DÜNYA

İşçi Partisi’nin Yeni Lideri Andy Burnham Başbakanlık Koltuğuna Yürüyor

İngiltere siyasetinde dengeleri değiştiren liderlik değişimi resmileşti. Andy Burnham, İşçi Partisi'nin olağanüstü konferansında resmen parti lideri seçildi.

LONDRA – İngiltere'de son haftalarda yaşanan siyasi belirsizlik, 17 Temmuz'da düzenlenen İşçi Partisi Olağanüstü Konferansı ile yeni bir döneme kapı araladı. Partinin eski lideri ve Başbakan Keir Starmer'ın 22 Haziran'daki istifasının ardından başlayan liderlik süreci, Andy Burnham'ın resmen İşçi Partisi lideri ilan edilmesiyle sonuçlandı. Burnham'ın 20 Temmuz Pazartesi günü Buckingham Sarayı'nda Kral III. Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesi ve ülkenin yeni başbakanı olması bekleniyor.

İşçi Partisi'nin 403 milletvekilinden 349'unun desteğini alan Burnham, adaylık sürecinde ezici çoğunluğu sağlayarak başka bir adayın yarışa girmesini matematiksel olarak imkânsız hale getirdi. Böylece liderlik yarışı fiilen başlamadan sona erdi ve Burnham tek aday olarak parti liderliğine ulaştı.

"Ülkenin tamamının lideri olacağım"

Londra'daki konferansta yaptığı ilk liderlik konuşmasında Burnham, sadece İşçi Partisi seçmenlerinin değil, Birleşik Krallık'ın tamamının başbakanı olacağını vurguladı.

"Kuzeyin, güneyin, doğunun, batının, İskoçya'nın, Galler'in ve Kuzey İrlanda'nın lideri olacağım" diyen Burnham, son yıllarda derinleşen siyasi kutuplaşmayı sona erdirme sözü verdi.

Konuşmasında ülkenin "umut duygusunu yeniden kazanması gerektiğini" söyleyen Burnham, İşçi Partisi'nin "değişim için son büyük fırsatı" temsil ettiğini ifade etti.

Burnham'ın beş büyük vaadi

Yeni lider konuşmasında hükümetinin yol haritasını oluşturacak beş temel hedef açıkladı.

Parti içindeki çekişmelere son

Burnham, uzun süredir farklı kanatlar arasında yaşanan gerilimlerin sona ereceğini belirterek "tek bir İşçi Partisi kültürü" oluşturacaklarını söyledi. Parti içerisindeki "arka kapı siyaseti" ve kulis mücadelelerini bitireceği mesajını verdi.

Yeni siyaset anlayışı

Toplumun uzun süredir çözüm bekleyen sorunlarına odaklanacağını belirten Burnham, özellikle sosyal bakım sisteminin yeniden yapılandırılmasını öncelikli hedeflerinden biri olarak gösterdi.

İşçi Partisi kendi kimliğini koruyacak

Burnham, partisinin başka siyasi hareketleri taklit etmeyeceğini belirterek,

"Ne Yeşillerden daha Yeşil ne de Reform Partisi'nden daha Reformcu olmaya çalışacağız."

ifadelerini kullandı.

Birleşik Krallık'ın tamamını temsil edecek

Manchester Belediye Başkanı olduğu dönemde İngiltere'nin kuzeyinin sesi olmaya çalıştığını belirten Burnham, artık aynı yaklaşımı ülkenin her bölgesi için sürdüreceğini söyledi.

Yetki Londra'dan yerellere geçecek

En dikkat çekici vaatlerinden biri ise yerel yönetim reformu oldu.

Burnham, Westminster merkezli yönetim anlayışını değiştirerek belediyelere daha fazla mali ve idari yetki devredileceğini açıkladı.

Sosyal konut projeleri, şehir merkezlerinin yenilenmesi, ulaşım yatırımları ve yerel kalkınma projelerinde belediyelerin daha bağımsız hareket edebileceğini söyledi.

Kimdir Andy Burnham?

1969 yılında Liverpool yakınlarındaki Aintree'de doğan Andy Burnham, Liverpool Üniversitesi'nde İngiliz Dili eğitimi aldı.

Siyasete genç yaşta İşçi Partisi içerisinde başlayan Burnham, önce parti araştırmacısı ve danışman olarak görev yaptı.

1990'ların sonunda Westminster'a girdi

2001 genel seçimlerinde Leigh seçim bölgesinden milletvekili seçildi.

Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde hızla yükselerek çeşitli bakanlık görevleri üstlendi.

Görev yaptığı önemli pozisyonlar arasında;

  • Sağlık Bakanı
  • Kültür, Medya ve Spor Bakanı
  • Hazine Bakan Yardımcılığı

bulunuyor.

2009-2010 yılları arasında Sağlık Bakanı olarak görev yapan Burnham, özellikle Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) konusunda savunduğu politikalarla tanındı.

İşçi Partisi liderliğini daha önce iki kez kaybetti

Burnham, 2010 yılında Gordon Brown'ın seçim yenilgisi sonrasında yapılan liderlik yarışına katıldı.

Ancak seçimi Ed Miliband kazandı.

2015 yılında bu kez Jeremy Corbyn'e karşı yeniden aday oldu.

Bu yarıştan da ikinci sırada ayrıldı.

Her iki yenilgi sonrasında da parti içindeki etkisini koruyan Burnham, Westminster siyasetinden uzaklaşarak yerel yönetime yönelmeyi tercih etti.

Manchester'ın "Kuzeyin Kralı" oldu

2017 yılında Büyük Manchester'ın doğrudan seçilen belediye başkanı oldu.

Görev süresi boyunca;

  • şehir içi ulaşım reformu,
  • sosyal konut projeleri,
  • evsizlerle mücadele,
  • sağlık hizmetlerinin yerelleştirilmesi,
  • pandemi döneminde merkezi hükümete karşı bölgenin ekonomik haklarını savunması

gibi başlıklarda ulusal çapta dikkat çekti.

Özellikle COVID-19 salgını sırasında Londra hükümetiyle yaşadığı bütçe anlaşmazlığı nedeniyle kamuoyunda büyük destek gördü.

Bu süreç, Burnham'ın ülke çapında tanınırlığını önemli ölçüde artırdı ve kendisine medyada "Kuzeyin Kralı" (King of the North) lakabını kazandırdı.

Westminster'a güçlü dönüş

2026 yılında Makerfield seçim bölgesinden milletvekili seçilen Burnham, 22 Haziran'da parlamentoda yemin ettiği gün Başbakan Keir Starmer istifasını açıkladı.

Birkaç hafta içinde İşçi Partisi'nin neredeyse tamamının desteğini alan Burnham, parti tarihinde en güçlü liderlik desteklerinden birini elde etti.

Önündeki zorlu gündem

Burnham, başbakanlık görevini ekonomik büyümenin yavaşladığı, kamu hizmetleri üzerindeki baskının arttığı ve seçmenin siyasete güveninin zayıfladığı bir dönemde devralacak.

Hayat pahalılığı, NHS'deki uzun bekleme süreleri, sosyal bakım sistemi, konut krizi ve Reform UK'nin yükselişi yeni başbakanın ilk sınavları arasında yer alıyor. Analistler, Burnham'ın yerel yönetim deneyimini ulusal siyasete taşıyıp taşıyamayacağını yakından izleyeceklerini belirtiyor.

Siyasi gözler şimdi 10 Numara Downing Street'te

20 Temmuz'da Başbakanlık görevini devralması beklenen Andy Burnham, son on yılda Birleşik Krallık'ın değişen liderler zincirine yeni bir halka ekleyecek. İşçi Partisi içinde ezici destekle göreve gelen Burnham'ın en büyük sınavı ise, seçim vaatlerini hayata geçirerek hem parti içindeki birlik mesajını korumak hem de ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele eden ülkeye yeniden güven ve istikrar kazandırmak olacak.