<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eurovizyon | Son Dakika, İngiltere, Dünya, Avrupa ve Londra haberleri</title>
    <link>https://www.eurovizyon.co.uk</link>
    <description>En güncel Eurovision, İngiltere, Dünya, Avrupa ve Londra haberlerini anında takip edin! Son dakika gelişmeleri, etkinlikler, sanatçı haberleri ve daha fazlası için buradayız. En detaylı ve güvenilir haberleri kaçırmamak için sitemizi ziyaret edin. Eurovizyon'un kalbinde, dünyanın dört bir yanındaki önemli olaylarla ilgili haberler burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eurovizyon.co.uk/rss/kultur" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 07:02:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/rss/kultur"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayeux İşlemesi’ndeki bin yıllık “kraliyet skandalı” yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/bayeux-islemesindeki-bin-yillik-kraliyet-skandali-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/bayeux-islemesindeki-bin-yillik-kraliyet-skandali-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’nin Normanlar tarafından fethini anlatan Bayeux İşlemesi’nde, Normandiya Dükü William’ın İngiliz tahtı üzerindeki hak iddiasını sarsabilecek gizli bir seks skandalına yer verilmiş olabileceği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><u><span>NEVSAL ELEVLİ</span></u></strong></p>

<p><strong><span>LONDRA</span></strong></p>

<p><span>Yaklaşık bin yıllık Bayeux İşlemesi’nde yer alan ve anlamı bugüne kadar çözülemeyen bir sahne, İngiltere tarihindeki eski bir kraliyet skandalına ilişkin yeni tartışma meydana getirdi.</span></p>

<p><span><i>British Museum</i>’da düzenlenecek serginin küratörlerinden <strong>Prof. Michael Lewis</strong>, işlemede <i><strong>“Ælfgyva”</strong></i> adıyla tanımlanan kadının Normandiyalı Emma olabileceğini düşünüyor. Lewis’in görüşleri, tarihçi <strong>Dr. Emily Winkler</strong> ile katıldığı ve 29 Ağustos’ta yayımlanan HistoryExtra podcastinde ayrıntılı biçimde ele alındı. </span></p>

<p><span>İşlemenin söz konusu bölümünde bir din adamı, bir yapının kapısında duran kadının yüzüne dokunurken gösteriliyor. Sahnenin hemen altındaki bordürde ise cinsel çağrışımlı çıplak bir erkek figürü bulunuyor. Bazı sanat tarihçileri bu kompozisyonu cinsel bir suçlama, saldırı veya dönemin izleyicilerinin anlayabileceği fakat anlamı bugün kaybolmuş bir skandala gönderme olarak değerlendiriyor.</span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p>

<p><strong><span>Gizemli kadın Normandiyalı Emma mı?</span></strong></p>

<p><span>Lewis’e göre sahnedeki Ælfgyva, İngiltere Kralı Ethelred’in, daha sonra da Danimarka kökenli Kral Knut’un eşi olan Normandiyalı Emma olabilir. Emma, İngiltere’de iki ayrı kralın eşi olarak kraliçelik yapan sıra dışı bir tarihî figürdü.</span></p>

<p><span>Emma aynı zamanda 1066 yılında varis bırakmadan ölen Kral Edward’ın annesi ve Normandiya Dükü William’ın büyük halasıydı. William, Edward ile akrabalığına ve Edward’ın tahtı kendisine vaat ettiği iddiasına dayanarak İngiliz tacı üzerinde hak ileri sürmüştü.</span></p>

<p><span>Lewis, Emma hakkında Winchester Piskoposu Ælfwine ile ilişki yaşadığı yönünde ortaya atılan suçlamaların, işlemedeki din adamı ve çıplak erkek figürü aracılığıyla hatırlatılmış olabileceğini savunuyor. Bu yorum doğruysa sahne, Emma’nın saygınlığını ve dolaylı olarak William’ın İngiliz kraliyet ailesiyle kurduğu bağı tartışmaya açıyor olabilir.</span></p>

<p><span>Bununla birlikte tarihçiler, William’ın taht iddiasının yalnızca Emma üzerinden kurulan akrabalığa dayanmadığını belirtiyor. Edward’ın verdiği öne sürülen söz, Harold Godwinson’ın William’a ettiği iddia edilen yemin ve Normanların askerî zaferi, fetih sonrasında oluşturulan meşruiyet anlatısının diğer temel unsurlarıydı.<img align="right" alt="" height="296" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/09/aelfgyva.jpg" style="margin-left:10px; margin-right:0px" width="250" /></span></p>

<p><strong><span>Ælfgyva’nın kimliği hâlâ bilinmiyor</span></strong></p>

<p><span>Oxford Üniversitesi’nden Orta Çağ tarihçisi Dr. Emily Winkler, sahnedeki kadının Emma olduğunun kesin biçimde söylenemeyeceği görüşünde. “Ælfgyva” veya “Ælfgifu”, 11. yüzyıl İngiltere’sinde yaygın kullanılan bir isimdi.</span></p>

<p><span>Bu nedenle kadının Ethelred’in ilk eşi Yorklu Ælfgifu, Kral Knut’un ilk eşi Northamptonlı Ælfgifu ya da günümüzde kimliği bilinmeyen başka bir soylu kadın olabileceğine ilişkin teoriler de bulunuyor. Podcastte ele alınan bir başka ihtimal ise sahnenin, İngiltere ile Normandiya arasında görüşülen fakat sonuçsuz kalan bir evlilik anlaşmasını anlatması.</span></p>

<p><span>İşlemenin ana anlatısındaki 627 kişinin yalnızca üçünün kadın olması, Ælfgyva sahnesinin önemini daha da artırıyor. British Museum proje küratörü Millie Horton-Insch de daha önce sahnenin, 11. yüzyıl seyircisinin tanıdığı bir “cinsel sınır ihlaline” gönderme yapmış olabileceğini söylemişti. </span></p>

<p><strong><span>Dokuz kızgın saban demiri efsanesi</span></strong></p>

<p><span>Emma hakkındaki zina suçlaması, daha sonraki dönemlerde kaleme alınan anlatılarda olağanüstü bir “ateşle imtihan” hikâyesiyle ilişkilendirildi.</span></p>

<p><span>Efsaneye göre Emma, masumiyetini kanıtlamak amacıyla Winchester Katedrali’nde yere dizilen dokuz kızgın saban demirinin üzerinden çıplak ayakla yürüdü. Yara almadan imtihanı tamamladığı ve böylece suçlamalardan aklandığı anlatıldı.</span></p>

<p><span>Bayeux İşlemesi’nin başka bir bordüründe marangozluk yapan çıplak erkek figürünün, bu sınamada kullanılacak saban demirleriyle bağlantılı olabileceği ileri sürülüyor. Ancak Emma’nın ateşle sınandığına ilişkin öykü, olaylarla çağdaş ve tartışmasız bir tarihî kayıt değil; sonraki yüzyıllarda şekillenen bir Orta Çağ anlatısı olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla bu bağlantı da kanıtlanmış bir çözümden çok yorum niteliği taşıyor.</span></p>

<p><strong><span>Bir “Norman propaganda eseri”nden daha karmaşık</span></strong></p>

<p><span>Yaklaşık 70 metre uzunluğundaki keten eser, teknik olarak dokunmuş bir duvar halısı değil, yün ipliklerle işlenmiş dev bir nakış. Edward’ın ölümünden Hastings Muharebesi’ne kadar uzanan olayları 58 ana sahneyle anlatıyor.</span></p>

<p><span>Eserin Fatih William’ın üvey kardeşi Bayeux Piskoposu Odo tarafından sipariş edildiği, 1070’li yıllarda Canterbury veya İngiltere’nin güneyindeki başka bir merkezde Anglo-Sakson zanaatkârlar tarafından hazırlandığı düşünülüyor. Bununla birlikte siparişi veren kişi ve üretildiği yer kesin olarak bilinmiyor.</span></p>

<p><span>İşleme çoğunlukla Norman zaferini meşrulaştıran bir propaganda eseri olarak görülse de Harold’ı bütünüyle aşağılamaması, savaşın siviller üzerindeki yıkımını göstermesi ve bordürlerindeki kimi görüntülerin ana hikâyeyle çelişen çağrışımlar taşıması, eserin tek yönlü bir anlatıdan daha karmaşık olduğunu düşündürüyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Independent Mortgage 3" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/independent-mortgage-3.jpg" width="1002" /></p>

<p><strong><span>Tarihî eser Londra’da devlet liderlerine tanıtıldı</span></strong></p>

<p><span>Fransa’dan geçici olarak İngiltere’ye getirilen Bayeux İşlemesi, 2 Eylül’de Kral III. Charles, Kraliçe Camilla ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un katıldığı özel gösterimde tanıtıldı. Yaklaşık bin yıl önce İngiltere’de üretildiği düşünülen eser, böylece yapımından bu yana ilk kez İngiliz topraklarına dönmüş oldu. </span></p>

<p><span>British Museum’daki sergi <strong>10 Eylül 2026’da halka açılacak ve 11 Temmuz 2027’ye kadar</strong> devam edecek. Dolayısıyla serginin şimdiden devam ettiği yönündeki ifade yerine, açılış öncesinde devlet liderlerine özel gösterim yapıldığını belirtmek daha doğru. İlk biletler eylül-aralık dönemi için satışa çıkarıldı; sonraki dönemlerin biletleri ise müzenin açıkladığı takvim doğrultusunda aşamalı olarak sunuluyor. </span></p>

<p><strong><span>Hassas eser özel sistemle taşındı</span></strong></p>

<p><span>Binlerce leke, kırışıklık ve yıpranmış bölge barındıran eser, Londra’ya getirilmeden önce kapsamlı koruma incelemelerinden geçirildi. Yol titreşimini azaltan ve iklim koşulları denetlenen özel bir sandık sistemi hazırlandı; taşıma güzergâhı daha önce bir kopyayla denendi. </span></p>

<p><span>Bayeux İşlemesi, 1803’te Napolyon’un İngiltere’yi işgal hazırlıkları sırasında propaganda amacıyla Paris’e götürülmüş, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise korunması ve Nazi makamlarının incelemeleri nedeniyle birkaç kez taşınarak son olarak Louvre’a nakledilmişti. </span></p>

<p><span>Fransa ile yapılan kültürel değişim anlaşması kapsamında İngiltere de Sutton Hoo hazineleri ve Lewis satranç taşları dahil bazı önemli Anglo-Sakson eserlerini Normandiya’daki müzelere ödünç verecek. </span></p>

<p><span>Ælfgyva sahnesinin gerçek anlamının kesin biçimde çözülmesi mümkün görünmese de yeni yorum, Bayeux İşlemesi’nin yalnızca bir savaş ve fetih kaydı olmadığını; hanedan bağlantıları, cinsellik, itibar ve siyasi meşruiyet gibi 11. yüzyıl dünyasının hassas meselelerini de katmanlı biçimde yansıtabileceğini ortaya koyuyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/bayeux-islemesindeki-bin-yillik-kraliyet-skandali-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/09/ingiltere-bin-yillik-kraliyet-skandali-3.png" type="image/jpeg" length="51810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeniden Yunus Emre Enstitüsü…]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/yeniden-yunus-emre-enstitusu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/yeniden-yunus-emre-enstitusu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’mizin en güçlü ve stratejik diaspora kurumlarından biri, hiç şüphesiz Yunus Emre Enstitüsü’dür.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>[article id="12574" color="bg-dark"][/article]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/yeniden-yunus-emre-enstitusu-1</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 07:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/09/veyis-gungor-yunus-emre-enstitusu-11.jpg" type="image/jpeg" length="91107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amsterdam’da Sansür Tartışması: Spinoza’dan 370 Yıl Sonra Aynı Şehirde Fikir Özgürlüğü Sınavı]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/amsterdamda-sansur-tartismasi-spinozadan-370-yil-sonra-ayni-sehirde-fikir-ozgurlugu-sinavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/amsterdamda-sansur-tartismasi-spinozadan-370-yil-sonra-ayni-sehirde-fikir-ozgurlugu-sinavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Veyis Güngör, Amsterdam’da “Mavi Minibüs – 1976–1986 Amsterdam Ülkücülerinin Mücadelesi” adlı kitabının tanıtım programının engellendiğini belirterek, 370 yıl önce Spinoza’nın cemaatten dışlanmasını hatırlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Sivil toplum kuruluşları ve fikir kuruluşlarında uzun yıllar yöneticilik yapan, Avrupalı Türklerin hafızasına 25’ten fazla kitap kazandıran yazar <strong>Veyis Güngör</strong>, Eurovizyon Haber’de yayımlanan son yazısında Amsterdam’da yaşandığını belirttiği iki farklı sansür ve engelleme girişimini tarihsel bir karşılaştırmayla gündeme taşıdı.</span></p>

<p><span>Güngör, yazısında Amsterdam’ın yüzyıllardır farklı dinlerin, kültürlerin ve düşüncelerin buluştuğu, özgürlük geleneğiyle öne çıkan bir şehir olarak tanıtıldığını belirterek, kentin geçmişindeki çarpıcı bir olayı hatırlattı.</span></p>

<p><span>Tarih 27 Temmuz 1656’ydı. Genç düşünür <strong>Baruch Spinoza</strong>, Amsterdam’daki Portekiz Yahudi Cemaati tarafından “herem” ilan edilerek cemaatten dışlandı. Güngör’ün aktardığına göre Spinoza ile konuşulması, aynı çatı altında bulunulması ve yazdıklarının okunması dahi yasaklandı.</span></p>

<p><span>Güngör, bu tarihi olaydan hareketle, “yasaklananın Spinoza değil, yasaklama anlayışı olduğunu” vurguluyor.</span></p>

<p><strong><span>370 yıl sonra bu kez bir kitap tanıtımı</span></strong></p>

<p><span>Güngör’ün yazısındaki asıl dikkat çekici bölüm ise 2026 Amsterdam’ına ilişkin.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Güngör, Amsterdam’daki Türk toplumunun ilk on yılını anlatan <strong>“Mavi Minibüs – 1976–1986 Amsterdam Ülkücülerinin Mücadelesi”</strong> adlı kitabının tanıtım programının, “birilerinin girişimiyle” engellendiğini ve programın yapılacağı mekânın iptal edildiğini belirtiyor.</span></p>

<p><span>Yazar, kitabın yasaklanmadığını ancak okuyucularıyla buluşmasının önüne geçildiğini ifade ederek, tanıtımın gerçekleştirileceği mekânın telefonla gelen bir talimat sonrasında programı iptal ettiğini ve söz konusu girişimin kısa süre içerisinde ortaya çıktığını ifade ediyor.</span></p>

<p><span>Güngör açısından burada tartışılması gereken nokta yalnızca bir kitap veya bir etkinlik değil, <strong>farklı bir fikrin toplumla buluşmasının engellenmesi</strong>.</span></p>

<p><strong><span>“Yasak sadece kitabı toplatmak değildir”</span></strong></p>

<p><span>Güngör, sansür kavramının yalnızca kitapların toplatılması veya yayımlanmasının yasaklanması şeklinde anlaşılmaması gerektiğini savunuyor.</span></p>

<p><span>Yazısında, bir salonun kapısının kapatılmasının, bir konuşmanın yaptırılmamasının veya insanların belirli bir kitap etrafında bir araya gelmesinin engellenmesinin de aynı özgürlük tartışmasının parçası olduğunu belirtiyor.</span></p>

<p><span>Güngör’e göre bütün bu uygulamaların ortak noktası, <strong>fikirle fikir düzeyinde mücadele etmek yerine fikrin insanlara ulaşmasının önünü kesmek</strong>.</span></p>

<p><span>Bu nedenle Güngör, Amsterdam’da yaşandığını belirttiği olayın sadece kendi kitabıyla ilgili olmadığını, daha geniş anlamda fikir özgürlüğü ve çoğulculuk açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</span></p>

<p><strong><span>“Ben Spinoza değilim, ama…”</span></strong></p>

<p><span>Güngör yazısının merkezine şu çarpıcı karşılaştırmayı yerleştiriyor:</span></p>

<p><strong><span>“Ne ben Spinoza’yım ne de yaşananlar birebir aynıdır.”</span></strong></p>

<p><span>Güngör, 1656’daki Spinoza vakası ile 2026’da yaşandığını belirttiği kitap tanıtımının aynı tarihsel olaylar olmadığının altını çiziyor. Ancak ona göre aradan yaklaşık 370 yıl geçmesine rağmen, düşünceyi tartışmak yerine susturma refleksinin farklı biçimlerde ortaya çıkabilmesi düşündürücü.</span></p>

<p><span>Bu yaklaşımını, Amsterdam’ın kendi özgürlük tarihiyle bugün yaşananlar arasındaki çelişki üzerinden sorguluyor.</span></p>

<p><span>Güngör’e göre <strong>özgürlük, yalnızca kişinin kendi düşüncesini rahatça ifade edebilmesi değil; hoşlanmadığı, katılmadığı veya karşı çıktığı düşüncelerin de ifade edilebilmesine tahammül gösterebilmesi</strong> anlamına geliyor.</span></p>

<p><strong><span>Türklerin Amsterdam hafızası da şehrin tarihinin parçası</span></strong></p>

<p><span>Güngör’ün dikkat çektiği bir başka nokta ise kitabın konusu.</span></p>

<p><span>“Mavi Minibüs”, Amsterdam’daki Türk toplumunun özellikle 1976-1986 arasındaki ilk dönemlerinden bir kesit sunmayı amaçlıyor. Bu dönem, Hollanda’ya yönelik Türk işçi göçünün kalıcı bir toplumsal yapıya dönüşmeye başladığı yılların önemli bir bölümünü kapsıyor.</span></p>

<p><span>Bugün Amsterdam’ın sosyal, ekonomik ve kültürel yapısında Türk toplumunun da yarım asrı aşan bir geçmişi bulunuyor. Türkler; iş hayatından eğitime, ticaretten sivil toplum faaliyetlerine, camilerden derneklere kadar kentin toplumsal dokusunun bir parçası haline geldi.</span></p>

<p><span>Güngör, bu nedenle Türklerin Amsterdam’daki geçmişinin de şehrin tarihinin bir parçası olduğunu savunuyor.</span></p>

<p><strong><span>“Mavi Minibüs”</span></strong><span> de bu hafızanın belirli bir dönemini kayıt altına alma iddiasındaki çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><strong><span>Engellenen tanıtım daha fazla merak uyandırdı</span></strong></p>

<p><span>Güngör, kitabın tanıtım programının engellenmesinin ardından Amsterdam’daki bazı cami derneklerinin başkanları ve farklı yurttaşlardan kitabı okumak istediklerine ilişkin mesajlar aldığını aktarıyor.</span></p>

<p><span>Bu durum, Güngör’ün yazısındaki temel tezi de güçlendiriyor:</span></p>

<p><strong><span>Bir düşüncenin veya kitabın önüne engel konulması, her zaman onun toplumdaki etkisini azaltmayabiliyor; aksine merakı artırabiliyor.</span></strong></p>

<p><span>Yazar, tarih boyunca yasaklanan fikirlerin ve eserlerin zaman içinde yeniden gündeme geldiğini, yasaklamaların ise çoğu zaman kalıcı olamadığını savunuyor.</span></p>

<p><span>Spinoza örneği de bu tarihsel argümanın merkezinde duruyor. 1656’da susturulmak istenen düşünürün eserleri bugün dünya çapında felsefe, siyaset ve düşünce tarihi çalışmalarının önemli başlıkları arasında yer alıyor.</span></p>

<p><strong><span>Asıl mesele: Farklı fikirlere tahammül</span></strong></p>

<p><span>Güngör’ün Amsterdam üzerinden açtığı tartışmanın temelinde ise <strong>çoğulculuk</strong> ve <strong>fikir özgürlüğü</strong> bulunuyor.</span></p>

<p><span>Bir toplumun özgür olup olmadığı yalnızca çoğunluğun kabul ettiği fikirlerin ne kadar rahat ifade edildiğiyle değil, çoğunluğun veya güçlü grupların hoşlanmadığı düşüncelere ne kadar tahammül gösterebildiğiyle de ölçülüyor.</span></p>

<p><span>Bu açıdan bakıldığında, Güngör’ün yazısı Amsterdam’ın özgürlük imajını da sorgulamaya açıyor.</span></p>

<p><span>Çünkü fikir özgürlüğü, yalnızca savunulan düşüncelere özgürlük tanımak değil; karşı çıkılan düşüncelerin de barışçıl biçimde dile getirilebilmesine alan açmak anlamına geliyor.</span></p>

<p><strong><span>“İnsanlar susturulabilir, fikirler değil”</span></strong></p>

<p><span>Güngör yazısının sonunda tarihsel hafızadan hareketle güçlü bir mesaj veriyor:</span></p>

<p><span>Salonlar kapatılabilir, programlar iptal edilebilir, insanlar susturulabilir. Ancak fikirlerin dolaşımını tamamen durdurmak mümkün değildir.</span></p>

<p><span>Spinoza’nın 1656’da karşı karşıya kaldığı “herem” kararının üzerinden 370 yıl geçti. Spinoza bugün dünyanın farklı ülkelerinde okutuluyor; onu susturmak isteyenlerin isimleri ise büyük ölçüde tarih sayfalarında kaldı.</span></p>

<p><span>Güngör’ün Amsterdam’da yaşandığını belirttiği 2026 tarihli olay da bu nedenle daha geniş bir soruya dönüşüyor:</span></p>

<p><strong><span>Bir şehrin özgürlük geleneği, yalnızca kendi kabul ettiği fikirleri korumakla mı ölçülür; yoksa farklı ve rahatsız edici düşüncelerin de özgürce konuşulmasına izin vermekle mi?</span></strong></p>

<p><span>Yazarın cevabı açık: <strong>Fikirlerle mücadele etmenin yolu onları yasaklamak değil, onlara karşı fikir üretmektir.</strong></span></p>

<p><span>Çünkü tarih, yasakların geçici; fikirlerin ise çok daha uzun ömürlü olduğunu defalarca gösterdi.</span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/amsterdamda-sansur-tartismasi-spinozadan-370-yil-sonra-ayni-sehirde-fikir-ozgurlugu-sinavi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/08/amsterdam-kitap-engel-mavi-minubus-veyis-gungor.jpg" type="image/jpeg" length="71751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazeteci Sarıkoç’un, ’Yakınlarının kaleminden Şerafettin Yılmaz’ kitabı okuyucuyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/gazeteci-sarikocun-yakinlarinin-kaleminden-serafettin-yilmaz-kitabi-okuyucuyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/gazeteci-sarikocun-yakinlarinin-kaleminden-serafettin-yilmaz-kitabi-okuyucuyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Hüseyin Sarıkoç’un kaleme aldığı, "Yakınlarının Kaleminden Şerafettin Yılmaz" isimli eser Ötüken Neşriyat tarafından yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Gazeteci-yazar <strong>Hüseyin Sarıkoç</strong>'un hazırladığı, <span>12 Eylül 1980 Askerî Darbesi’nden sonra açılan “<strong>MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası</strong>”nın efsane </span>avukatı <strong>Şerafettin Yılmaz</strong>'ın hayatını, hukuk mücadelesini, iş insanı yönü ve kültür hizmetleri çalışmalarını bir araya getiren <strong>"Yakınlarının Kaleminden Şerafettin Yılmaz"</strong> isimli eser yayımlandı. Ötüken Neşriyat'ın Armağan Kitap serisinden çıkan ve 600 sayfayı aşkın eserde, 95 akademisyen, siyasetçi, hukukçu, gazeteci, iş ve kültür insanının kaleme aldığı yazılar ile <span>bir de kendisiyle gerçekleştirilen kapsamlı bir </span>söyleşi yer alıyor. </span></p>

<p><span>İlk baskısı geçen Temmuz ayında gerçekleştirilen<strong> </strong>kitapta, <strong>Şerafettin Yılmaz</strong>'ın Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesine bağlı Çıkınağıl <i>(bugünkü Evren ilçesi)</i> köyünde başlayan hayat hikâyesinden eğitim yıllarına, avukatlık mesleğine, öğretmenlikten siyasete uzanan yaşamı ayrıntılarıyla anlatılıyor. Kitapta, Yılmaz'ın 12 Eylül askeri darbesinin ardından açılan “<strong>MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası</strong>'nda” ana savunmayı üstlenerek kamuoyunda tanınan bir hukukçu hâline geldiği, daha sonra ise iş dünyasında yaptığı çalışmalar ardından Türk kültürüne yönelik vakıf ve sivil toplum çalışmalarına yoğunlaştığı aktarılıyor.</span></p>

<p><img alt="Huseyin Sarikoc Serafettin Yilmaz Kitabi 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/08/huseyin-sarikoc-serafettin-yilmaz-kitabi-2-1.jpg" width="999" /></p>

<p><span>Kitabın "<strong>Yola Çıkarken</strong>" başlığı altında, “Bu çalışmanın bir övgü kitabı değil, gelecek nesillere ışık tutacak kalıcı bir kaynak olması amacıyla hazırlandığını” belirten <strong>H.</strong> <strong>Sarıkoç</strong>, <strong>Şerafettin Yılmaz</strong>'ın, <span>bu kitabın, özellikle bir “<strong>methiye ve başarı hikâyesi</strong>” kitabı olmaması </span>yönündeki hassasiyetini dikkate alarak, farklı görüşlerden isimlerin değerlendirmelerine yer verdiklerini vurguluyor. Kitabın dikkat çeken bölümlerinden birini ise gazeteci Sarıkoç’un Şerafettin Yılmaz ile gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşi oluşturuyor. <span>Söyleşide, kendisine yöneltilen soruları açıklıkla cevaplandıran</span><span> </span><strong>Yılmaz</strong>, Türk Milliyetçiliğinin, tarihsel süreçte Türk milletinin varlığını koruma ihtiyacından doğduğunu belirterek, Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecinden Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan <span>dönemde bu düşüncenin temelinin oluştuğunu</span> ifade ediyor. <strong>Yılmaz</strong>, röportajda günümüzdeki millî devlet anlayışına yönelik tartışmaları da değerlendirirken, milliyetçi düşüncenin yalnızca tehditleri dile getirmekle yetinmemesi <span>gerektiğinin ve </span>toplumun önüne umut veren hedefler koymasının önemine dikkat çekiyor. Milliyetçi siyaset ile sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini vurgulayan <strong>Yılmaz</strong>, millî şuur sahibi insanların, düşüncelerini daha etkin şekilde ortaya <span>koymalarının ülkemiz </span>açısından önem taşıdığını ifade ediyor.</span></p>

<p><span><span><img align="left" alt="" height="478" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/08/huseyin-sarikoc-serafettin-yilmaz-kitabi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:10px" width="308" /></span></span></p>

<p><span>Söyleşide, <strong>Galip Erdem</strong>’in “<strong>Türk milliyetçiliğinin en büyük meselesi Türk Milliyetçileridir</strong>” sözüne ilişkin yöneltilen soruya da cevap veren <strong>Şerafettin Yılmaz</strong>, “</span><span>Aynı fikir ve düşünce dünyasından insanlar arasında, mevcuda kıyasla çok daha sıcak dostluk ilişkilerinin bulunması, gönül bağlarının çok daha güçlü olması, saygı ve güven ortamının bulunması gerektiğini göremeyen <strong>Galip Erdem ağabey</strong>, bu cümleyi, bir ümidinin ve dileğinin ifadesi olarak sarfetmiştir. Bu saydıklarım <i>(dostluk, saygı, güven gibi)</i> yeterli olmayınca, ihtiyacımız olan müşterek çalışmalar, ortak yapılar oluşamıyor. Bazen, bazı konularda çalışma yapmak, ortak bir fikrî zemin hazırlamak niyetiyle toplantılar düzenlenir. Bazılarına ben de katılırım. Genellikle şunu müşahede ederim; her defasında çok yüksek perdeden bol bol konuşulur, eleştiriler yapılır; ancak, <strong>konuşulanları bir sonuca ulaştıracak karar aşamasında, hiç kimse sorumluluk almaya yanaşmaz</strong></span><span>.</span><span> Çünkü, bunu yapmak için zaman ayırmak, fedakârlık yapmak, maddi katkıda bulunmak gerekir. Bu olmayınca, konuşulanlar temenniden ileri gidemez. Üstelik, elini taşın altına <strong>k</strong>oyup bir şeyler yapmaya çalışanlara yardımcı olmak bir yana, çoğu defa yapılabilen hizmetlere yönelik olarak, acımasızca eleştiri yöneltirler. <strong>Galip</strong> ağabey, bunların çok daha fazlasını müşahede etmiş, gönül kırgınlığını kendisine saklamış bir insan olarak, çok anlamlı bir tespit yapmıştır. Bu hükmünü, hepimizin tekrar tekrar düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim.” dedi.</span></p>

<p><span>Röportaj boyunca, çocukluk yıllarından hukuk mücadelesine, 12 Eylül sonrası üstlendiği davalardan Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’ndaki çalışmalarına kadar, birçok konuda değerlendirmelerde bulunan <strong>Yılmaz</strong>, fikir hayatına ilişkin tecrübelerini ve satır aralarında gelecek kuşaklara yönelik tavsiyelerini de okuyucularla paylaşıyor.</span></p>

<p><span>Kitapta, <strong>Abdullah Kılıç</strong>'ın kaleme aldığı <strong>"Bir Dava Dervişi Şerafettin Yılmaz Ağabey"</strong> başlıklı yazıda ise, Anadolu'nun kalbine ekilmiş bir tohuma benzetiliyor. Yazıda, onun özellikle zor dönemlerde gösterdiği fedakârlık, genç hukukçulara örnek kişiliği ve Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'ndaki çalışmaları ön plana çıkarılıyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Eserde; <strong>Taha Akyol, Namık Kemal Zeybek, Tevfik Yamantürk, Cezmi Bayram, Ahmet Malkan, Köksal Anadol, Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, Prof. Dr. Ahat Andican, M. Sinan Genim, Musa Serdar Çelebi, Prof. Dr. Süphi Saatçı, Prof. Dr. Fahameddin Başar, Bilge Erdem, Derviş Koyuncu, Murat Denizhan Kakaç, Adnan İslamoğlular, <span> </span>Ali Osman Mola, Dr. Tarık Sülo Cevizci, Cevat Saraç, Şaban Gülbahar</strong> ve çok sayıda siyasetçi, akademisyen, hukukçu, gazeteci, iş <span> </span>ve kültür insanının <strong>Şerafettin Yılmaz</strong>'a ilişkin <span>hatıraları ve </span>değerlendirmeleri yer alıyor. Yazarlar, ortak değerlendirmelerinde <strong>Yılmaz</strong>'ı; ilkeli duruşu, dava adamı kimliği, hukuk mücadelesi, kültür <span>hayatına katkıları ve güçlü insan ilişkileriyle öne çıkan bir isim olarak anlatıyor. </span></span></p>

<p><span>Kitabın hazırlayan 1960 Sürmene – Trabzon doğumlu <strong>Hüseyin Sarıkoç</strong> ise, yaklaşık yarım asrı yaklaşan gazetecilik mesleğinde Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı'nın kuruluş süreci, TGRT, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanlığı ve çok sayıda medya kuruluşunda görev yaptı. <strong>Sarıkoç</strong>, uzun yıllara dayanan gazetecilik tecrübesini bu çalışmaya aktarırken, kitabın sonunda emeği geçenlere teşekkür ederek, çalışmanın okuyucular için önemli bir başvuru kaynağı olmasını temenni ettiğini ifade ediyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/gazeteci-sarikocun-yakinlarinin-kaleminden-serafettin-yilmaz-kitabi-okuyucuyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/08/huseyin-sarikoc-serafettin-yilmaz-kitabi-5.jpg" type="image/jpeg" length="50393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göbeklitepe’den, Rapa Nui Uygarlığına, Timewalk Exhibition Londra’da]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/gobeklitepeden-rapa-nui-uygarligina-timewalk-exhibition-londrada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/gobeklitepeden-rapa-nui-uygarligina-timewalk-exhibition-londrada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Müzecilik, Göbeklitepe’den başlayarak Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui uygarlıklarını tek bir sürükleyici anlatıyı, Londra’da ziyaretçilerle buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><u><span>NEVSAL ELEVLİ</span></u></strong></p>

<p><strong><span>LONDRA</span></strong></p>

<p><span>DEM Müzecilik, antik medeniyetleri ileri teknoloji ve deneyim tasarımıyla buluşturan yeni projesi <strong>Timewalk Exhibition</strong>’ı Londra’da ziyaretçilerle buluşturdu. Londra’da kapılarını açan sergi, Göbeklitepe’den başlayarak Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui uygarlıklarını tek bir sürükleyici anlatıda buluşturuyor. 12 bin yıllık insanlık tarihini farklı medeniyetler üzerinden tek bir deneyimde anlatan sergi, bu özelliğiyle Londra’da bir ilk olma niteliği taşıyor.</span></p>

<p><span>Yaklaşık iki buçuk yıllık çalışmanın ardından 250’den fazla tarihçi, tasarımcı, mimar, mühendis ve teknoloji uzmanının katkısıyla hazırlanan Timewalk Exhibition, arkeolojik araştırmalar temel alınarak geliştirildi. Görsel-işitsel teknolojiler ve çok duyulu deneyim tasarımıyla ziyaretçilere tarihin içinde yolculuk yapma imkânı sunan sergide, 25 dilde sesli rehber ve çocuklara özel anlatım seçeneği de yer alıyor.</span></p>

<p><img alt="Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 4" class="detail-photo img-fluid" height="766" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/dem-muzecik-timewalk-exhibition-londra-4.jpg" width="998" /></p>

<p><span>Açılışa, Londra Belediye Başkanı’nın İş ve Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı <strong>Howard Dawber</strong> da katıldı. Konuşmasına Türkçe “Hoş geldiniz” diyerek başlayan Dawber, Londra’nın uluslararası kültür projelerine verdiği öneme dikkat çekerek Timewalk Exhibition’ın kentin kültür ve sanat yaşamına önemli katkı sağlayacağını söyledi.</span></p>

<p><img alt="Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 2" class="detail-photo img-fluid" height="557" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/dem-muzecik-timewalk-exhibition-londra-2.jpg" width="996" /></p>

<p><span>DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Mehmet Uğur Esin</strong>, Timewalk Exhibition ile Türkiye’den dünyaya uzanan yeni bir kültür köprüsü kurduklarını belirterek, insanlığın ortak mirasını çağdaş teknolojilerle yeniden yorumlamayı hedeflediklerini ifade etti.</span></p>

<p><span>DEM Müzecilik CEO’su <strong>Eda Bildiricioğlu</strong> ise Timewalk Exhibition’ın yalnızca bir sergi değil, ziyaretçileri tarihin içine davet eden sürükleyici bir deneyim olduğunu belirterek, Londra ile başlayan bu kültür yolculuğunu dünyanın farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini söyledi.</span></p>

<p><img alt="Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 8" class="detail-photo img-fluid" height="613" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/dem-muzecik-timewalk-exhibition-londra-8.jpg" width="1004" /></p>

<p><span>Açılışta konuşan tarih danışmanları <strong>Laurence Blair, Dr. Edward Scrivens</strong> ve <strong>Prof. Eleanor Robson</strong> da serginin bilimsel altyapısı ve tarihsel doğruluğuna dikkat çekti. Akademisyenler, antik uygarlıkların yalnızca kalıntılarıyla değil, çağdaş teknolojilerle yeniden canlandırılarak ziyaretçilere benzersiz bir tarih deneyimi sunulduğunu vurguladı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dem Muzecik Timewalk Exhibition Londra 6" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/dem-muzecik-timewalk-exhibition-londra-6.jpg" width="999" /></p>

<p><span>Daha önce Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi projeleriyle 15 uluslararası ödül kazanan DEM Müzecilik, Timewalk Exhibition ile deneyim müzeciliği alanındaki birikimini ilk kez yurtdışına taşıyarak Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası ziyaretçilerle buluşturuyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/gobeklitepeden-rapa-nui-uygarligina-timewalk-exhibition-londrada</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/d-e-m-muzecik-timewalk-exhibition-londra-12.jpg" type="image/jpeg" length="38428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsanlar bir zamanlar on binlerce dil konuşuyordu]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/insanlar-bir-zamanlar-on-binlerce-dil-konusuyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/insanlar-bir-zamanlar-on-binlerce-dil-konusuyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bugün konuşulan diller, geçmişte yaşanan büyük bir "dil darboğazından" sağ çıkabilen az sayıdaki dilin mirası.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Yeni bir araştırma, insanlık tarihindeki dil çeşitliliğinin sanılandan çok daha geç bir dönemde zirveye ulaştığını ve ardından imparatorlukların yükselişiyle birlikte hızla azaldığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Science</strong> dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bugün konuşulan diller, geçmişte yaşanan büyük bir "dil darboğazından" sağ çıkabilen az sayıdaki dilin mirası.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacılar, bu sonuca ulaşmak için günümüzde yaşayan 171 avcı-toplayıcı topluluğun dil çeşitliliğini analiz etti ve bu verileri kullanarak yaklaşık 12 bin yıl önce, son Buzul Çağı'nın ardından Dünya'da kaç dil konuşulduğunu hesapladı.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre, o dönemde dünya nüfusu 7 milyonun altındayken, yeryüzünde yaklaşık 4 bin 500 ila 6 bin 200 farklı dil konuşuluyordu.</span></span></p>

<p><a href="https://istikbaluk.com/" rel="nofollow"><img alt="Istikbal 860X450 Pxl" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/04/istikbal-860x450-pxl.jpg" width="860" /></a></p>

<h2><span><strong><span>Dil sayısı binlerce yıl boyunca arttı</span></strong></span></h2>

<p><span><span>Araştırmaya göre dünya nüfusu büyüdükçe dil çeşitliliği de arttı. Yaklaşık bin ila 3 bin yıl önce, yani görece yakın bir dönemde, dünya genelinde on binlerce farklı dil konuşuluyordu. Bilim insanları bu dönemi dil çeşitliliğinin "altın çağı" olarak tanımlıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ancak bu dönem uzun sürmedi. Araştırmaya göre dil çeşitliliği daha sonra hızlı ve büyük ölçüde geri döndürülemez bir düşüşe geçti.</span></span></p>

<p><span><span>Çalışmanın yazarlarından Claire Bowern, en şaşırtıcı sonucun dil çeşitliliğinin zirvesinin bu kadar yakın bir tarihte yaşanmış olması olduğunu belirterek, "En yüksek dil çeşitliliği, sanıldığı gibi uzak Paleolitik Çağ'da değil, devletlerin büyüdüğü ve ilk imparatorlukların ortaya çıktığı dönemde yaşanmış olabilir," dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacılar, yaklaşık 4 bin yıl önce başlayan İmparatorluklar Çağı'nın ilk aşamada dil çeşitliliğini hemen azaltmadığını, ancak yaklaşık 2 bin yıl önce dünya genelindeki dil sayısının adeta "uçurumdan düşer gibi" azalmaya başladığını belirledi.</span></span></p>

<p><a href="https://kafkasfoods.com/" rel="nofollow"><img alt="Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1" class="detail-photo img-fluid" height="279" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kafkas-dondurma-haber-ici-yatay-1.jpg" width="991" /></a></p>

<h2><span><span>İmparatorluklar küçük dilleri yok etti</span></span></h2>

<p><span><span>Araştırmaya göre bu gerilemenin temel nedeni, çok uluslu devletlerin ve büyük imparatorlukların genişlemesi oldu.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span>Güçlenen siyasi yapılar küçük toplulukları bünyelerine kattı ve kendi dillerini egemen hale getirirken yerel diller zamanla ortadan kayboldu.</span></span></p>

<h2><span><strong><span>Bugün 7 bin 500 dil kaldı</span></strong></span></h2>

<p><span><span>Günümüzde dünya genelinde yaklaşık 7 bin 500 dil konuşuluyor. Bu sayı, 12 bin yıl öncesine göre daha yüksek olsa da dil çeşitliliğinin zirve yaptığı dönemdeki on binlerce dile kıyasla çok daha düşük.</span></span></p>

<p><span><span>Endangered Languages Project verilerine göre bugün konuşulan dillerin yaklaşık 3 bin 300'ü ciddi tehdit altında. Bunlardan 437'si ise kritik derecede tehlike altında.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacılar, son 50 yılda 400'den fazla dilin tamamen yok olduğunu belirtiyor. Bu süreçte sömürgecilik en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Örneğin Afrika'daki Kalahari Çölü'nde yerli toplulukların yaşadığı bölgelerin sınırlarla bölünmesi, N|uu dilini konuşan toplulukları parçaladı. Günümüzde bu dili akıcı şekilde konuşabilen yalnızca bir kişi kaldığı belirtiliyor.</span></span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p>

<h2><span><strong><span>Yasaklar ve ekonomik baskılar etkili oldu</span></strong></span></h2>

<p><span><span>Araştırmaya göre birçok dilin yok olmasında hukuki yasaklar, şiddet ve zorla asimilasyon önemli rol oynadı.</span></span></p>

<p><span><span>Bunun yanında İngilizce ve İspanyolca gibi baskın dillere yönelme baskısı da dil çeşitliliğinin azalmasına katkı sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Bilim insanları, günümüzde dil kaybı hızının çok yüksek olmasına rağmen, yeni araştırmanın geçmişte dil yok oluşlarının bugünkünden bile daha hızlı gerçekleştiğini gösterdiğini belirtiyor.</span></span></p>

<p><i><span>(Euronews)</span></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/insanlar-bir-zamanlar-on-binlerce-dil-konusuyordu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/insanlar-on-binlerce-dil-konusuyordu-3.jpg" type="image/jpeg" length="58196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıla yolu kültür yoluna dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/sila-yolu-kultur-yoluna-donusuyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/sila-yolu-kultur-yoluna-donusuyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllar önceydi. UETD Hollanda olarak Bosna kültür gezisi organize etmiştik. Gezimiz, Ayvaz Dede Şenlikleri'nin 500. yıl dönümüne denk gelmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>[article id="12409" color="bg-dark"][/article]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/sila-yolu-kultur-yoluna-donusuyor-1</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/07/veyis-gungor-sila-yolu-kultur-yolu-9877.jpg" type="image/jpeg" length="37675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sevenleri, Kadir İnanır’ı son yolculuğuna uğurladı]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/sevenleri-kadir-inaniri-son-yolculuguna-ugurladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/sevenleri-kadir-inaniri-son-yolculuguna-ugurladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın cenazesi, Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın cenazesi, Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.</span></p>

<p><span>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bir devrin, Yeşilçam'ın hayatımıza uzanan, evlerimize, ailelerimize dahil olan eşsiz değerlerini maalesef birer birer kaybediyoruz. Onlara birer birer veda ediyoruz, ahirete uğurluyoruz." dedi.</span></p>

<p><span>Kadir İnanır'ın eşsiz bir değer, önemli bir usta olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span>“Başta Türk sinemasına kazandırmış olduğu ders niteliğindeki eserleri, aynı şekilde sinemamızın Türk klasiklerinde hayat vermiş olduğu eserleriyle çok önemli bir sanatçımızdı. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına, tüm sanatseverlerimize, sanat camiamıza başsağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.”</span></p>

<p><img alt="Kadir Inanir Topraga Verildi 1" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kadir-inanir-topraga-verildi-1.jpg" width="1001" /></p>

<p><span>Cenaze törenine katılan eski A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kadir İnanır'ın sinemanın duayenlerinden olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span>Oyuncu Hülya Avşar ise İnanır'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Ben yine iyileşip yine reklamlarda oynayacak, yine bizlerle olacak diye bakarken şoka girdim." dedi.</span></p>

<p><span>Yeşilçam'ın değerlerinin yavaş yavaş kaybolmalarının kendisini çok üzdüğünü ifade eden Avşar, "O yüzden elimizde kalanlara böyle dört elle sarılmak geliyor içimden. Onların nasıl değerini biliriz onu düşünüyorum. Çünkü her böyle kaybımızda bunları düşünüyoruz ama sonra unutuyoruz." diye konuştu.</span></p>

<p><img alt="Kadir Inanir Topraga Verildi 3" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kadir-inanir-topraga-verildi-3.jpg" width="995" /></p>

<p><span>Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile Levent İnanır, Jülide Kural, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Halil Ergün, Ahmet Yenilmez, Oktay Kaynarca, İlyas Salman'ın da aralarında bulunduğu siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.</span></p>

<p><span>Yoğun katılımın olduğu törende zaman zaman kalabalıktan dolayı arbede yaşandı. Kadir İnanır'ın cenazesi Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.</span></p>

<p><img alt="Kadir Inanir Topraga Verildi 2" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kadir-inanir-topraga-verildi-2.jpg" width="992" /></p>

<p><strong><span>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen cenaze töreni</span></strong></p>

<p><span>Törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın yanı sıra sinema, siyaset ve sanat dünyasından pek çok kişi katıldı.</span></p>

<p><img alt="Kadir Inanir Topraga Verildi 4" class="detail-photo img-fluid" height="571" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kadir-inanir-topraga-verildi-4.jpg" width="1016" /></p>

<p><span>Tören öncesinde açıklama yapan İnanır'ın yeğeni Soner Arıca, duygularının darmadağın olduğunu ve gerçeğe inanamadığını belirterek, "Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, kardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü." dedi.</span></p>

<p><span>Annesini de kısa süre önce kaybettiğini hatırlatan Arıca, "Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışık." değerlendirmesini yaptı.</span></p>

<p><span>Sinema yazarı Atilla Dorsay ise Türk sinemasının Yeşilçam ile birlikte yaygınlaştığına dikkati çekerek, "Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika'da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam'ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır'ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum." şeklinde konuştu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span>"Onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz"</span></strong></p>

<p><span>"Kuzeyden Gelen Adam" adlı belgeselden bir bölümün gösterimiyle başlayan törendeki ilk konuşmayı yapan Jülide Kural, İnanır'ın insanlığına ve vicdanına vurgu yaptı.</span></p>

<p><span>Kural, "Aslında Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelin gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır." görüşünü paylaştı.</span></p>

<p><span>Oyuncu Menderes Samancılar da usta sanatçının Hekimoğlu Türküsü'nü derlediğini belirterek, "Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız." ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span>İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise dayısının yıllar önce verdiği bir röportajda, "Ben bir gün ölürsem, Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak" dediğini aktararak, şunları kaydetti:</span></p>

<p><span>"Yine onun kendi söylemi, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek' derdi. Keyifle izlenmenin altı şöyle çizilebilir, bütün filmler nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, kahramanları içimizden seçen, nitelikli ve kendi oynadığı kadar senaryolarına da dokunduğu işlerdi. O yüzden hepinizde izler bırakacak. Biz de o izlerle yaşamımıza devam edeceğiz. O yüzden ben onunla vedalaşmıyorum. O içimizde yaşayacak, yaşıyor."</span></p>

<p><span>Londra’da yaşamını sürdüren okul yıllarından arkadaşı, Gazeteci Nevsal Elevli defin işleminin ardından sosyal medya paylaşımında, “Bugün Kadir İnanır’ı toprağa verdik…</span></p>

<p><span>Mezarlıkta adım atacak yer yoktu. Binlerce insan, onu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Gözyaşları, dualar ve alkışlar birbirine karıştı.</span></p>

<p><span>Bir kez daha gördük ki gerçek sanatçılar sadece eserleriyle değil, insanların kalbindeki yerleriyle de ölümsüz oluyor. Güle güle sevgili Kadir… Seni hiç unutmayacağız.” Ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span>Törende ayrıca Adil Kaya, Ali Gündoğdu, Köksal Holoğlu, Kerim Yıldız, manevi kızı Aslı Kızıltuğ, Baran Seyhan, Nevsal Elevli, Canan Kaftancıoğlu, Ada Cemal, Cemal Kayacı, Sali Turan ve yeğeni Gül Bakar gibi isimler de sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etti.</span></p>

<p><span>Anma programı, törene katılanların usta sanatçının tabutunun önünden gerçekleştirdiği veda ve saygı geçişiyle sona erdi.</span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/sevenleri-kadir-inaniri-son-yolculuguna-ugurladi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/kadir-inanir-topraga-verildi-5.jpg" type="image/jpeg" length="91406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can Çakır’dan Londra’da ezber bozan Dede Korkut–Aziz George teorisi]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakirdan-londrada-ezber-bozan-dede-korkut-aziz-george-teorisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakirdan-londrada-ezber-bozan-dede-korkut-aziz-george-teorisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyen – Yazar Can Çakır’ın, farklı ülke kaynaklarından yaptığı araştırmaları kapsayan ‘Ezber Bozan’ Kitabı, Dede Korkut’u Okurlarla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Efsanevi Türk bilgesi <strong>Dede Korkut,</strong> Aydınlatıcı <strong>Aziz Gregor</strong> ve İngiltere'nin koruyucu azizi <strong>Aziz George</strong>'un "aynı kişi" olabileceği iddiasını ortaya atan yazar <strong>Can Çakır</strong>, bu cesur teoriyi Cuma akşamı Kuzey Londra'da verdiği bir konuşmada sundu. </span></p>

<p><span>Tottenham'da 40'tan fazla kişinin katıldığı kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap eden Türk yazar ve Türkolog, bu sonuca "farklı ülkelerden birçok kaynağa dayanarak 30 yıllık kapsamlı bir araştırmanın" ardından ulaştığını söyledi. Bulguları, Türkçe olarak yayımlanan yeni kitabı “<strong>Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameler</strong>i"nde yer alıyor. </span></p>

<p><span>Çakır; üçüncü yüzyılda Kapadokya ile olan bağları ve —özellikle bir ejderhayı öldürmeleri başta olmak üzere— paylaştıkları efsanevi maceralar da dahil olmak üzere, kültürel açıdan önemli bu üç figür arasındaki bir dizi ortak özelliği vurguladı. Dede Korkut'a dair yerleşik yorumları sorgulayan yeni bir kitabın yazarı olan Çakır ayrıca, "George" isminin kökeninin Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde, Gürcistan sınırına yakın Artvin ilindeki Gorgit'e dayandığını belirtti. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Öğretmen, yazar ve Türkolog olan Çakır, The Garden House'da (Kitabevi) gerçekleştirilen ve bir saat süren söyleşide, yeni kitabından bu bilgileri ve daha pek çok ilgi çekici ayrıntıyı paylaştı. </span></p>

<p><span>Etkinliğin moderatörlüğünü gazeteci Mustafa Köker üstlendi. Katılımcılar arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Eğitim Ataşesi Deniz Özalp, Türk öğrenciler ve akademisyenler yer aldı. Konuşmanın ardından Çakır, katılımcılarla sohbet etti ve yeni kitabının kopyalarını imzaladı. </span></p>

<p><img alt="Can Cakir Kitap Tanitim" class="detail-photo img-fluid" height="3940" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/can-cakir-kitap-tanitim.jpg" width="870" /></p>

<p><span>Dede Korkut ile ilişkilendirilen destansı öyküler, etkisi Anadolu'nun çok ötesine, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya ve Mezopotamya'ya uzanan efsanevi bir figür olan Dede Korkut ile ilgili sayısız kitapta yeniden anlatılmıştı. Can Çakır, <i>Dede Korkut ve Oğuznameleri</i> adlı eserinde farklı bir yaklaşım benimseyerek, Dede Korkut'un kim olabileceğini ve mirasının neden kültürler, inançlar ve uluslar arasında yankı bulduğunu araştırmak için çok dilli tarihi kayıtları, sözlü gelenekleri ve edebi kaynakları inceliyor. </span></p>

<p><span>Can Çakır’ın kitabı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da kimlikleri şekillendirmeye devam eden ortak bir kültürel mirasa yeni bir ışık tutuyor. Oğuz Türkleri, Ermeniler, Gürcüler ve hatta Birleşik Krallık'ın tarihlerine uzanan bağlantıları araştıran yazar, dilciler, tarihçiler, folkloristler ve kültür bilimcileri arasında tartışmalara ilham vermeye devam eden bir figüre dair okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor. </span></p>

<p><span>Can Çakır'ın <i>"Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"</i> adlı kitabı, Amazon Türkiye ve diğer büyük Türk çevrimiçi kitapçılarından £25 ücretle ciltsiz olarak temin edilebilir. Kuzey Londra'daki okuyucular, kitabı doğrudan The Garden House'dan (Kitabevi) satın alabilirler; kitabın Birleşik Krallık ve Avrupa'daki çıkışı ise Temmuz 2026 planlanmakta.</span></p>

<p><a href="https://istikbaluk.com/" rel="nofollow"><img alt="Istikbal 860X450 Pxl" class=" detail-photo img-fluid" height="450" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/04/istikbal-860x450-pxl.jpg" width="860" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN, KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakirdan-londrada-ezber-bozan-dede-korkut-aziz-george-teorisi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/can-cakir-yeni-kitabini-tanitti-2.jpg" type="image/jpeg" length="73815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can Çakır, yeni kitabı “Dede Korkut ve Oğuznameleri”ni okurlarıyla buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakir-yeni-kitabi-dede-korkut-ve-oguznamelerini-okurlariyla-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakir-yeni-kitabi-dede-korkut-ve-oguznamelerini-okurlariyla-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacı yazar, Akademisyen Can Çakır, Türk folklorunun efsanevi bilgesi Dede Korkut’un gizemini ortaya koyan “Dede Korkut ve Oğuznameleri” adlı eseri için Londra’da tanıtım söyleşisi gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Dede Korkut, tarihi bir figür mü yoksa kurgusal bir karakter mi? Türkiye için önemi nedir? Ve Türk folklorunun bu efsanevi bilgesi, ozanı, din ulusu, İngiltere'nin koruyucu azizi Aziz George ve Ermeni Apostolik Kilisesi'nin koruyucu azizi ve kurucusu Aydınlatıcı Aziz Gregory ile bağlantıları var mıdır?</span></p>

<p><span>Bu ve daha birçok soru, Eurovizyon editörü, gazeteci Mustafa Köker ile yazar ve </span><span>Türkolog</span><span> Can Çakır’ın yeni kitabı <i>"Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"</i>nin bulgularını tartışmak üzere 26 Haziran Cuma günü Kuzey Londra'da düzenlenecek özel bir halk etkinliğinde ele alınacak.</span></p>

<p><span>Katılım ücretsiz ve halka açıktır. Tottenham’da The Garden House (Kitabevi)’nin üst katındaki özel salonda gerçekleştirelecek olan etkinlik, katılımcılara, Türk sözlü geleneğinin en kalıcı figürlerinden birinin kapsamlı olarak tarihsel, kültürel ve dinsel önemini keşfetme konusunda nadir bir fırsat sunacak.</span></p>

<p><span>Dede Korkut ile ilişkilendirilen destansı öyküler, etkisi Anadolu'nun çok ötesine, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya ve Mezopotamya'ya uzanan efsanevi bir figür olan Dede Korkut ile ilgili sayısız kitapta yeniden anlatılmıştır. Can Çakır, <i>Dede Korkut ve Oğuznameleri</i> adlı eserinde farklı bir yaklaşım benimseyerek, Dede Korkut'un kim olabileceğini ve mirasının neden kültürler, inançlar ve uluslar arasında yankı bulduğunu araştırmak için çok dilli tarihi kayıtları, sözlü gelenekleri ve edebi kaynakları inceliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Can Çakır’ın kitabı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da kimlikleri şekillendirmeye devam eden ortak bir kültürel mirasa yeni bir ışık tutuyor. Oğuz Türkleri, Ermeniler, Gürcüler ve hatta Birleşik Krallık'ın tarihlerine uzanan bağlantıları araştıran yazar, dilciler, tarihçiler, folkloristler ve kültür bilimcileri arasında tartışmalara ilham vermeye devam eden bir figüre dair okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor.</span></p>

<p><img alt="Can Cakir Dede Korkut Afis-1" class="detail-photo img-fluid" height="1431" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/can-cakir-dede-korkut-afis-1.jpg" width="954" /></p>

<p><span>“Öğrencilik yıllarımdan beri Dede Korkut’un ölümsüz karakterine hayranım,” diyen Çakır; “Başka bir kitap için Kuzey ve Doğu Anadolu sahasında, folklor ve tarihi kaynaklar araştırırken, inanılmaz, çok ilgi çekici referanslar ve beklenmedik bağlantılarla karşılaştım ve bu durum beni, anlatılacak çok daha büyük bir hikaye olduğuna ikna etti. Her milletin kendi efsaneleri vardır ve bunlar genellikle o milletlerin kendi tarihine ve kültürüne özgü hikayelerdir. Ancak Dede Korkut’u çevreleyen hikayeler, birçok farklı halkın sözlü geleneklerinde ve tarihi anlatılarında yer alıyor ve her biri onun hayatı ve kahramanlıklarına dair kendi yorumunu ekliyor. Kitabım bu kaynakları bir araya getiriyor ve okuyucularımı bunların farklı figürlere mi yoksa aynı tarihi karaktere mi atıfta bulunduğuna dair kendi kararlarını vermeye davet ediyorum,” diye ekledi.</span></p>

<p><span>Can Çakır'ın katılımıyla gerçekleşecek bu samimi, Londra kitap etkinliği ve söyleşisi için yerler sınırlıdır. Katılımı garanti altına almak için </span><span><a href="https://www.eventbrite.co.uk/e/dede-korkut-gizemler-yolculuklar-ve-baglantlar-tickets-1991830247890" rel="nofollow"><strong><span>Eventbrite</span></strong></a></span><span> üzerinden ön kayıt yaptırmanız önerilir.</span></p>

<p><span>Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri kitabı etkinlik akşamı satışa sunulacaktır. Etkinlik saat 19:00'da başlayacak ve yaklaşık bir saat sürecek, ardından açık büfe ve yazarla tanışma fırsatı sunulacaktır.</span></p>

<p><span>Kitabevi, Tottenham'da, Seven Sisters ve Bruce Grove istasyonlarına yürüme mesafesinde yer almaktadır. Mekanın arkasındaki halka açık otoparkta saat 18:30'dan itibaren ücretsiz park imkanı mevcuttur.</span></p>

<p><span>Can Çakır'ın <i>"Kimliği, Dili, Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri"</i> adlı kitabı, Amazon Türkiye ve diğer büyük Türk çevrimiçi kitapçılarından £25 ücretle ciltsiz olarak temin edilebilir. Kuzey Londra'daki okuyucular, kitabı doğrudan The Garden House'dan (Kitabevi) satın alabilirler; kitabın Birleşik Krallık ve Avrupa'daki çıkışı ise Haziran 2026 sonunda planlanmaktadır.</span></p>

<p><img alt="Can Cakir Researching" class="detail-photo img-fluid" height="1569" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/can-cakir-researching.jpg" width="998" /></p>

<p><strong><span>Can Çakır Hakkında</span></strong></p>

<p><span>Can Çakır, Türk dili, tarihi, kültürü ve folkloruyla ilgili kapsamlı akademik araştırmalar yapan, Türkolog, öğretmen ve yayınlanmış eserleri olan bir yazardır.</span></p>

<p><span>Can Çakır, İstanbul-Üsküdar’da doğdu. Onun erken yaşlardaki dil, tarih ve edebiyata olan tutkusu onu üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okumaya yönlendirdi. Marmara Üniversitesi’ndeki Lisans eğitiminden 1991’de mezun olan Can, hemen ardından 1991’de başladığı Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nden yüksek lisans eğitimini 1994’de tamamladı. Burada, Türk dünyasının zengin kültürel mirasını, folklorunu ve geleneklerini inceledi. Bu dönemde Anadolu'nun ve birçok medeniyetinin tarihi, coğrafyası, etimolojisi ve antropolojisinin kesişimi onda büyük ilgi ve merak uyandırdı ve onun yazarlık yolculuğuna başlamasının ilk adımlarını oluşturdu.</span></p>

<p><span>Lisans eğitimindeki mezuniyetinin hemen ardından Can, öğretmenlik kariyerine, İstanbul'da bir devlet orta okulunda Türk Dili ve edebiyatı öğretmenliği ile başladı.<span> </span>O zamandan beri Türkiye ve İngiltere'deki çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenliğe devam etti. O, öğretmenlikteki bu deneyim ve donanımını daha da geliştirerek yabancı dil olarak İngilizce öğretmenliğine de taşıdı.</span></p>

<p><span>1997 yılında Londra'ya taşınan Can, Middlesex Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Master programına kaydoldu ve 2001 yılında mezun oldu. Daha sonra, aynı üniversitede Sosyal Bilimler Araştırma Metodları alanında yüksek lisans programını 2011’de tamamladı. Aradaki bu zaman diliminde, hedeflediği IT donanımını geliştirdi.</span></p>

<p><span>Can, öğrenim hayatı ve öğretmenliğinin yanı sıra, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla çeşitli eğitim girişimleri ve topluluk projeleri üzerinde işbirliği yapan bir eğitim danışmanıdır.</span></p>

<p><span>Uzun yıllar eğitim alanında çalıştıktan sonra Can, ilk tutkusu olan yazarlığa geri döndü. Yayınlanmış eserleri arasında şunlar yer almaktadır: Tarihi, Etimolojisi ve Edebiyatıyla Boza Kitabı (2019), 93 Muhaciri Osmanlı Zabiti Binbaşı Kadri Bey'in Hatıratı'ndan Sergüzeşti (93 Harbi'nden Cumhuriyete Yolculuk) (2024), ve en son kitabı, Kimliği, Dili Tarihi, Coğrafyası ile Dede Korkut ve Oğuznameleri (2026). Bu son eser, efsanevi karakteri daha geniş bir perspektiften inceleyerek, Dede Korkut'un birçok ülke ve kültürdeki kültürel önemine dair eşsiz bir eleştiri sunuyor. Can'ın ustaca örülmüş anlatıları, kapsamlı tarihsel araştırmaları, edebi çalışmaları, Türk kültürel mirasına duyduğu derin ilgi ve takdiri bir araya getiriyor.</span></p>

<p><span>Can, boş zamanlarında okumak, bilgisayarda kodlama yapmak, puzzle çözmek, seyahat etmek ve farklı kültürlere sahip insanlarla tanışmaktan hoşlanıyor. Londra'da yaşıyor ve şu anda Türk dili, tarihi ve folklorunu araştırmaya devam ederek dördüncü kitabı (sözlük) üzerinde çalışıyor.</span></p>

<p><a href="https://bodrumfoods.co.uk/collections/tea-instant-drinks" rel="nofollow"><img alt="Gima Bodrum Cay H 667X300" class=" detail-photo img-fluid" height="451" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/gima-bodrum-cay-h-667x300.jpg" width="1003" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/can-cakir-yeni-kitabi-dede-korkut-ve-oguznamelerini-okurlariyla-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/can-cakir-garden-house-kitabevi-22-may26.jpg" type="image/jpeg" length="69816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Finlandiya Tatar Gençleri Yaz Okulu Başladı]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/finlandiya-tatar-gencleri-yaz-okulu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/finlandiya-tatar-gencleri-yaz-okulu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YTB tarafından düzenlenen Finlandiya Tatar Gençleri Yaz Okulu kapsamında, Finlandiya'da Türkçe eğitimi alan 10 genç İstanbul'da bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen “Finlandiya Tatar Gençleri Yaz Okulu” programı başladı. Program kapsamında, Finlandiya İslam Cemaati bünyesinde dokuz ay boyunca Türkçe eğitimi alan 17-21 yaş arası 10 Finlandiya Tatarı genç, İstanbul’da bir araya geldi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Programla birlikte gençlerin Türkçe dil yetkinliklerini geliştirmeleri, Türkiye ile kültürel bağlarını güçlendirmeleri ve Türk kültürünü yakından tanımaları hedefleniyor. Üç kız ve yedi erkek öğrenciden oluşan katılımcı grup, iki hafta boyunca hem dil pratiği yapma hem de kültürel faaliyetlere katılma imkânı buluyor.</span></p>

<p><span>Program kapsamında gençlere yönelik aktivite temelli ve uygulamalı bir Türkçe eğitim programı hazırlanırken, çeşitli atölye çalışmaları ve kültürel etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Ebru sanatı, İslam sanatında geometrik desenler, Türk mutfağı, geleneksel okçuluk, Türk sineması geceleri ile Hacivat ve Karagöz gölge oyunu gösterimi ve atölyesi gibi etkinlikler sayesinde katılımcılar Türk kültürünün farklı yönlerini deneyimleme fırsatı elde ediyor.</span></p>

<p><span>Yaz okulunda ayrıca Türk mimarisi, Türk müziği, geleneksel el sanatları, Osmanlı tarihi ve Millî Mücadele dönemi hakkında bilgilendirici faaliyetler düzenleniyor. Böylece gençlerin ortak tarih ve kültür mirasını daha yakından tanımaları amaçlanıyor.</span></p>

<p><span>İstanbul merkezli olarak yürütülen program kapsamında Bursa, İznik ve Eskişehir’e kültürel geziler de gerçekleştirildi. Katılımcılar bu ziyaretlerde tarihi ve kültürel mekânları yerinde görme fırsatı bulurken, Türkiye’nin zengin medeniyet birikimini yakından tanıdı.</span></p>

<p><span>YTB tarafından düzenlenen Finlandiya Tatar Gençleri Yaz Okulu, Finlandiya’daki Tatar gençlerinin anadil becerilerini güçlendirmelerine katkı sağlarken, Türkiye ile olan kültürel ve tarihî bağlarının da gelecek nesillere aktarılmasına destek oluyor.</span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/finlandiya-tatar-gencleri-yaz-okulu-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/y-t-b-finlandiya-tatar-gencleri-yaz-okulu.jpg" type="image/jpeg" length="67252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebat İkra Kitap Kulübü ve "Senkronize Medeniyetler" Kitabı Okurlarla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/sebat-ikra-kitap-kulubu-ve-senkronize-medeniyetler-kitabi-okurlarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/sebat-ikra-kitap-kulubu-ve-senkronize-medeniyetler-kitabi-okurlarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sebat İkra Kitap Kulübü, tanıtım etkinliğinde Kulüp üyesi Hüseyin Doğan, "Senkronize Medeniyetler" kitabını okurlarına imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Londra Yunus Emre Enstitüsü, Cuma akşamı edebiyat ve düşünce dünyasını buluşturan, samimi ve ilham dolu çok özel bir programa ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 2.5 yıldır her perşembe bir araya gelerek 100’den fazla seçkin eseri masaya yatıran ve müzakere eden <strong>Sebat İkra Kitap Kulübü</strong>, hem yeni kulüplerin kurulmasına vesile olmak hem de edebiyatın birleştirici gücünü paylaşmak adına geniş katılımlı bir tanıtım ve söyleşi programı düzenledi.</span></p>

<p><strong><span>Bireysel Okumadan Kolektif Disipline</span></strong></p>

<p><span>Programın moderatörlüğünü üstlenen <strong>Abdullah Osman Paköz</strong>, açılış konuşmasında kulübün kuruluş felsefesine ve işleyişine değindi. Kitap okumanın bireysel bir eylem olmaktan çıkarılıp, akademik bir takvim ve disiplin içerisinde toplumsal bir paylaşıma dönüştürülmesinin önemini vurgulayan Paköz, kulübün kurallarını ve kazanımlarını aktardı. Sebat İkra’nın tarihsel köklerine de değinilen gecede, grubun ilk olarak 2003 yılında Hollanda’da kurulduğu, ardından Londra’da yeniden canlanarak bugünkü güçlü yapısına ulaştığı belirtildi. Grubun Hollanda’daki ilk kurucularından olan <strong>Murat Kurt</strong>, programa konuk olarak kulübün ilk dönemlerini ve yıllar içindeki serüvenini samimi bir dille katılımcılarla paylaştı.</span></p>

<p><img alt="Sebat Ikra Kitap Klubu" class="detail-photo img-fluid" height="3012" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/sebat-ikra-kitap-klubu.jpg" width="870" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span>"Senkronize Medeniyetler" Görücüye Çıktı</span></strong></p>

<p><span>Programın en heyecan verici anlarından biri, kulüp bünyesindeki disiplinli okuma ve sunum arayışlarından doğan ve yazar <strong>Hüseyin Doğan</strong> imzasını taşıyan "Senkronize Medeniyetler: Hücreden Toprağa Zamanın Anatomisi" kitabının tanıtımı oldu. Kitabın yazım sürecini anlatan Hüseyin Doğan, Batı merkezli zaman anlayışına karşı bu toprakların ve kadim medeniyetlerin zaman hafızasını savunmak adına bu eseri kaleme aldığını belirtti. Zamanı hücreden toprağa, rüyalardan yapay zekaya kadar çok katmanlı bir anatomiyle ele alan eser, katılımcılardan büyük takdir topladı.</span></p>

<p><strong><span>Kulüp Üyelerinden Edebiyat Fragmanları</span></strong></p>

<p><span>Programın en özgün kesiti ise kulüp üyelerinin sahne performansı oldu. <strong>Abdullah Osman Paköz, Hüseyin Doğan, Yusuf Soyer, Sabit Aslan, Engin Karaçobanoğlu, İbrahim Fırat, Bahtiyar Kılıçarslan, Halil Bozan, Tamer Meriç, Sinan Pala, İsmail Zeren</strong> ve <strong>Emir Kocaoğlu</strong>’ndan oluşan <i>Sebat İkra Kitap Kulübü</i> üyeleri tek tek sahne aldı. 3-5 dakikalık süreler içinde okudukları kitaplardan, edebiyatın kendilerine kattığı kazanımlardan ve bu köklü kulübün disiplininden bahseden üyeler, salondaki kitapseverlere adeta bir fikir şöleni sundu.</span></p>

<p><strong><span>Hedef: Yeni Kitap Kulüplerine Vesile Olmak</span></strong></p>

<p><span>Programın ana misyonu ise salondaki konuklara ilham vermekti. Sebat İkra üyeleri, bu etkinliğin temel amacının kendi kulüplerini övmek değil, Londra’da ve dünyanın dört bir yanında yeni kitap kulüplerinin filizlenmesine, insanların okuma disiplini etrafında bir araya gelmesine vesile olmak olduğunu vurguladılar.</span></p>

<p><span>İnteraktif soru-cevap kısmında konukların görüş ve sorularıyla derinleşen etkinlik, samimi bir atmosferde devam etti. Programın sonunda yazar <strong>Hüseyin Doğan</strong> okurları için "Senkronize Medeniyetler" kitabını imzalarken, davetlilere sunulan ikramlar eşliğinde edebiyat sohbetleri geç vakitlere kadar sürdü.</span></p>

<p><a href="https://kafkasfoods.com/" rel="nofollow"><img alt="Kafkas Crispy Yatay Gazete" class="detail-photo img-fluid" height="605" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/kafkas-crispy-yatay-gazete.jpg" width="1002" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/sebat-ikra-kitap-kulubu-ve-senkronize-medeniyetler-kitabi-okurlarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 20:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/sebat-ikra-kitap-kulubu-huseyin-dogan-imza-gunu-8.jpg" type="image/jpeg" length="34470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arşivler ve İngiltere’nin Yunanistan Yıllık Raporları]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/arsivler-ve-ingilterenin-yunanistan-yillik-raporlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/arsivler-ve-ingilterenin-yunanistan-yillik-raporlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arşivler, geçmişi ve belki de günümüzü anlamanın, geleceğe yönelik perspektif oluşturmanın vazgeçilmez unsurları arasında yer alır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>[article color="bg-dark"][/article]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/arsivler-ve-ingilterenin-yunanistan-yillik-raporlari</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/veis-gungor-arsivler-ve-ingilterenin-yunanistan-yillik-raporlari-manset-11.jpg" type="image/jpeg" length="89824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Londra’da Kitap, Fikir ve İş Dünyası Bir Araya Geldi]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-kitap-fikir-ve-is-dunyasi-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-kitap-fikir-ve-is-dunyasi-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar, girişimci ve yatırımcı Ahmet Ferruh Öncü, Londra’da düzenlenen özel bir etkinlikte okuyucuları ve iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>ONCU Global Ltd ve Hümanist Global Yayıncılık iş birliğiyle Chelsea Library bünyesindeki Walker Meeting Room’da gerçekleştirilen etkinlikte Ahmet Ferruh Öncü, “Sisin Ardındaki Krallık” serisinin ilk iki kitabı Mart ayında yayımlanan “İngiltere’nin İşletim Sistemi” ve Haziran ayında okuyucuyla buluşan “İngiliz Sisteminin Ruhu” isimli kitaplarını tanıtarak katılımcılar için imzaladı.</span></p>

<p><span>Programın moderatörlüğünü ONCU Global Ltd adına Mimar Özgür Barış Aldemir üstlendi.</span></p>

<p><span>Etkinlik, klasik bir kitap söyleşisinin ötesine geçerek farklı sektörlerden profesyonellerin bir araya geldiği bir iş dünyası networking buluşmasına dönüştü. Finans, emlak, sağlık, eğitim, inşaat, yazılım ve danışmanlık sektörlerinden çok sayıda girişimci, yatırımcı ve profesyonel programa katıldı.</span></p>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Haber 1" class="detail-photo img-fluid" height="3664" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/ahmet-ferruh-oncu-haber-1.jpg" width="870" /></p>

<p><span>Katılımcılar arasında Vivense kurucuları Kemal Erol ve Neslihan Erol, Varol Accountancy kurucusu Altan Varol ile iş dünyasının tanınmış isimlerinden Atilla Abacıoğlu ve Mehmet Nuri Turudi yer aldı. Programa ayrıca İngiltere’de farklı sektörlerde yatırım ve girişimleri bulunan İbrahim Keskinkılıç, Tolga Gülşekeri, Abdulhamit Uslu, Levent Kaşlıoğlu ve Mehmet İyilikli de katıldı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Etkinliğin organizasyonunu üstlenen Hümanist Global Yayıncılık’ın kurucuları Menekşe Polatcan Serbest ve Erdal Serbest de programda hazır bulundu. Genç tesettür modasının dikkat çeken isimlerinden ve sosyal medya içerik üreticilerinden Sena Sever de etkinliğin davetlileri arasında yer aldı.</span></p>

<p><span>Program kapsamında gerçekleştirilen speed networking oturumunda katılımcılar kısa süreler içerisinde çok sayıda kişiyle tanışma, fikir alışverişinde bulunma ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı.</span></p>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Haber 2" class="detail-photo img-fluid" height="4500" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/ahmet-ferruh-oncu-haber-2.jpg" width="870" /></p>

<p><span>Söyleşi bölümünde Ahmet Ferruh Öncü, İngiltere’nin kurumsal yapısı, girişimcilik kültürü, yatırım ekosistemi ve dünyadaki güncel ekonomik gelişmeler hakkında katılımcıların sorularını yanıtladı. Program boyunca İngiltere’nin yönetim anlayışı, sermaye kültürü ve uzun vadeli stratejik planlama yaklaşımı üzerine değerlendirmeler paylaşıldı.</span></p>

<p><span>Etkinliğin sonunda Ahmet Ferruh Öncü, her iki kitabını da katılımcılara hediye ederek imzaladı ve okuyucularıyla birebir sohbet etme fırsatı buldu.</span></p>

<p><span>Organizatörler, kitaplar etrafında şekillenen bu buluşmanın aynı zamanda yeni iş birliklerinin ve dostlukların kurulmasına katkı sağladığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de devam edeceğini ifade etti.</span></p>

<p><img alt="Independent Mortgage 3" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/independent-mortgage-3.jpg" width="1002" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-kitap-fikir-ve-is-dunyasi-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/whats-app-image-2026-06-07-at-1037.jpg" type="image/jpeg" length="46814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Londra’da Business Networking ve İmza Günü]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-business-networking-ve-imza-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-business-networking-ve-imza-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Ahmet Ferruh Öncü'nün, “İngiltere’nin İşletim Sistemi” ve “İngiliz Sisteminin Ruhu” kitapları, Chelsea Library, The Old Town Hall’da okurlarıyla buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Londra’nın Chelsea Library’de, 6 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Business Networking etkinliğinde, Yazar Ahmet Ferruh Öncü yeni yayımlanan iki kitabını Londra'daki okurlarına imzalayacak.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Yazar ve girişimci Ahmet Ferruh Öncü’nün, yeni kitapları üzerine söyleşi yapacağı etkinlikte, farklı sektörlerden iş insanları ve girişimcilerin tanışabileceği bir de networking buluşması gerçekleştirecek.</span></p>

<p><span>Öncü konuyla ilgili olarak sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda, “Son yıllarda iş, yatırım, girişimcilik ve İngiltere üzerine farklı alanlardan çok kıymetli insanlarla tanışma fırsatım oldu. Bu etkinliği biraz da bu dostları bir araya getirmek için düzenlemek istedim.</span></p>

<p><span>Yeni insanlarla tanışmak, fikir alışverişinde bulunmak, belki yeni dostluklar ve iş birlikleri geliştirmek isteyen herkesi beklerim” ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><span>Öncü Global Limited ile Hümanist Global Yayıncılık tarafından organize edilen etkinlik ile ilgili bilgiler şöyle:</span></p>

<p><span>Yer: <strong>Walker Meeting Room, Chelsea Library</strong></span></p>

<p><span>The <strong>Old Town Hall, London SW3 5EZ</strong></span></p>

<p><span>Tarih<span> </span>: <strong>6 Haziran Cumartesi</strong></span><span> </span></p>

<p><span>Saat: <strong>15:00</strong></span></p>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Network 10" class="detail-photo img-fluid" height="991" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/ahmet-ferruh-oncu-network-10.jpg" width="991" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/londrada-business-networking-ve-imza-gunu</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/06/ahmet-ferruh-oncu-network-123.jpg" type="image/jpeg" length="78681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Ferruh Öncü Okurlarıyla İstanbul’da Buluştu]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/ahmet-ferruh-oncu-okurlariyla-istanbulda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/ahmet-ferruh-oncu-okurlariyla-istanbulda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar ve girişimci Ahmet Ferruh Öncü, kısa süre önce piyasaya çıkan yeni kitabı “İngiltere’nin İşletim Sistemi”ni okurlarına imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Yazar ve girişimci <strong>Ahmet Ferruh Öncü</strong>, <i>Humanist Kitap</i> tarafından yayımlanan <strong><i>“İngiltere’nin İşletim Sistemi: Devlet, Toplum ve İnsan” </i></strong>adlı kitabının imza gününde İstanbul Göztepe’de bulunan Penguen Kitabevi’nde okurlarıyla bir araya geldi. Etkinlik, farklı yaş gruplarından okuyucuların ve iş dünyasından katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span><span>“Sisin Ardındaki Krallık” serisinin ilk kitabı olan eser; İngiltere’nin devlet yapısını, toplum düzenini, kültürel reflekslerini ve modern dünyanın görünmeyen işleyiş mekanizmalarını farklı bir perspektiften ele alıyor. Etkinlik boyunca Ahmet Ferruh Öncü, yaklaşık 20 yıllık İngiltere tecrübesinden yola çıkarak kitabın yazım süreci, girişimcilik kültürü, eğitim anlayışı ve Batı dünyasının kurumsal yapıları üzerine okuyucularla sohbet etti.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 4" class="detail-photo img-fluid" height="577" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/ahmet-ferruh-oncu-kitap-imza-istanbul-4.jpg" width="974" /></p>

<p><span><span>Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada özellikle genç okuyucuların ilgisi dikkat çekerken, iş dünyasından katılımcılar da kitapta ele alınan devlet-toplum-ekonomi ilişkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılar, kitaplarını imzalatma ve birebir sohbet etme fırsatı buldu.</span></span></p>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 10" class="detail-photo img-fluid" height="1214" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/ahmet-ferruh-oncu-kitap-imza-istanbul-10.jpg" width="966" /></p>

<p><span><span>Ahmet Ferruh Öncü etkinlikle ilgili yaptığı kısa değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p><span><span>“Bu kitap yalnızca İngiltere’yi anlatma çabası değil; modern dünyanın nasıl çalıştığını anlamaya dair bir düşünme daveti. Farklı yaşlardan insanların aynı masa etrafında bu konuları konuşabilmesi benim için çok kıymetli.”</span></span></p>

<p><img alt="Ahmet Ferruh Oncu Kitap Imza Istanbul 6" class="detail-photo img-fluid" height="551" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/ahmet-ferruh-oncu-kitap-imza-istanbul-6.jpg" width="979" /></p>

<p><span><span>Öncü ayrıca, serinin ikinci kitabının yazım sürecinin tamamlandığını ve yeni kitabın Haziran ayı sonunda okuyucularla buluşmasının planlandığını açıkladı. Yeni kitabın, ilk eserde ortaya konan perspektifi daha derin analizler ve yeni değerlendirmelerle devam ettireceği belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Yazarın önümüzdeki dönemde Londra’da da bir imza günü ve okur buluşması gerçekleştirmesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/ahmet-ferruh-oncu-okurlariyla-istanbulda-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/ahmet-ferruh-oncu-kitap-imza-istanbul-1.jpg" type="image/jpeg" length="47263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YoungEast Festival 20. Yılında Genç Müzisyenler Sahnede]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/youngeast-festival-20-yilinda-genc-muzisyenler-sahnede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/youngeast-festival-20-yilinda-genc-muzisyenler-sahnede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YoungEast Festival’in 20. yıl kutlamalarının ikinci etkinliğinde 50 genç müzisyen sahneye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="Default"><span>YoungEast Festival 20 yıl ikinci konseri 25 Mayıs Pazartesi günü Clissold Park içindeki 700 yıllık tarihi The Old Church’de gerçekleşti. Festivalde çocukların anne ve babalarıyla oluşturdukları orkestralar dikkat çekti.</span></p>

<p class="Default"><span>Aşık Veysel Şatıroğlu’ndan W. A. Mozart’a, efsanevi rock topluluklarından klasik müziğe geniş bir seçkiyle hazırlanan programda anne ve babaların farklı enstrümanlarla çocuklarına eşlikleri festivale ayrı bir anlam kazandırdı.</span></p>

<p class="Default"><span>Genç müzisyenlerimizin çalışmalarını yükseltmelerine, toplumla buluşmalarına platform oluşturan festivalin açılışını, eğitmenleri Sedat Sarıcı’yla birlikte 7-8 yaşlarındaki Sarp Ercosman, Denis Kazbek, Asil Ali Temur’dan kurulu <i>“ÜÇ BEBE, Bİ DEDE”</i> üstlendi.</span></p>

<p class="Default"><img alt="Youngeast Festival 20 Yil Konseri Kuzey Girgin-1" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/youngeast-festival-20-yil-konseri-kuzey-girgin-1.jpg" width="1005" /></p>

<p class="Default"><span>Piyanoda solo performansların ardından Sahneye çıkan 5 yaşındaki Ata Öz ve annesi Güzel Öz, Delilo türküsünü bütün salonun eşliğiyle icra ettiler.</span></p>

<p class="Default"><span>Deniz, Sena, Anıl Gençay’dan oluşan<span> </span>“<strong><i>ANA, BABA, BEBE” </i></strong>üçlüsü, rock topluluğu Papa Roach’dan Last Resort adlı eseri sundular.</span></p>

<p class="Default"><span>Moğollar topluluğunun bestecilerinden Cahit Berkay imzalı Al Yazmalım’ı repertuarına alan <strong><i>DREAM BAND</i></strong>, Rüya Clara Lustgarten, Kuzey Yıldız ve Zerdu Karakollik’ten oluşuyor. Genç gitarist Kuzey Yıldız’ın, geçtiğimiz ay Kahramanmaraş’ta Türkiye’nin en ölümcül okul saldırısında hayatını kaybeden 11 öğrenci ve bir öğretmenin anılarına ithafen yorumladığı Fazıl Say bestesi <strong><i>“İnsan İnsan”</i></strong> ayakta alkışlandı.</span></p>

<p class="Default"><span>Arjen, Ezel ve Zerdu’dan oluşan <i>“ZERDU &amp; BROTHERS”</i>ın<i> </i>pop klasiklerinden Impossible yorumunda slap bas tekniğiyle doğaçlamaları festivale ayrı bir heyecan kattı.</span></p>

<p class="Default"><img alt="Youngeast Festival 20 Yil Ilk Bolum Sahneye Çıkan Çucuklar Toplu Halde" class="detail-photo img-fluid" height="701" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/youngeast-festival-20-yil-ilk-bolum-sahneye-cikan-cucuklar-toplu-halde.jpg" width="1006" /></p>

<p class="Default"><span>HOKKABAZ topluluğunun rock düzenlemelerle sundukları Mağusa Limanı, Garip, İzmir Marşı ve Gündüz Gece izlerlerin coşkulu katılımıyla seslendirildi.</span></p>

<p class="Default"><span>Festivalin Piyano Serisi’nde <strong>Kayra Kaan Uskuri, Kuzey Girgin, Cayden Parks - Smith, </strong><span> </span><strong>Firaz Kısa, Anna Kısa, Ali Haydar Demir, Masal Hurman, Denis Kazbek, Mayıs Eroğlu, Masal Sarıkaya, Veysel Demir, Arya Atik, Asil Temur, Rüya Lustgarten, Ronya Has, Arjen Karakollik,<span> </span>Şimal Uzun, Ayşe Çiçek, İsyan İçöz, Berzan Yapıcı, Beren Yapıcı, Yılmaz Gerçek, Miran Kuyumcu, Mahir Kuyumcu, Beren Ercosman </strong>sahne aldılar.</span></p>

<p class="Default"><span>Seviye belirleme sınavlarının en yüksek seviyesi Grade 8 eserlerinden Vignette’yi piyanoyla yorumlayan Beren Yapıcı geleceğe dair ümid veren gençlerimiz arasında yer aldı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="Default"><span>Festivalin Klasik Gitar Serisi’nde ise <strong>Sarp Ercosman, Ezel Karakollik, Beste Beyter, Berzan Yapıcı </strong>sahneye çıktı.</span></p>

<p class="Default"><span>Festivalin 20 yıllık sürecinde birçok genç <i>Academy of Contemporary Music, BTEC Diploma in Music Technology, Centre for Young Musician, Guildhall School of Music And Drama </i>gibi konservatuarlara girmeye hak kazandılar. Besteleri ve yazdıkları şarkılarla yükselişlerini sürdüren gençlerimiz de ikinci, üçüncü albümlerini yayınlayıp Türkiye ve Avrupa başkentlerinde konserlerini devam ettiriyorlar.</span></p>

<p class="Default"><span>Festivalin tüm topluma yayılıp kalıcılaşabilmesi dileğinde bulunan müzik eğitmeni Suzan Beyazıt, sahnenin salt kendi öğrencilerinden ibaret olmadığını, katılmak isteyen bütün çocuklarımıza açık olduğunu belirtti. Bu tür platformların, toplumumuzu sanatla daha da kucaklaştırarak yaşadığımız bu topraklarda kültürel olarak da varlığımızı hissettirebileceğimiz bir zemin oluşturabileceğini söyledi. </span></p>

<p class="Default"><a href="https://kafkasfoods.com/" rel="nofollow"><img alt="Kafkas Marasim Dondurma Yatay Haber Ici" class="detail-photo img-fluid" height="605" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/03/kafkas-marasim-dondurma-yatay-haber-ici.jpg" width="1002" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/youngeast-festival-20-yilinda-genc-muzisyenler-sahnede</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/young-east-festival-20-yil-konseri-masal-sarikaya.jpg" type="image/jpeg" length="98949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Avrupa Türkleri” kavramı sadece bir isim tartışması değildir...]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-sadece-bir-isim-tartismasi-degildir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-sadece-bir-isim-tartismasi-degildir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bundan önceki “Avrupa Türkleri kavramı güncelleştirilmeli” başlıklı yazım, farklı kesimlerden beklemediğim reaksiyonlar aldım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>[article id="12238" color="bg-dark"][/article]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-sadece-bir-isim-tartismasi-degildir-1</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/veyis-gungor-avrupa-turkleri-kavrami.jpg" type="image/jpeg" length="18240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Avrupa Türkleri” kavramı tanımı güncelleştirilmelidir…]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-tanimi-guncellestirilmelidir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-tanimi-guncellestirilmelidir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Avrupa Türkleri” kavramı, Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan ve sayıları altı milyona ulaşan, Türkiye Türkleri için kullanılmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[article id="12217" color="bg-dark"][/article]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/avrupa-turkleri-kavrami-tanimi-guncellestirilmelidir-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/veyis-yazi-avrupa-turkleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="45106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Anlamlı Etkinlik]]></title>
      <link>https://www.eurovizyon.co.uk/londra-yunus-emre-enstitusunde-anlamli-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eurovizyon.co.uk/londra-yunus-emre-enstitusunde-anlamli-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Londra YEE’de, dünyaca tanınan fotoğrafçı Peter Sanders’ın katılımı ile “Dünya ve On Bin Şey: Çinli Müslümanların Yaşamları” kitabı eksenli etkinlik gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Londra Yunus Emre Enstitüsü, Sanat ve Kültür Konuşmaları serisi kapsamında dünyaca tanınan fotoğrafçı <strong>Peter Sanders</strong>’ı ağırladı. Sanders, en yeni çalışması <strong><i>Heaven, Earth and the Ten Thousand Things: The Lives of the Muslims of China</i></strong> başlıklı kitabı etrafında gerçekleştirdiği konuşmada, Çin’deki Müslüman toplulukların tarihî, kültürel ve manevi dünyasına dair güçlü bir görsel anlatı sundu.</span></p>

<p><span>Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleşen etkinlik, fotoğraf sanatı, İslam kültürü, Çin Müslümanları, kutsal mekânlar ve görsel hafıza konularına ilgi duyan katılımcıları bir araya getirdi. Elli yılı aşkın süredir İslam dünyasının farklı coğrafyalarında insanları, mekânları, gelenekleri ve manevi atmosferleri fotoğraflayan Peter Sanders, bu özel akşamda yalnızca bir kitabı tanıtmakla kalmadı; aynı zamanda fotoğrafın bir görme, bekleme ve anlam arama biçimi olarak nasıl derinleşebileceğini de anlattı.</span></p>

<p><span>Program, Londra Yunus Emre Enstitüsü Müdürü <strong>Dr Mehmet Karakuş</strong>’un açılış konuşmasıyla başladı. Dr Karakuş, Peter Sanders gibi İslam dünyasının görsel hafızasında önemli bir yere sahip bir ismi Londra’da ağırlamaktan duyulan memnuniyeti ifade ederek, Enstitü’nün kültür, sanat ve düşünce alanlarında nitelikli buluşmalara ev sahipliği yapma misyonuna dikkat çekti. Etkinlik, Enstitü’nün Sanat ve Kültür Konuşmaları serisinin bir parçası olarak, İslam sanatları, kültürel miras ve görsel kültür üzerine derinlikli bir karşılaşma zemini sundu.</span></p>

<p><span>Peter Sanders konuşmasında, <i>Heaven, Earth and the Ten Thousand Things</i> kitabının arkasındaki uzun yolculuğu katılımcılarla paylaştı. Çin’deki Müslüman toplulukların hayatlarına, ibadet mekânlarına, mimari mirasına, gündelik yaşamına ve manevi pratiklerine odaklanan bu çalışma, Çin Müslümanlarını dışarıdan bakılan uzak bir konu olarak değil, yüzyıllara yayılan köklü bir kültürel ve dinî devamlılığın parçası olarak ele alıyor.</span></p>

<p><img alt="Londra Yunus Emre Enstitusu Etkinlik" class="detail-photo img-fluid" height="2546" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/londra-yunus-emre-enstitusu-etkinlik.jpg" width="870" /></p>

<p><span>Sanders’ın fotoğrafları, Çin’deki Müslüman varlığının yalnızca tarihî ya da sosyolojik bir mesele olmadığını, aynı zamanda görsel ve manevi bir dünya olarak da okunabileceğini ortaya koyuyor. Konuşma boyunca camiler, avlular, yüzler, ibadet anları, mimari ayrıntılar, kıyafetler, nesneler ve gündelik hayat sahneleri üzerinden zengin bir anlatı kuruldu. Bu anlatı, bir topluluğun yalnızca neye inandığını değil, inancını mekânda, bedende, ışıkta, mimaride ve hafızada nasıl taşıdığını da görünür kıldı.</span></p>

<p><span>Etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, Sanders’ın fotoğraf anlayışına dair paylaştığı düşüncelerdi. Onun çalışmalarında fotoğraf, yalnızca belgeleyen bir araç değil; sabır, dikkat ve saygı isteyen bir karşılaşma biçimi olarak beliriyor. Sanders, anlamlı bir kareye ulaşmanın çoğu zaman aceleyle değil, doğru ânı beklemekle mümkün olduğunu vurguladı. Işığın, insan varlığının, mekânın ve atmosferin aynı anda buluştuğu anlar, onun fotoğraf dilinde manevi bir derinlik kazanıyor.</span></p>

<p><span>Kitabın başlığı olan <i>Heaven, Earth and the Ten Thousand Things</i> de konuşmanın düşünsel zeminini güçlendiren önemli bir unsur oldu. “Gök, yer ve on bin şey” ifadesi, görünen dünya ile görünmeyen anlamlar arasındaki ilişkiye işaret eden geniş bir çerçeve sunuyor. Sanders’ın fotoğraflarında gündelik hayatın ayrıntıları, mimari yüzeyler, insan yüzleri ve ibadet anları, daha büyük bir birlik fikrine açılan işaretler hâline geliyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca Çin Müslümanlarının hayatlarına dair bir fotoğraf kitabı değil; bakmanın, görmenin ve anlam vermenin imkânları üzerine de incelikli bir düşünce alanı oluşturuyor.</span></p>

<p><a href="https://attelia.uk/attelia-london-opening-offers" rel="nofollow"><img alt="Attelia Clinik London" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/04/attelia-clinik-london.jpg" width="999" /></a></p>

<p><span>Konuşmada ayrıca Çin’deki Müslüman kültürünün çok katmanlı yapısı da öne çıktı. İslamî inanç ve pratiklerin, Çin’in tarihî estetik ve düşünsel dünyasıyla temas ettiği noktalarda ortaya çıkan özgün mimari ve kültürel biçimler, Sanders’ın fotoğraflarında sade fakat güçlü bir dille görünür hâle geliyor. Bu görsel dünya, İslam kültürünün farklı coğrafyalarda tek tip bir form üretmediğini; aksine yerel hafızalar, mimari gelenekler ve toplumsal dokular içinde yeni ifade biçimleri kazandığını gösteriyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Konuşmanın ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar, Sanders’ın seyahatleri, fotoğraf pratiği, topluluklarla kurduğu ilişki, kutsal mekânları fotoğraflamanın incelikleri ve çalışmalarındaki manevi boyut üzerine sorular yöneltti. Etkinlik, kitap imza bölümüyle devam etti ve katılımcılar Peter Sanders ile birebir sohbet etme imkânı buldu.</span></p>

<p><span>Londra Yunus Emre Enstitüsü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen bu özel akşam, fotoğrafın yalnızca bir görsel kayıt değil, aynı zamanda kültürel hafızayı taşıyan, manevi derinliği sezdiren ve farklı dünyalar arasında köprü kuran güçlü bir sanat formu olduğunu bir kez daha hatırlattı. Peter Sanders’ın Çin Müslümanlarına odaklanan çalışması, Londra’daki izleyicilere İslam dünyasının çoğu zaman yeterince bilinmeyen, fakat son derece zengin ve köklü bir kültürel alanını yakından tanıma fırsatı sundu.</span></p>

<p><img alt="Diplomat Travel 860X300 Haber Alti" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://eurovizyoncouk.teimg.com/eurovizyon-co-uk/uploads/2025/06/diplomat-travel-860x300-haber-alti.jpg" width="955" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR, LONDRA</category>
      <guid>https://www.eurovizyon.co.uk/londra-yunus-emre-enstitusunde-anlamli-etkinlik</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eurovizyoncouk.teimg.com/crop/1280x720/eurovizyon-co-uk/uploads/2026/05/peter-sanders-1.jpg" type="image/jpeg" length="20338"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
