'Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı'

Türk Milleti'nin yetiştirdiği gerçek bir 'alperen' olan Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da, yani bundan yaklaşık üç yıl önce şehit düştüğü o acı günden sonra, 25 Mayıs Cuma günü yapılan bir merasimle anıldı. BBP'nin önce Genel Başkan Yardımcısı olan ve son dönemde Yüksek İstişare Kurulu üyeliği yapan Hakkı Öznur, aynı zamanda çok değerli bir yazar ve araştırmacıdır. Birbirinden kıymetli eserleri arasında, beni en çok 'Cahşların Savaşı' ve 'Derin Sol' isimli kitapları etkilemişti.
Hakkı Öznur, Türk fikir ve siyaset hayatındaki dev eserini 'Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı' ismiyle, 1625 sayfalık 3 cilt halinde yayınlamıştır. Akçağ Yayınları'nın çok güzel bir baskıyla yayınladığı eser, Allahı, Milleti ve O'nu seven herkesin kitaplığında bulundurması gereken değerdedir. Özellikle yarının alperenleri bu külliyatı dikkatle okumalı ve hayat felsefelerini buna göre tespit etmelidir.

Külliyat'ın ilk cildi, rahmetli Muhsin Başkan'ın makalelerine, konuşmalarına ve şiirlerine ayrılmış. Şehit Yazıcıoğlu'nu, ne yazık ki en verimli çağında henüz 55 yaşında kaybetmiştik. 12 Eylül 1980 öncesi yayınlanmış ilk makalelerini 'Genç Arkadaş Gazetesi'nde 'Sistem Tartışmaları' başlığı altında okuyoruz. Henüz 22 yaşında genç bir idealist olarak yazdıklarını okuyunca şaşırmamanız elde değil. Gene aynı yıl 'Hasret' ve diğer dergilerde yazdıkları da genç, heyecanlı ve bilgili bir ülkücünün millî haykırışlarını terennüm ediyor.
12 Eylül'den sonraki dönemde, benim editörlüğünü yaptığım 'Yeni Türkiye' dergisinde 1995'ten itibaren yayınlanmış makalelerini görünce gözyaşlarımı tutamadım. Sevgili kardeşim her defasında beni kırmamış ve birbirinden güzel çok sayıda makale yazarak bizi memnun etmişti.
Lâkin, beni en çok 1. Cilt'in sonunda III. Bölüm olarak toplanan şiirleri duygulandırdı. Artık sevenlerinin ezbere bildiği, altında 'Şubat 1984-Mamak Askerî Cezaevi, A Blok' yazılı şiirin son bölümünü yazmadan geçemeyeceğim.
'Huzur dolu içimde/ Ben sonsuzluğu düşünüyorum/ Ey Sonsuzluğun Sahibi!/ Sana ulaşmak istiyorum./ Durun, kapanmayın pencerelerim/ Güneşimi kapatmayın/ Beton çok soğuk/ Üşüyorum.'

***
Külliyat'ın 2. ve 3. ciltleri, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile yapılan röportajları ihtiva ediyor. Her konuda derin tahlillere yer veren ve satırlarından memleket sevgisi fışkıran bu röportajları bütün alperenlere tavsiye ediyorum. Zira merhum alperen Muhsin Başkan'ın ülküsünü ancak bu şekilde yaşatabiliriz.
Bugün artık alçakça şehit edildiği iyice anlaşılan Muhsin Gardaşım, gerçek bir dâvâ adamıydı. Kısa süren ömründe dinini, imanını, vatanını, milletini ve bayrağını her şeyin önünde tuttu.
Güzel ahlâk numûnesi, tertemiz, dürüst ve namuslu bir insandı. Gani gönüllü, kâmil bir mümin ve Müslümandı.
Milliyetçi ve vatanseverdi ama aslâ ayrımcı ve ırkçı olmamıştı.
Tavizsiz bir demokrat ve millî irade taraftarıydı.
Hakkı Öznur dostumuzu bu emsalsiz eseri ve değerli çalışması için candan tebrik ediyor, bu vesileyle şehit alperen Muhsin Yazıcıoğlu için Cenab-ı Hakk'tan rahmet diliyoruz.

Devr-i HAMİD


Her geçen gün kıymeti gittikçe anlaşılan ve gerçekten 'Ulu Hakan' sıfatını misliyle hak etmiş bulunan 'Sultan II. Abdülhamid Han' hakkında 5 ciltlik ve yaklaşık 2500 sayfalık dev bir eser yayınlandı.
Erciyes Üniversitesi tarafından yayınlanan ve Prof. Dr. Metin Hülagü, Doç. Dr. Şakir Batmaz ve Doç. Dr. Gülbadi Alan'ın editörlüğünü yaptıkları bu dev eserde Sultan Abdülhamid dönemi, 'Devr-i Hamid' adı altında, ilmî şekilde her bakımdan inceleniyor.
Sevgili okuyucularıma tavsiye ediyorum.

(Sabah gazetesinden alınmıştır)