G20 Zirvesinin Ardından

G 20 zirvesi bu yıl Türkiye’de, Antalya’da  yapıldı.

G 20 zirvesi Türkiye açısından büyük bir başarıdır. Buradaki en büyük başarı Türkiye’nin dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip olması ve zenginler kulübü G 20 içinde yer almasıdır.

İkinci büyük başarı ise böylesi büyük ve görkemli bir toplantıya ev sahipliği yapmasıdır. Türkiye artık, G 20 ve NATO gibi dünya çapında büyük kuruluşların üyesi büyük bir dünya devletidir. Türkiye bu gidişle çok kısa bir zaman dilimi içinde artık Avrupa Birliği’ne de üye olacaktır.

AB Komiseri Johannes Hahn: “Türkiye ile AB görüşmelerine yeniden başlayalım,” diyor. (1)  Çünkü Ortadoğu kaynaklı şiddet ve mülteci sorununun çözümünde Türkiye anahtar ülkedir. Bu bakımdan AB’nin geleceği ile Türkiye’nin geleceği aynı noktada birleşiyor.

Kapitalizm tartışması

G 20 zirvesine Koç Holding'in Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç’un kapitalizm ile ilgili demeci damgasını vurdu. Ali Koç şöyle diyor:

"Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir."

 

Çok önemli bir tesbit. Fakat çözüm nedir?  Kapitalizm nasıl kaldırılacak ve yerine ne koyulacak?

Dünyanın en büyük zenginlerinden Bill Gates’in işleyen bir çözümü var. Bill Gates, bir başka ABD’li milyarderle yoksullara yardım için “Bağış Andı” insiyatifini başlattı ve milyarderlerden toplanan 125 milyar dolar, dünya çapında yoksullara dağıtıldı. Bill Gates,  daha sosyal, daha insancıl ve daha yumuşak bir kapitalizmin bayraktarlığını yapıyor.  

Büyük bir bilim insanı Stephen Hawking de kapitalizmi insanlık için bir tehlike olarak görüyor. Hawking şöyle diyor:

“Teknolojik gelişme özellikle robot, kompüter ve 3D printirleri, iş ve istihdam dünyasında büyük gelişmelere ve dönüşümlere sebep olacaktır. Oxford Üniversitesinin araştırmasına göre ABD’de de 10 ve 20 yıl içinde hazır mesleklerin yüzde 47’si kaybolacaktır. Böylece insanlar işsiz kalacaktır. Ama burada teknolojik gelişme değil,  gelir dağılımındaki eşitsizliği yok etmediği için kapitalizm en büyük tehlikedir. Öyleyse halkın daha iyi yaşaması için zenginlik; daha adil ve eşit dağıtılmalıdır.” (2)

Vahşi kapitalizmin panzehiri sosyal refah devletidir. Çünkü sosyal refah devleti, vatandaşını her türlü  yokluktan, yoksulluktan ve ayrımcılıktan koruyan devlettir.

Yeni Anayasaya Önerim

Türkiye’de 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra  yeni bir anayasanın yapılması tekrar gündeme oturdu.  Burada da milyonları yakından ilgilendiren konu; halkın kimseye muhtaç olmadan onurlu yaşamasını güvence altına almaktır.

Bunun için yeni anayasada sosyayl refah devletinin görevi alanları genişletilmelidir. Çünkü sosyal refah devleti;  halkın yaşam güvencesini sağlamakla,  istihdam yaratmakla yükümlüdür. Geçimini sağlayamayanlara  sosyal yardım yapar. Sosyal yardımlar insanın onurlu yaşamasını sağlar.

Örneğin Hollanda devleti; işsiz bir aileye ayda 1200  avro aylık, kira ve sağlık yardımı yapıyor. Böylece devlet, vatandaşının onurlu yaşamasını sağlıyor.

G20 üyesi olan zengin Türkiye’ye de böylesi bir durum  yakışır.