Erken mi geç mi?


Olup bitenlere bakıyorum da...,
Düşünüyorum, öyle koyuyorm, böyle koyuyorum, tartıyorum, düşünüyorum, kendime göre değerlendiriyorum..... olmuyor, olmuyor, olmuyor.
İçinden bir türlü çıkamıyorum.

Tek başına iktidara gelen, güçlü kabinesini !! oluşturan, T.C ileri gelenlerinin övgüsünü kazanan, Ulusal Birlik, nasıl oluyor da ulusal ikilik partisine dönüşüyor.
Nasıl ve neden kendi parti milletvekilleri, kendi hükümetine güvensizlik önergesi veriyor, Parti Başkanı ve Başbakanı ile anlaşamıyor ?
Muhalefet partilerinin adı üstünde. Muhalefet.
Elbette, iktidardakilerin karşısına dikilecek, eleştirecek, altlarından iktidar koltuklarını çekmeye çalışacak.

Bu, gayet normal da....
UBP içinde olanlar neyin kavgasıdır? Neden hoşgörü, dayanışma, birlikte hareket etmek yerine sürtüşme tercih edildi, kavgalar ve mahkemelere düşmeler yaşandı? Parti başkanlığı, bakan koltukları o kadar mı çok kıymetlidir?

Daha önceleri de UBP içinde huzursuzluklar, kopmalar yaşandı. Kotak, dokuzlar hareketi başladı.
Kotak, Serdar Denktaş, İrsen Küçük, Konuk, Örek, Atun, Hasipoğlu, Avcı ve diğerleri koptu gitti. Başka partiler kurdu. Sonra Tahsin Ertuğruloğlu....

Ve çoğu geri UBP ye geri döndü. Neden ? Kopmak, ayrılmak işlerine yaramadı.Tekrar kürkcü dükkanına döndüler...Veee...
Bazıları önemli yerlere geldiler. Başta da İrsen Küçük, Hasipoğlu ve.....

Derken Kaşifler hareketini gördük.
UBP ikiye bölündü.
Bizans entrikalarını aratacak oyunlar yaşandı. Hala daha yaşanıyor.

Hükümet alaşağı edildi. Erken seçim kararı çıktı.
Soranlar yok değil. Bu erken seçim mi , geç seçim kararı mı diye ?

Yıllarca, aylarca, haftalarca bir türlü toplanamayan, çalışmayan, çalıştırılmayan KKTC meclisinde son yaşananlara tanık olanlar parmaklarını ısırdı.
Üç parti birleşti. İmzalar attılar. 29 Eylül erken seçim dediler. Sonra dönen CTP oldu. 21 derken 28 Temmuzda erken seçim olması kararına yardım etti.
Neden ? Kendi geleceği ve çıkar hesapları için.
Kuşkusuz diğer partiler de kendi çıkar ve geleceklerini hesaplamışlardı.

Ya UBP ne oldu? Aptallar gibi oturup bekleyecek miydi O da harekete geçti ve kendi çıkarlarını ön plana oturttu. Kazan kaldıran Kaşifcileri partiden ihraca gidecek. Ve bir daha ayrı, yeni bir parti kurup de erken seçime girmelerini engellemek için o da entrikaya başvuracak.
Vurdu da. Yardım eden CTP ye teşekkür de etti.
Olan oldu.
Buyurunuz erken seçime, hodri meyden dedi Küçük.
O da ne ? Onlar 29 Eylülü istemiş. İstemesi kolay da her isteneni elde etmek o kadar kolay değil. Mutlaka sorun ve engel çıkartanlar bulunur. Bulundu da...

Gelelim işin püf noktasına.
Bu erken seçim kavgası verenlerin, acaba, kaçta kaçı yeniden seçim kazanacak, kazanabilecek, ben çok merak ediyorum. Kendileri de düşündü mü ?
Koalisyon kuruldu diyelim. Her kim , bu kısa süreli, geçici diyeceğim hükümette yer alrısa alsın, ne gibi olumlu icraatları olacak. Gerçek, olağan seçime kadar ne yapabilecek ? Halka nasıl ne hizmetler verilecek ? Hiiiççç.

Yaşadıklarımızın sorumlusu olarak her zaman başkalarını göstermeye alışmışız. Yanlış yapıyoruz kanaatindeyim. Gerçek yanlış yapanlar bizleriz. Başımıza ne geldiyse kendimiz hazırladık. Kendi ellerimizle ettik, kendilerimiz çekeceğiz. Taa ki, aklımız başımıza gelsin, sakin ve iyi düşünüp, hesaplayalım.

Ya bizleri adam gibi, dürüstce, halk ve ülke yararına yönetecek kişileri seçeceğiz yada Ankaraya dönüp, lütfen bir Vali gönderiniz, bizleri tek başına yönetsin. Başbakanlar, kabineler, milletvekilleri ve de meclis bize fazla geldi. Buyurunuz alınız, size kalsın, biz yapamıyoruz diyeceğiz.

(Star Kıbrıs'tan)