banner814

banner974

banner646

banner1057

banner1100

banner1068

Kübra Doğru Ünlü’nün İlk Romanı: Sandık

Başka diyarlardan buraya göçenlerin arasındaki derin ilişkiler. Bahçe duvarlarının birbirine değdiği evler... Karakterlerin, duyguların adeta canlı çizilen resmi. Göçmen sakinlerin günlük yaşam ayrıntıları…

KÜLTÜR-SANAT 10.06.2022, 10:57 13.06.2022, 04:08 Mustafa Köker
Kübra Doğru Ünlü’nün İlk Romanı: Sandık
banner864

AYLA ÖNDER

Sandık’tan Çıkanlar…

"Sandık", geçmişin penceresinden kendini arayışın romanı...

Sizi başlangıçta yakalayacak ve içine girdiğiniz anda da bırakmayacak bir yaşam örgüsü. İnsanı ayakta tutan bükülmeler ve dönüşler vardır. Romanın kahramanı, hayatın daha ilk yolculuğuna hazırlanırken, bu bükülmüşlük hallerini yaşıyor. En keskininden... Geriye her döndüğünde tekrarlanacak bir geçmiş belki…

Bir sarsılışa tanık oluyorsunuz. Ve kitap boyunca ilerlerken sizi sağa sola savuruyor. "Ölüm, insan yüzünde şakak kemiklerinin dışarı fırlamasıyla mı başlar?" Akla bu sorunun takılması değil aslolan.

Bir cansız bedenin karşısında bu soruyu sormak... Romandaki küçük Zeynep'in bir adım geri çekilerek beyaza kesilmiş Gül teyzesine uzun uzun bakışı. “İntihar, Ölüm, Asılma…" Hepsiyle bir anda 5 yaşında tanışma!

Kadınların iç dünyası


Okura özlemi, nostaljiyi geçiren lirik bir kurgu. Bu bir zaman yolculuğu kitabı. Sandık, bir mahallenin geniş resmi hakkına çok şey anlatıyor. Memleketin her yerinden kentin en kenarına göç.

Prizren göçmeni Zeliha Hanım, Arnavut Adviye, Gümülcineli Nadire, Laz Zülfet, Arap Bakkal...

Hepsi de hayattan renkler… İsmiyle müsemma. Cehennemin ta kendisi ve cennetin de tam ortası! Roman'da anlatıcının dışında aslında 3 kadın kahramanla karşılaşıyoruz. Daha doğrusu her biri farklı özellikler gösteren sonsuz 3 ayna görüntüsü... Gül'ün sadece kendi yolu, kendi kuruntuları ve onlarca takıntıları. Suna'nın bir kötüyle savaşırken, adeta elinde gizli kalkanla dolaştığı o inanılmaz hikayesi. Hayatı titizlikle inceleyen Zeynep’in bir roman yazması için gereken her şey adeta bu mahallede! Hafızasını sorgulamak ve geçmişi anlamını yitirmeden, kaybolmadan önce yakalamak.

İlmek ilmek hafızaya kazınan yaşamlar


1970'li dönemlerin zaman dilimleri... 1980'in ilk yılları. Bakırköy'ün bir mahallesinde yaşanan hem çok can sıkıcı olaylar hem de gülümseten yaşanmışlıklar. Dişli çarklarda gıcırdayan anahtar sesleri... İzole edilmiş bir mahallenin dünyasını barındıran Sandık, iki ayrı uca savuruyor. Başka diyarlardan buraya göçenlerin arasındaki o derin ilişkiler... Bahçe duvarlarının birbirine değdiği evler... Karakterlerin duygularının canlı bir resmini çiziyor sanki. Göçmen sakinlerin günlük yaşam detayları... En küçük yaşların, ergenliğin ve gençliğin basamaklarını atlarken, çevresinde markajına giren her insanın dünyasını anlamak için gösterilen o çaba... Bu kadar çok detayı ilmek ilmek hafızaya kazımak... Bütün kentlerin kenar diyarlarında yaşamış herkes kendini burayla ilişkilendirilebiliyor. Geçmişin tatlarından, dönemin sosyal gerçekliklerinden doğan Sandık aynı zamanda acının kucağından ve insan ruhunun sancılarından da besleniyor.

Mahallenin okült gücü!


"Söz izi" adlı denemesiyle çıkış yapan yazarın ilk romanı "Sandık".

Geçmişten gelen hayalleri ve gerçekleri aramak adına Söz İzi'ni kaleme aldığını anlatıyordu Kübra Doğru Ünlü 7 yıl önce.

Yine yaşadığı mahalleyi, sokaklarını, insan yüzlerini sermişti okurun önüne. Kitabın ilk cümlesinden sonuna kadar bir mahalle yolculuğuydu, tanıklıktı.

Sandık'ta ise en ince detaylarıyla okura anlatılan karakterler çıkıyor karşımıza. Hayattan geriye dönüşlere kapı öyle aralanmıyor, tam açılıyor. Yazar bunu mükemmel bir şekilde yapmayı biliyor.

Yumuşak ve melankolik bir roman.

Acı veren küçük ayrıntıların kahramanları genellikle kadınlar. Okudukça daha fazlasını istemek zorunda kalıyorsunuz.

Bu, birinin hayatını ve duygularını duvardaki bir delikten görmek gibi…Kitabın büyüsünün bir parçası. Mahallenin evleri arasında ilginç ne varsa romana konu olmuş. Kurşun döken, nazarın çıkması için kızgın cezveyi kafada çeviren o teyze, mahallenin o kült gücü! Tam da Kırmızı Başlıklı Kız masalındaki cadının tıpa tıp benzeri bir kayınvalide çehresi...

Eski bir sandıktan çalınan kitaplar


70’li yılların İstanbul’unun, göçlerle çoğalan bir mahallesinde, kendilerine hüzün ve mutluluk yaratanların günlük koşturmacası. Mahallenin okumuş, sıra dışı kızının o eski sandığından kitap çalan bir yeni yetme karakter. Okumasını bitirince tekrar sandığa koyan ve yenisini alan o gizli el!

"Mahalle adeta bir insan galerisidir" diyor, Yazar Kübra Doğru Ünlü ve ekliyor;

"Bir semtin sokaklarının özü oradaki mümtaz şahsiyetlerdir, değerlerdir. Hayatı onlar avucunda tutar." Ritüelleri ve güzeli, çirkini ne varsa barındıran mahalle. Ahıska muhaciri, geniş bir ailenin Kisetip’ten İstanbul’a uzanan, hüzünlü yaşam yolculukları. Kendilerine yeni vatan yaratabilenlerin, iç çekişleri, mücadeleleri... Türk, Çerkes ve Kürt kökenli üç çocuk gelinin, aynı bahçeye sığdırdıkları sarsıcı hikayeleri...

Gezegenin öteki tarafı gibi


Yazar 80'lerde “Cennet Mahallesi” adlı bir mahallede yaşıyor. Gezegenin öteki tarafı gibi. Günümüz yaşanmışlıklarına çok benzemeyen, daha ilgi çeken bir tür çocukluk. Büyükanne ve büyükbabalı günler. Duygularını, gördüklerini, sevdiklerini ve sevmediklerini ifade eden bir karakter. Hüznüde, masumiyeti de açığa çıkarıyor. Merakla ilerlerken bazen de Zeynep'in hayatının tüm detaylarını bilmediğiniz hissini duyuyorsunuz. Ve daha fazlasını istemek zorunda kalıyorsunuz.

Birinin hayatını, duygularını yan taraftaki bir pencereden her an izlemek gibi. Kitabın büyüsü de burada. İyiler ve kötüler. Zorbalıklar ve güzel dostluklar... Farklı ruhsal özellikler, farklı tipolojiler... Genellikle melankolik... Bazen seldeki bir nehir gibi bazen de daha sakince bir anlatım.

Hayata dair aslında ne varsa Sandık' ta, ama daha fazlası...

Uzun yıllar sonrasında keyifle okuduğum ve daha uzun yıllar adından ve romanlarından çokça bahsettirecek gerçek bir edebiyatçının romanını okudum.

Ve sizler için yazdım, ne mutlu bana.

Kalemin var olsun ve daha uzun yıllar bizler için böylesi romanlar yaz.

Sandık’ı almayı ve okumayı ihmal etmeyin.

banner844
Yorumlar (0)
banner872
banner1118
25
parçalı bulutlu
banner1122
banner1103
banner673
banner1030
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
banner892
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928