Rotterdam kıyılarında dalgalanan Türk bayrağı

Şubat ayının son üç günündeyiz. Hava adeta baharı müjdeliyor. Güneş yüzünü göstermiş. İnsanlar parklara akın etmiş. Kahvehanelerin terasları hınca hınç dolu. Hollandalılar, iki günlük de olsa, güneşin tadını çıkarıyor.

İşte tam da böyle bir günde, Hollanda’da başka bir güzellik daha yaşanıyor.
Perşembe sabahı, dalgalanan al bayraklarımızla Türk savaş gemileri Rotterdam Limanı’na yaklaşıyor.

Liman çevresinde toplanan vatandaşlarımız büyük bir heyecan içinde. Kimilerinin gözleri dolu, kimileri ellerindeki Türk bayraklarını gururla sallıyor. Gemilerimizde dalgalanan şanlı bayrağımızı görüntüleyip fotoğraf ve videolar çekenler, o anları sosyal medyada paylaşıyor. Ortam adeta bayram havasında…

Savaş gemilerimizin Rotterdam’a gelişi, NATO tatbikatı çerçevesinde gerçekleşiyor.
Millî Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz;
5–20 Mart arasında Norveç’te icra edilecek Dynamic Mariner / Joint Warrior / Cold Response-2026 Tatbikatı’na TCG ANADOLU, TCG DERYA, TCG İSTANBUL, TCG ORUÇREİS, bir Amfibi Deniz Piyade Taburu, SAT/SAS timleri, üç Bayraktar TB-3 Silahlı İnsansız Hava Aracı, helikopterler ve çıkarma araçları ile iştirak edecek.

İşte bu doğrultuda; “Steadfast Dart 2026” tatbikatı kapsamında görev alan Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait dört savaş gemisi, amfibi hücum gemisi TCG Anadolu öncülüğünde Rotterdam Limanı’na demir attı. 1 Mart’a kadar sürecek bu liman ziyareti, NATO müttefikleri arasındaki askeri koordinasyon ve dayanışmanın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Gemilerimiz Rotterdam’ın ardından 3–8 Mart tarihleri arasında Southampton/İngiltere’ye liman ziyareti gerçekleştirecek.

Ay yıldızlı bayrağımızın Avrupa limanlarında dalgalanması, beni yüzyıllar öncesine götürdü.



17. yüzyılın başlarında, bir Osmanlı ticaret gemisi, St. Anna ter Muiden açıklarında, Kuzey Denizi’nde alabora olur. Bu hadise, İlhan Karacay’ın “Türkiye Hollanda Arasında 400 Yıllık Resmi İlişkiler ve Hollanda’ya Türk Göçünün 50. Yılı” ve Şenol Ocaklı’nın “Türkiye Hollanda Arasındaki 1000 Yıllık Dostluk” adlı eserlerinde detaylı şekilde anlatılır.

Alabora olan gemi, Hollandalı köylüler tarafından kurtarılır. Gemi, Sluis Kanalı’ndan geçirilerek St. Anna ter Muiden limanına yanaştırılır. Mürettebat zayıf ve hastadır. Halk, ‘hastalık bulaşır’ endişesiyle gemiye yaklaşmaya çekinir. Ancak cesur bir Hollandalı, gemiye çıkar; süt, yiyecek ve ilaç götürür. Osmanlı denizcileri iyileşirler. Bu insanî davranış karşısında geminin armasını ve Osmanlı bayrağını St.Anna ter Muiden sakinlerine hediye ederler.

Mürettebat İstanbul’a döndüğünde yaşadıklarını anlatır. Bunun üzerine Osmanlı Devleti bir ferman yayınlar: “S. T. Anna ter Muiden halkından herhangi biri Osmanlı gemilerine esir düşerse forsalık yaptırılmayacaktır”.
1603–1604 yıllarında başlayan Osmanlı–Hollanda ilişkileri, kısa sürede gelişir ve 1612’de de diplomatik ilişkiler başlar.

Değerli dostlar, tarih bazen büyük savaşlarla, bazen küçük ama anlamlı insanî dokunuşlarla yazılır. Rotterdam kıyılarında dalgalanan bayrağımız, sadece bir askeri varlığı değil; asırlara dayanan bir hukuku, karşılıklı saygıyı ve insani dayanışmayı da temsil ediyor.

Dün Kuzey Denizi’nin soğuk sularında bir Osmanlı gemisine uzanan yardım eli nasıl kalıcı bir dostluğun kapısını araladıysa, bugün Rotterdam Limanı’nda gururla dalgalanan ay yıldızlı bayrağımız da aynı köklü bağların devam ettiğini gösteriyor.

Tarih değişir, gemiler değişir, şartlar değişir…
Ama milletler arasındaki samimiyet, dayanışma ve karşılıklı güven baki kalır.

İşte Rotterdam kıyılarında dalgalanan Türk bayrağı, hem geçmişin hatırasını hem de geleceğe dair ortak umutları selamlamaktadır.

Veyis Güngör
27 Şubat 2026