Fiyat listesini başardık mı ki?

Merdiveni yapıyoruz da… Basamakları eksik koyuyoruz. Daha doğrusu, aralarda birkaç basamağı eğreti koyup, üst basamaklara geçiyoruz.

Lokanta ve kafeterya gibi yerler için getirilmek istenen ‘şeffaf menü’ hayalinden bahsediyorum.

Bu merdivene, son birkaç yılda en az 3 basamak çakıldı.

O basamaklardan biri, 19 Aralık 2023’te yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle geldi. Şöyle denildi:

“Lokanta, restoran, kafe, pastane gibi yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde, fiyat listeleri işyerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulmalıdır.”

Peki, anılan işletmeler, giriş kapısının önüne fiyat listelerini koydu mu? Evet, ilk birkaç ay yapılan sıkı denetimler sayesinde, işletmelerin çoğunluğu, getirilen kurala uydu.

Sonra?

LAÇKALAŞMANIN GÖRÜNÜR HÂLİ

Her zaman yaptığımızı yaptık. Önce fiyat listeleri küçülüp, karınca duasına dönüştü. Sonra tamamen kayboldu.

Acaba diyorum, tuhaflık bende mi? Bir lokantaya girmeye niyetlendiğimde, etrafta fiyat listesi arıyorum. Tabi lokantaların yüzde 91’inde, dış mekân fiyat listesi hiç yok. Kalan yüzde 9’da, camdan görünecek şekilde, öylesine bir liste asılmış. (Yüzdeler, kişisel istatistiğimdir; standart sapmalar olabilir.)

Bu mevzuda sadece homurdanmakla yetinmiyorum. Ticaret Bakanlığı’na internet üzerinden başvurmuşluğum da oldu. Ki, neticesini bu sütunda anlatmıştım.

Kaçıranlar için özet geçeyim: Bakanlığın rahatına düşkün bürokratları, şikâyetime konu olan işletmeleri denetlemek yerine, aynı bakanlığın başka bir birimine başvurmamı önerdiler.

Sahadaki bu ‘iplememe’ durumu devam ederken, Bakanlık, uygulamayı yüzde 100 başardığına inanmış olmalı ki; fiyat listelerine ilave olarak, sunulan yiyeceklerin ‘içerik ve kalori bilgilerinin’ de listeye eklenmesi ‘kuralını’ getirdi.

Tabi, olmayan fiyat listesinde içerik ve kalori bilgisi aramak, herhalde başında huni ile dolaşmayı gerektirdiğinden, kimsenin aklına gelmedi. (En azından benim aklıma gelmedi.)

Zaten bürokrasi hazretleri için, uygulamayı denetlemek değil, ‘kuralı koymuş olmak’ önemli değil mi?

BUYURUN BURADAN YAKIN

Mevzu, PR yapmaya müsait olmalı ki, merdivenin olmayan basamaklarına yenilerinin eklenmesini önerenler çıkmaya başladı.

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, fiyat listelerine içerik ve kalori bilgisi eklenmesinin uygun ve yerinde, fakat ‘yetersiz’ olduğunu keşfetmiş.

Diyor ki, Ali Kopuz;

“İçerik ve kalori bilgilerinin yanı sıra kullanılan ürünlerin markalarının da yazılması, gıda güvenliğini güçlendirecektir.”

Ev dışı tüketimde, böylesi detaylı menüler sayesinde tüketicinin, ‘ne yediğini bileceğini’ fehmeden Kopuz, “Marka bilgisi, kalitesiz ürün kullanımının önüne geçilmesine katkı sağlayacak ve tüketici, tercih yaparken daha bilinçli davranabilecek.” demiş.

Sanki bir yığın ünlü markanın sucuklarında at, eşek ve domuz eti çıkmamış gibi…

Ha, bu arada, küçük işletmeler için ‘kalori bilgisi zorunluluğu’, 2027 yılı sonuna ertelenmiş.

Şimdi ‘marka bilgisi’ önerisini duyunca, sizlerin tepkisi ne oldu, bilmiyorum.

Fakirin ilk tepkisi, “Fessübhanallah!..” oldu.

SOSYAL KONUT PROJESİNİ HATIRLATTI

Sanki lokantalarda, sadece yemek adı ve fiyatını içeren listenin işletme girişine koydurulmasını başardık da… Ki, yemeğin gramajına filan hiç girmiyorum…

İçerik ve kalorisin de menüde belirtilmesi aşamasına geçmişiz.

O da yetmemiş, kullanılan malzemelerin markalarının filan da belirtilmesi öneriliyor.

Dedik ya, merdivenin ilk basamağını raptiye ile iliştirdikten sonra, ikinci-üçüncü basamağını da zamkla yapıştırmak gibi bir alışkanlığımız var.

Bu meseleyi düşünürken, daha birkaç gün önce bu sütunda mevzu ettiğim, ‘500 bin sosyal konut projesi’ aklıma geldi.

Onda da, 2022’de başvurusu alınan fakat deprem sonrası unutulmaya yüz tutmuş olan 250 bin konut projesi sözkonusuydu.

Araya giren asrın depremi nedeniyle ‘mola’ vermiş olan o proje askıda dururken, şimdi 500 bin konut için yeni çekilişleri yapmış bulunuyoruz.

Hayırlısı olsun… Bir gün tamamlanır elbet.

Kim bilir, belki gıda işletmeleri de müşteriye duyuracakları fiyat listesinin, her zaman ‘caydırıcı sebep’ olmayabileceğini; belki müşterinin, ilan edecekleri fiyatı ‘makul bulacağını’ akıl ederler.

Bu fakir gibi, listesiz işletmelerin ‘potansiyel kazıkçı’ olduğuna inanan çok sayıda tüketici olabilir.