Irkçılık, şiddet ve silahlanma...

Hafta sonundaki yorumumda, ‘Yükselen sağ popülizm ve toplumsal sessizlik’ başlığı ile popülizm ve aşırı sağ söylemler karşısındaki suskunluğa dikkat çetmiştim. Bu çerçevede, Hollanda Kalkınma İşbirliği ve Dış Ticaret Bakanı Sigrid Kaag’ın, Amsterdam’da yaptığı konuşmadan alıntılar yapmıştım. Bakan Kaag önemli bir konuya dikkat çekmiş ve ‘Hollanda’ya karanlık ve tehdit edici bir sessizlik’ demişti.


Aradan bir kaç gün geçmedi, bu defa Hollanda Genel İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı (AIVD), aynı konuda bir rapor yayınladı. Rapor tek kelimeyle ürkütücüydü. Zira rapora göre, ırkçılar ve aşırı sağcıların, düne kadar gündeminde antisemitizm varken, bugün gündemlerinde İslam karşıtlığı da yer alıyordu. Daha da tehlikelisi, bu gruplar şiddeti övüyorlar, ateşli silahlara özeniyorlar. Zira, son yıllarda bu gruplar arasında silah ruhsatı için başvuru yapanların sayısı artıyordu.

Hollanda Genel İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı (AIVD)’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan raporu, ‘AIVD, aşırı sağın şiddet kullanabilir’ başlığı ile medyaya yansıdı. Alt başlık ise: ‘organize olmamış yeni aşırı sağ’, ‘sadece İslam karşıtı değil, her göçmen için’ şeklindeydi. Göze çarpan bir başka alt başlık ise: ‘Avrupa’da cihatçıların yeni eylemleri olursa, aşırı sağ’ın beslenme kaynağı oluşur’ şeklindeydi.


AIVD’nin raporu, ‘Hollanda’da aşırı sağcılık; hareket halinde olan bir fenomen’ başlığı ile yayınlandı. Raporda aşırı sağın yeni bir elbiseyle piyasaya çıktığı belirtiliyor. Eski gruplar, yani Hitler hayranları ve antisemitisler marjinalleşmiş. Neo Nazi ve Dazlaklar’ın da fazla esamesi okunmuyor. Ancak, ortada organize olmamış, yeni aşırı sağ gruplar var. Bu gruplar, sosyal medyadan aşırı sağ ve ırkçı görüşlerden etkilenmekte ve beslenmekteler.


IŞİD terör örgütünün eylemleri, mültecilerin Batı Avrupa’ya akın etmeleri bir takım İslam karşıtı söylemlerin artmasını sağlamış. Rapora göre, mülteci akımının azalmasına karşı, İslam karşıtlığı ve göçmen karşıtlığı azalmadan artmış. Bu gruplara göre, ‘göçmenler’ demek ‘Müslümanlar’ demektir.


Aşırı sağ gruplar, genelde sosyal medyada yayınlanan haberlerden ilham alıyorlar. Aşırı sağ entellektüeller başta olmak üzere, Amerika kökenli ‘alt-right’ hareketi, beslendikleri kaynaklar arasında yer alıyor. Sistemli nefret yayma, bazı toplumsal grupları hedef gösterme, şeytanlaştırma, korku yayma, ırkçılığı normal sayma gibi fikirler ve yayınlar aşırı sağın beslenme türleri.

Raporda, parlamentodaki siyasi partilerden (PVV ve Forum voor Demokratie) açıkca ifade edilmese de, toplumda Yahudiler’e bile yer vermeyen, ‘Studiegenootschap Erkenbrand’ hareketi tehlikesine işaret ediliyor. Erkenbrand hareteki, İslam karşıtı ırkların karışmasına karşı, etnik devleti savunan bir hareket.
 

AIVD raporunu değerlendiren Prof. Joep Leerssen (Amsterdam Üniversitesi), aşırı sağın hukuk sistemini tehdit ettiğini söylüyor. Prof. Leerssen, toplumun enfeksiyon kaptığını, Amerika’dan ‘alt-right’ hareketinden ilham alanların, toplum için daha tehlikeli olacağı görüşünde. Leerssen’a göre, seçilmişlerden Wilders ve Thierry Baudet gibilerden, daha dikkatli dil kullanmaları istenebilir, ama internet üzerinden yayın yapanlara söz geçirmek çok zor.

Rapor, iktidar ve muhalefet partileri tarafından ‘endişe verici’ olarak yorumlandı. Aşırı sağın, bu tehdit edici tavrı, kısa sürede değişmez. Uzun vadede, toplumsal kutuplaşmanın önüne geçilmesi gerekmektedir. Sosyal medyada nefret yayın içeren paylaşımlara, sert yaptırım ve önlemler alınmalı. Bakan Kaag’ın geçen hafta ifade ettiği gibi:
‘Konuşmamız gerekir, susamayız, biz birlikte çoğunluğuz’.