Hayatın garip cilveleri var…

Hayat, karşınıza bazen öyle ilginç tesadüfler ve keskin dönüşler çıkarıyor ki, hayretler içinde kalıyorsunuz.
Öyle ki, ölümüne karşı olduğunuz değerlerin savunucusu haline gelebiliyorsunuz. Henüz yedi yaşındayken annesiyle birlikte küçük bir tekneyle Yunanistan'a geçen Dilan Yeşilgöz'ün hikâyesi de bunlardan biri.

Dilan’ın çocukluğu emperyalizme, kapitalizme, militarizme karşı çıkarak geçmişti. Ancak, Dilan geçtiğimiz günlerde Hollanda Savunma Bakanı olarak NATO’un Ankara toplantına katıldı.

Dilan’ın bu keskin dönüşlü hikayesine geçmeden önce yetişmesinde önemli rol oynayan babası Yücel Yeşilgöz’e kısaca değinelim.

Babası Yücel Yeşilgöz, 1980’li yıllarda Hollanda'da siyasi mülteciydi. Türkiye karşıtı görüşleriyle tanınıyordu. !990’lı yıllarda da aynı doğrultuda kitaplar yazıyor ve çeşitli toplantılara katılıyordu.

Bu toplantılardan birisi de, Amsterdam’da “de Rode Hoed” konferans merkezinde yapılan bir toplantıydı. Toplantı “Türkler Ne Kadar Tehlikeli” adlı bir araştırma kitabının tanıtımıydı.
Hollanda’nın tanınmış gazetecileri, bilim insanları ve televizyon sunucuları programın konuşmacılarıydı. Dilan’ın babası Yücel de dinleyiciler arasındaydı. Sorduğu sorulardan ayık olmadığı anlaşılıyordu.

Araştırma kitabı demişken, o yıllarda Türkiyeli sol grupların Hollanda’da ne kadar aktif, güçlü ve dahi belirleyici olduğunu da belirtmem gerekir. Belediyeler başta olmak üzere Hollanda siyasi partilerinde etkin olan bu gruplar, kendilerinden olmayanlara hayat hakkı tanımıyorlardı. Toplumda yükselen Türk gençlerinin önü, “bozkurt ve faşist” yakıştırmalarıyla kesiliyordu. Araştırma Türkevi tarafından bunlara bir cevap niteliğinde Amsterdam Üniversitesi ile işbirliği halinde yapılmıştı.

İşte, Türkiyeli sol grupların böyle etkin olduğu o yıllarda, Dilan da annesiyle birlikte babasının yanına Hollanda'ya geldi. Çocukluk yaşlarından itibaren, Türkiye ve Türk karşıtlığıyla büyüyen Dilan, siyasi hayatına Sosyalist Parti’de başladı.

Sosyalist partide aradığını bulamayan Dilan, Yeşil Sol partisi ve sonra İşçi Partisi PvdA’da aktif oldu. Sol partilerde tatmin olmayan Dilan, Liberal Parti saflarına geçti ve siyasi kariyeri yükselerek devam etti. Bir müddet sonra ülke siyasetinin en önemli isimlerinden biri haline geldi. Zamanla partinin liderliğine kadar yükseldi.

Siyasi çizgisi boyunca Türkiye'ye yönelik sert eleştirileri ve İsrail'e verdiği güçlü desteği ile sık sık gündeme geldi. Adalet Bakanlığı döneminde ise özellikle göç ve iltica politikalarındaki sert tutumuyla Hollanda siyasetinde iz bırakan isimlerden biri oldu.

Dilan, bir ara parlamentodaki çalışma odasında, yaşlı ve elinde silah olan bir Ermeni kadının fotoğrafıyla gündeme gelmişti.

Son hükümette ise Hollanda Başbakan Yardımcılığı ve Savunma Bakanlığı görevlerini üstlendi.

Dilan, geçtiğimiz günlerde (7, 8 Temmuz tarihlerinde) Ankara'da düzenlenen NATO toplantısına da Hollanda Savunma Bakanı sıfatıyla katıldı.

Ankara’daki toplantı dolayısıyla bazı medya kuruluşları, Dilan’ın doğduğu şehirde hasret gidereceği, akrabaları ile buluşacağı yönünde güzellemeler yaptılar.
Oysa Dilan, bir dönem Türk vatandaşlığından çıkmak için başvurduğu yönünde açıklamalar yapmış ve Türkiye ile arasına mesafe koyduğu kamuoyuna yansıtmıştı.

Ne diyelim…
Hayatın garip cilveleri var…
Kader bazen insana, “Türkiye benim ülkem hiç olmadı” diyen Dilan’a böyle cilve yapıyor ve doğduğu yere getiriveriyor işte.

Veyis Güngör
11 Temmuz 2026