İnsana benzer

“Vicdanımıza en ufak bir şüphe bırakmadan kendini bitirenlere koskoca bir "ilgisizlik" borcumuz var” Mete Özgencil


Son zamanlarda halim pek bir karışık.
Bir yanım arabesk, İbrahim Sadri gibi kafiyesiz...
Bir yanım pianist, Fazıl Say’ın ellerine hayran, ruhuna sevdalı....
Bir yanım Dostoyevski, tam bir kumarbaz, Bir yanım dürüst, duygularım yalın,yazım anlaşılır, sanki Montaigne...
Bir yanım cesur, bir yanım korkak, bir yanım tam bir kaçak...
Yani nerdeyse halim Rodin’in Bakırköy’deki kopyası “Düşünen adam” heykeline rakip...


Bir kaç kedim, bir kaç köpeğim var ama ne adlarını biliyorum ne yaşlarını...
Ama soranlara hepsi benim diyorum..
Bakımı zor mu diyorlar yoo kolay diyorum...
Biliyormusunuz ben bu konuda yalan söylemeye başladığımda 8 yaşındaydım...
Komşunun köpeğini zehirlediklerinde, kendi köpeğim gibi dövüşüp ağladığım için, meraklı gözlere ilk yalanımı söyledim.
Çomar benim köpeğimdi dedim.


İlk avaz avaza ağladığım, saklandığım, kalbimin ilk yanışı, insanlar hakkında ilk hayal kırıklığım...
30 yılda geçse aradan gözyaşlarımın klavyeye damlaması kadar içimi acıtan.


Ogünden beri insanlara tepkiliyim.
Onun için hep öfkeli, onun için hep kavgacıyım.
Yakınımda dostum yok, hepsini terkettim.
En sevdiklerim uzakta olanlar...
En yakındakiler ismini bilmediğim sokaktakiler...


Hiç bir kedi, insanın nankörlüğüyle yarışamaz.
Hiç bir fil, insanın kinciliğine yetişemez.
Hiç bir ayı, insanın kabalığına örnek olamaz.
Hiç bir deve, insanın inadıyla boy ölçüşemez.
Hiç bir aslan insanın kıskançlığıyla baş edemez.
Herşeyden önemlisi hiç bir hayvan, zevk için başka bir canlıya zarar vermez, üzerine somon kürk, boynuna fildişi kolye, masasında istakozu meze yapmaz...


Bence iyilerin yaptığı en büyük yanlış; kötülerin davranışlarına geçerli sebepler aramak...
Halbuki kötü sadece kötü...


Ama insanoğlu yüzleşmez kötülükleriyle, en büyük müdafası kendini savunmaktır.
Kimseye güvenmez, kimseyi beğenmez, tek mükemmel kendisidir!
Peki bu durumda herkes mükemmel olmuyor mu?


İnsanoğlu kendini diğer bütün yaratıklardan üstün görmeye devam ettiği sürece insan da olsan insanlara alışmak çok zor...
İşte onun için elemeli, kötüleri de kötülükleri de hayatımızdan yok etmeli, geriye kalan güzellikler belki de bizi hayatımızın sonuna kadar mutlu etmeye yetecektir...


“Bir çocuk dünyaydı bulduğumuz; öyleyken biz onu ne doğal değer ve gücümüzün üstünlüğüyle dizginimiz altına soktuk, ne doğruluğumuz, iyiliğimizle yetiştirdik, ne de ruh yüceliğimiz, cömertliğimizle kendimize bağladık.”

Montaigne