Kadın!

Yeryüzü ve gökyüzünün en güzel tasviri merhametiyle şefkatiyle insanoğlunun medeniyet eşiği kadın!

Dünyayı yüreğiyle yöneten kendi bedeninde ırkına renk, biçim veren insanoğlunun var olmasının yegane sebebi olan kadın!

Övgülere sığmayacak dende yüce olan varlık için sadece birbirinden güzel kelimeler yazmak maalesef ne acının sonu getirmeye yetebilmiş, ne de bir zerre varlığına saygı gösterilmesine zemin hazırlamıştır.

Yaşama karşılık teşekkür borcunu fiziksel, ruhsal şiddetler uygulanan kölelikten, modern köleliğine devam eden kadına hak edilemez davranışlarla örselenmeye, köreltilmeye bazı erkek medeniyetinde ölüme kadar dar dehlizlere bırakılmaya mahkum edilmiştir.

İşin en acı boyutu kadına artan düşmanlığın durdurulması bir yana kadının kadına olan düşmanlığı nasıl anlatılır bilemiyorum. Ayaklarının altında cennet var diye mi bu zulüm? hakkını savunmak istiyor diye mi? bedenine zorla dokunulmaması için mi? ruhuyla erkeğe göre daha narin daha yüce olmasından mı? Sebebi ne bu kinin. Aslında çok kolay kadın ayaklanırsa yenilmeyecek, kadın yürürse erkeğe muhtaç olmayacak, kadın konuşursa savaş olmayacak, silahlar üretilmeyecek, düşüncelerde tel örgüler, hapishaneler olmayacak, nefretle büyüyen çocuklar olmayacak, bahçeler gül gökyüzünde kuş cıvıltısı, kavgalar bir ekmeği bölüştürüldüğünde bitecek çünkü kadın yıkıcı olmaktan çok barışçıldı. bu Yüzden kadına saygınlığı olmayan bir kesim erkeğin baskısı kadın üstünde gücünü hakimiyetini bitirmiyor. 8 mart kadınlar günü bilinçlenmemiz gerekirken akıllarda sadece küçük bir hediyeyle sorumluluktan kaçmak için bir kaç hediye, süslü yazılar siz kadınları bilmem benim onurumu kırmaktan başka bir şeye yaramayacak. evvela kadının kadına sahip çıkması bir güne değil her güne kadın olmanın değerini erkeklere çocuklara hatta kadının kendisine aşılamamız gerekiyor. Sen kadın! Kendinin farkına vardığında o zaman kadına ve kadınlara olan bakış açısı değişecek.