’a ne de başkanlığını yürüttüğü Transport for London’a ait olduğunu açıkladı.
18 Ağustos’ta gıyabında mahkûm edildi
Dava, 18 Ağustos’ta Herefordshire Sulh Ceza Mahkemesi’nde Yargıç Surinder Gidda tarafından karara bağlandı.
Khan’ın savunma sunmadığı ve suçlamaya ilişkin herhangi bir beyanının mahkemeye ulaşmadığı belirtilirken dosya, kamuya açık duruşma yapılmadan “Tek Yargıç Usulü” kapsamında incelendi.
Mahkeme, Khan’ı vergisiz araç bulundurmaktan suçlu bularak 220 sterlin para cezasına çarptırdı. Belediye Başkanının ayrıca 85 sterlin dava masrafı ile 35,84 sterlinlik ödenmemiş araç vergisini karşılamasına hükmedildi.
Böylece toplam ödeme 340,84 sterlin oldu.
Mektuplar Gordon Ramsay’ın restoranına gitti
Mahkeme belgeleri, olayın en dikkat çekici ayrıntısının adres karışıklığı olduğunu ortaya koydu.
TfL’nin merkez ofisi, Stratford’daki 5 Endeavour Square adresinde bulunmasına rağmen DVLA’nın Khan’a gönderdiği yazılar 9 Endeavour Square adresine yönlendirildi.
Yanlış adresin, ünlü şef Gordon Ramsay’ın “Bread Street Kitchen, Bar & Rooftop” adlı restoranının bulunduğu bina olduğu belirtildi. İki bina arasında yalnızca birkaç dakikalık yürüme mesafesi bulunuyor.
DVLA’nın araç sahibinin kimliğini doğrulamak amacıyla gönderdiği ilk mektup yanıtsız kalınca dava açıldı. Mahkûmiyet kararı ve ödeme emrinin de aynı restoran adresine gönderildiği bildirildi.
Ödeme yazısında toplam tutarın 28 gün içinde yatırılmaması halinde cezanın artırılabileceği, icra memurlarının devreye girebileceği veya Khan’ın mahkemeye getirilmesi için yakalama kararı çıkarılabileceği uyarısı yer aldı.
Belediye Başkanlığı: Bu bir dolandırıcılık ve suçtur
Khan’ın sözcüsü, Belediye Başkanının kimlik bilgilerinin izinsiz biçimde kullanıldığını belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Bu bir dolandırıcılıktır ve dolayısıyla suçtur. İnsanların Sadiq’i bir aracın sahibiymiş gibi gösterdiği bir dolandırıcılığın Belediye Başkanını hedef aldığı ilk olay değildir. Bu tür davranışlar yasa dışıdır ve DVLA’nın konudan haberi vardır.”
Khan’ın adına sahte araç kaydı yapılması girişimlerinin özellikle 2023’ten bu yana birkaç kez yaşandığı, ancak bunlardan ilk kez birinin mahkûmiyetle sonuçlandığı bildirildi.
ULEZ protestolarıyla bağlantısı araştırılıyor
Sahte kaydın, Sadiq Khan’ın Ultra Düşük Emisyon Bölgesi’ni (ULEZ) bütün Büyük Londra’yı kapsayacak şekilde genişletmesine tepki gösteren kişiler tarafından yapılmış olabileceği değerlendiriliyor.
ULEZ uygulamasına karşı çıkan bazı sürücülerin geçmişte araçlarını Khan’ın adına kaydettirerek günlük 12,50 sterlinlik ücretten Belediye Başkanını sorumlu tutacakları yönünde açıklamalar yaptıkları biliniyor.
Ancak Nissan Micra’nın kimin tarafından Khan’ın adına kaydettirildiği henüz belirlenmedi. Sahte kaydın ULEZ karşıtı protestolarla bağlantılı olup olmadığı da resmen doğrulanmış değil.
DVLA davayı yeniden açtırmaya hazırlanıyor
Olayın basına yansımasının ardından DVLA, dosyayı ve Khan’ın bilgilerinin araç kayıtlarına nasıl girdiğini incelemeye aldı.
Belediye Başkanlığı danışmanlarının verdiği bilgiye göre kurum, mahkemeden dosyanın yeniden açılmasını ve ardından suçlamanın geri çekilmesini acil olarak değerlendiriyor. Sahte araç kaydı hakkında da ayrı bir soruşturma yürütülmesi bekleniyor.
Mevcut mahkûmiyet kararı, mahkeme tarafından resmen kaldırılıncaya kadar geçerliliğini koruyor. DVLA’nın başvuruda bulunmaması halinde Khan’ın, davadan haberdar olmadığını bildiren resmî bir beyanda bulunarak dosyanın yeniden açılmasını istemesi gerekebilir.
Hızlı yargılama sistemi yeniden tartışılıyor
Olay, İngiltere ve Galler’de düşük seviyeli suçların hızla karara bağlanması amacıyla 2015’te uygulamaya konulan “Single Justice Procedure” sistemini yeniden tartışmaya açtı.
Bu yöntemde tek bir sulh ceza yargıcı, sanığın ve kamuoyunun katılmadığı bir oturumda yazılı belgeler üzerinden karar verebiliyor. Sistem daha önce yaşlılar, savunmasız kişiler ve çocuklar hakkında verilen hatalı kararlar nedeniyle eleştirilmişti.
Hükümetin gözden geçirdiği sistemde sanığa ulaşılamaması veya yazışmaların yanlış adrese gönderilmesi durumunda, dosyanın kişinin haberi olmadan mahkûmiyetle sonuçlanabildiğine dikkat çekiliyor.