İngiltere’de yüksek yargı, hükümetin Filistin Eylem Grubu’nu terörle mücadele mevzuatı çerçevesinde yasaklama kararını hukuka aykırı buldu. İngiltere Yüksek Mahkemesi, söz konusu yasaklamanın yasal dayanak ve orantılılık kriterleri bakımından yeterince temellendirilmediğine hükmetti.
Karar, grubun kurucu ortaklarından Huda Ammori’nin açtığı dava sonucunda verildi. Ammori, hükümetin kararının ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğini savunmuştu. Mahkeme, başvuruyu değerlendirirken terörle mücadele yasalarının uygulanmasında “açık ve ikna edici” delil standardının gözetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Mahkemenin Gerekçesi
Yüksek Mahkeme kararında, bir grubun terör örgütü kapsamında yasaklanmasının demokratik toplumda ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Kararda, bu tür bir yasaklamanın yalnızca kamu güvenliğine yönelik somut ve ciddi tehdit durumunda meşru görülebileceği belirtildi.
Mahkeme, hükümetin sunduğu gerekçelerin ve delillerin, grubun doğrudan terör faaliyetleriyle bağlantısını ortaya koymakta yetersiz kaldığı kanaatine vardı. Bu nedenle yasaklama kararının hukuka uygun olmadığına hükmedildi.
Hükümetten Temyiz Mesajı
İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ise karardan “hayal kırıklığı” duyduklarını belirtti. Mahmood, kamu güvenliğinin hükümet için öncelikli olduğunu vurgulayarak kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Bakanlık kaynakları, terörle mücadele çerçevesinde alınan kararların ülke güvenliği açısından hayati önemde olduğunu savunurken, yargı sürecinin devam edeceğini bildirdi.
Siyasi ve Hukuki Yankılar
Kararın, ifade özgürlüğü ile ulusal güvenlik arasındaki hassas dengeye ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirmesi bekleniyor. İnsan hakları savunucuları kararı “hukukun üstünlüğü adına önemli bir kazanım” olarak değerlendirirken, bazı siyasetçiler ise güvenlik risklerine dikkat çekiyor.
Temyiz süreciyle birlikte dosyanın yeniden üst yargı incelemesine taşınması ve konunun İngiltere kamuoyunda geniş yankı uyandırması bekleniyor.