banner932

Umut Ulaş Er’in ‘Korkuluk’ Filmi Uluslararası Yarışmada

Dünya'da son 10 yılda en fazla kadın cinayetinin işlendiği, tacizcilerin verilen komik cezalarla adeta teşvik edildiği toplumsal sorununu eleştirel ve dolambaçsız bir dille beyaz perdeye taşıyan ‘Korkuluk’ uluslararası film festivallerinde

Umut Ulaş Er’in ‘Korkuluk’ Filmi Uluslararası Yarışmada
banner560

LONDRA - Yaşamını İngiltere’de sürdüren sanatçı Umut Ulaş Er’in kadın cinayetlerini konu alan “Korkulukfilmi Rusya’da, Catharsis International Film and Video Festival adlı yarışmada yarı finalist oldu.

Kadına yönelik taciz ve kadın cinayetlerini konu alan kısa film, bir kadının psikologla arasında geçen konuşmaları üzerinden Türkiye’deki tüm kadınların erkeklere karşı verdikleri kurtuluş ve hayatta kalma savaşını ele alıyor. ‘Korkuluk’un (Scarecrow)  çekimleri Londra’da gerçekleştirildi.

Ağustos ayında çekilen filmin senaryosu Umut Ulaş Er’e ait. Kamerasında deneyimli sinemaGarip Aksüt’ün olduğu filmde Mehmet Aktaş asistan olarak görev aldı. Tolga Bedir’in projenin ses efekt kısmında önemli bir görev üstlendiği Korkuluk’u Umut Ulaş Er yönetti ve yapımcılığını üstlendi.

Dünya'da son 10 yılda en fazla kadın cinayetinin işlendiği, tacizcilerin verilen komik cezalarla adeta teşvik edildiği ülkenin en önemli toplumsal sorununu eleştirel ve dolambaçsız bir dille beyaz perdeye taşıyan ‘Korkuluk’ uluslararası film festivallerinde yarışmaya başladı!

-Korkuluk fikri?

Kadına yönelik taciz ve bunun sıradanlaşması ile ilgili bir film yapma düşüncesi uzun süredir kafamdaydı. Tacizcileri her sınıftan birer arıza olarak değil, farklı sınıf ve kültür düzeylerinden oluşan başlı başına bir katman olarak ele almak gerektiğini düşünüyorum. Filmdeki kadın bu katmana tek başına meydan okurken ülkedeki bütün kadınları taşımalıydı ki byle de oldu..Senaryoyu yazarken bir süre sonra beni susturdu ve O konuşmaya devam etti!

Kadın çok zor bir durumda... İnsanın Dünya'ya geldiği ilk ülkesi kendi bedenidir diye düşünürüm! Ve her insan ordan oraya kendi ülkesini taşır hayatı boyunca. Varolduğu her alanda sınırları taciz edilmiş, buna ses çıkardığında sürekli cezalandırılmış, itiraz ettiği için hakettiği hiçbir şeye sahip olamamış, hayatın içinde geri bırakılmış ve her fırsatta sömürülmüş bir ülke ne durumda olursa bu kadın da o durumda!

-Yapım Süreci?

Parçaların kafamda birleşmesi bir hafta sürdü. Senaryoyu Nisan ayında yarım günde yazdım. Elza benden de oyunculuk dersleri almış, aynı zamanda Londra'da konservatuvar öğrencisi. Çok iyi ve yaşının üzerinde bir oyuncu. Senaryoyu çok sevdi, birkaç provra ile rolü temizledik. Film kafada çekilir, sete sadece uygulamak kalır. Ağustos ayında yarım günde filmi çektik.

-Sinema deneyimi?

Babam Türk Sineması'nın karakter oyuncularından Necati Er. En meşhur rolüyle hatırlatmam gerekirse Yedi Bela Hüsnü'deki Kız İsmet. Benim çocukluğum babamın oynadığı filmlerin setlerinde geçti. Yönetmenleri dikkatle izlerdim, Daha sonra bazılarıyla oyuncu olarak çalışma imkanına da sahip oldum. Natuk Baytan, Yılmaz Atadeniz, Yücel Çakmaklı, Temel Gürsu, Yılmaz Duru, Orhan Elmas iyi ki setlerinde bulundum dediğim yönetmenlerdi. Yönetmenliğe dair bu ekol olmuş isimler çocukluğumun kahramanlarıydı.

-Filmden beklentiniz?

Türkiye’de kadın hangi sınıftan olursa olsun tacizden kaçamıyor çünki her sınıf tacizcisini yaratmış ve verdiği güçle Onu besliyor. Sistem bütün enstrümanlarıyla tacizcinin, tecavüzcünün yanında, kadın cinayetlerine kör, sağır,dilsiz! Bu film bir meydan okuma hikayesi. Ben hep beylik sözlerle geçiştirilmiş ve timsah gözyaşlarıyla süslenmiş bu acının dilini çözdüm ve dünyaya en çıplak haliyle duyurdum. Bakmaya ne kadar cesur olunur onu bilemem!

Film güzelliği her zaman başına bela olmuş, hayatının her aşamasında, gittiği her yerde tacize uğramış, eski eşinden sürekli şiddet görmüş bir kadının, psikoloğa sığınmasını,burada karşılaştığı sürprizi ve sonuçlannı ele almaktadır. Çıkışları farklı sınıfların tacizcileri tarafından tutulmuş bir labirentte ne yapacağını bilemezken bir önceki seansta psikologtan gelen ‘geçmişi affetme’ önerisine ikinci seansta hazırlanmış olarak gelir ve artık ikisi için de geri dönüş yoktur!

Başrol oyuncusu Elza Amani filmle ilgili şunları söyledi:

“3. sınıf konservatuar öğrencisiyim. Oyunculuk benim çocukluk hayalimdi, Umut bey bana boyle bir fılmden bahsettiğinde heyecanlanmıştım ve çok etkilenmiştim çünkü günümüzde özellikle Türkiye’den kadın istismarlarıyla, kadına şiddetle ilgili o kadar kötü şeyler duyuyoruz ki bu filmde oynamaktan gurur duydum ve oynarken hissederek oynadım. Hatta işimiz bitikten sonra bir kaç gün etkisi altında kalmıştım çünkü anlattığımı yaşayan ve bunu dile bile getiremeyen çok insan var. Umut beye teşekkür ediyorum bana böyle bir şans tanıdığı için.”

Korkuluk Rusya’da gerçekleştirilen Catharsis International Film and Video Festival adlı yarışmada (Katarsis Uluslararası Film ve Video Festivali ) yarışmaya kabul edildi ve yarı finalist oldu.

'Korkuluk' ayrıca Londra’da yapılan Best Director Awards ve Avustralya'daki International Shorts adlı film festivallerinde de yarışma bölümüne kabul edildi. Film 2020 ve 2021 yılında Toronto’dan Merbourne’e pek çok film festivalinde de yarışmayı bekliyor.

Londra’da uzun yıllardır tiyatro oyunları, tv ve radyo programları ile tanınan Umut Ulaş Er ikinci filminin hazırlıklarına devam ediyor.

SCARECROW-KORKULUK

kadın

Elza Amani

asistan

Mehmet Aktaş

kamera

Garip Aksüt

ses-efekt

Tolga Bedir

yazan-yöneten-yapımcı

Umut Ulaş Er

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2020, 03:38
banner844
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner646

banner814

banner559