banner646

banner974

banner814

banner1013

10.08.2012, 02:21

Ege’de pusu, Hakkari’de savaş, İran faktörü…

İzmir-Foça’da askeri birliği pusu… Muhtemelen PKK eylemi (Bu yazının yazıldığı sırada kesinleşmemişti). Başbakan Erdoğan, olayı “terörün yaygınlaşmasının bir başka örneği” olarak niteledi.

Başbakan ile Ak Parti’nin yetkilileri, Hakkari’de devam etmekte olan çarpışmaları, “dış güce” bağlamış ve PKK’yı “Suriye Baası’nın maşası” ilan ederek, Hakkari’deki gelişmelere ilişkin olarak parmaklarıyla Şam’ı işaret etmişlerdi.

“Fantastik” bir değerlendirmeydi. Paçasını toplayamayan, Şam’ı korumakta zorlanan Suriye Baas rejimi, tam Halep düşecek iken, Türkiye’nin “Halep’e yönelik güçlerini dağıtmak amacıyla” Hakkari’de PKK aracılığıyla bir saldırı başlatmıştı.

Bu “tez”i dillendirenler hangi istihbarat raporlarından yararlanıyorlar bilmiyorum ama ne siyaset okumayı, ne de haritaya bakmayı bilmedikleri anlaşılıyor. Ya da belki bile bile “dezenformasyon” yapıyorlar. İran diyemedikleri ya da demek istemedikleri için Suriye diyorlar. Öyle mi, değil mi bilmiyorum.

Bununla birlikte, Hakkari’deki gelişmelerle İran arasında pekala irtibat kurulabileceğini  görebiliyorum.

Nasıl ve neden mi?

Birkaç hususu dikkate getirelim:

1. Geçen yıl bu zamanlarda Kandil’de İran-PJAK çatışmaları yoğunlaşmıştı. Kandil dağının batı yarısı, Irak (Kürdistan), doğu yarısı ise İran (Kürdistan) topraklarında. Kandil’de “PKK’nın İran kolu” olduğunu bilmeyen hiç kimsenin bulunmadığı PJAK ile İran kuvvetleri arasında çatışmalar devam ederken, Murat Karayılan’ın yakalandığı ve İran’da tutuklandığı haberleri Türkiye’nin yarı-resmi ve resmi haber kanalları tarafından duyuruldu.
2. Bir süre sonra, Karayılan ortaya çıktı. Ama, İran-PJAK çatışmaları bıçak gibi kesildi. O gün bugündür, yaklaşık bir yıldır PJAK’ın adını duyan da yok, ne yaptığını bilen de. Ortada bir “İran-PKK uzlaşması”na ulaşılmış olabileceği spekülasyonunu besleyen pek çok neden var. Bir “İran-PKK uzlaşması”nın “Türkiye zemini üzerinde” olmaması ise mümkün değildir.
3. Eğer ortada “Oslo süreci”nin ifade ettiği türden bir “Türkiye-PKK uzlaşması” yoksa, bir başka deyimle PKK, “Türkiye’nin siyaset bünyesi içine çekilmiyor” ise, karşılıklı savaş baltaları bilenmekteyse, PKK’nın, Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası hasımlarıyla yakın ilişkiye girmesini bekleyebilirsiniz. Bölgede ise başta İran ve Suriye ile. Geçmişte olduğu gibi. Ama hataya düşülmesin; PKK’nın İran ve Suriye ile ilişkileri “stratejik” değil “konjonktürel”dir.
4. Son bir haftada, İran-Suriye-Türkiye üçgeninde “dramatik” gelişmeler gerçekleşti. Suriye rejiminin özellikle Halep’ten gelen çatırdama sesleri ve Başbakan’ın Ürdün’e kaçtığı bir sırada İran’ın “dini lideri” ya da “Rehber” Hameney, Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Celili’yi Şam’a, Başşar’a gönderdi ve İran, Suriye rejimini ayakta tutmak için gerekeni yapacağı ve her türlü desteği göstereceğini ilan etti. İran, “Suriye parametresi”ni değiştirdi ve bir bakıma Suriye’deki duruma doğrudan “taraf” olduğunu bildirmiş oldu.
5. Celili, Şam’dayken, İran Genelkurmay Başkanı Firuzabadi, “Suriye’den sonra terörün Türkiye’ye sıçrayağı” yönünde tehdit-uyarı karışımı bir açıklama yaptı. Türk Dışişleri buna sert bir karşılık verdi. O arada, İran Dışişleri Bakanı Salihi, Ankara’da Ahmet Davutoğlu ile görüşmelerde bulunuyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan, “İran kendini hesaba çeksin” gibisinden iç politikada kullandığı uslubu dış politikaya geçirerek İran’a da “ayar verme”ye çalıştı.

Bu hususları bir yana kaydederek, Hakkari’deki çatışmaların 23 Temmuz’da başladığını hatırlayalım. O gün bugündür, sanki PKK’nın Kandil’deki karargahında askeri planlama toplantılarına katılmışlar ve neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorlarmış gibi, televizyonlar ve gazete köşelerinde gelişmelerin “askeri ve siyasi amaçları”nı yorumlayanlar türedi.

Kimisi, PKK’nın “intihar ettiği”nden söz ediyor, kimisi “alan hakimiyeti kazanmak istediği” ve böylece “özerk bölge oluşturmaya çalıştığı”ndan. Bunları bir yana bırakalım da, şu “olgu”yu saptayalım:
Türk Silahlı Kuvvetleri, savaş uçakları, tankları, topları, Heron’ları, ABD’den sağlanan istihbarat bilgileri ile nasıl oluyor da, Şemdinli-Yüksekova-Hakkari-Çukurca dörtgeninde, birçok köy ve mezra boşaltılmış iken, “alan denetimi”ni ta 23 Temmuz’dan bu yana, yaklaşık üç haftadır sağlayamıyor.

Unutmadan: Haritaya bir göz atarsanız, üç haftadır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tümüyle “alan denetimi” sağlayamadığı bölgenin Suriye’ye çok uzak, İran’a ise bitişik olduğunu görürsünüz.

Yine unutmadan: Şam rejimi, İran’dan aldığı kesin ve güçlü destek üzerine Halep’e öyle bir yüklenmeye başladı ki, Hür Suriye Ordusu, tüm unsurlarını dün Halep’ten çekti. Bu yazının yayımlandığı sıralarda, belki de Başşar Esad’ın askerleri ile Şebbiha adlı it-kopuk sürüleri Halep sokaklarında dolanmaya başlamış olacaklar.

Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de gelgitli gelişmeler yaşanırken, Suriye’ye karşı kesin tavır almış olan ve yanıbaşında İran’ın bulunduğu bir Türkiye hükümeti, en azından ülke içini sağlama almaya bakar. Bunun için, İngilizce’de “consensus-building” denilen, bir “geniş mutabakat sağlama” politikasını esas alır.

Ak Parti iktidarının temel sorunu, bunun tam tersini yapmasında. Ana muhalefet partisini “Suriye Baası’nın müttefiki” olarak damgalıyor; BDP ile diyaloga en fazla ihtiyaç duyabileceği bir zaman diliminde onu “terörün siyasi uzantısı” damgasıyla dışlıyor. Kendisine yıllar boyu hak etmediği ölçüde “avans” vermiş köşe yazarlarını, Ali Bayramoğlu’nun tanımıyla bir “marangoz hatası” olan İçişleri Bakanı’nın ağzından “Şemdinli’de atılan PKK roketleri” kadar tehlikeli ve zarar verici görerek, görülmemiş bir “nefret söylemi”nin hedefi haline getiriyor. Belki de faşizan bir “cadı avı”nın startını veriyor.

Ak Parti iktidarı; şu dönemde yapmaması gereken, yapılmaması gereken ne varsa, yapıyor. Bütün bunlar Başbakan’ın 2014’e dönük siyasi hesapları için ise;

1. Bu terazi bu sikleti çekmez. Yani, Tayyip Erdoğan, MHP ile “zımni koalisyon” halinde 2014’e güvenli biçimde ulaşamaz.
2. Kürt sorununun çözüm rotasından bu kadar uzaklaşırsa, Kürt sorunu onu, 2014 hesaplarını berbat edeceği halde çözer.
3. İran’ın “oyun planı”nı iyi hesaplayamaz ve onu bozamazsa, Suriye’de Halep, zalim rejimin eline; Türkiye’nin Suriye politikası da açığa düşer.

Peki toparlanma şansı var mı?

Azalsa da var.
Çünkü, Tayyip Erdoğan’la herşey, her türlü dönüş mümkündür…

(Radikal gazetesinden alınmıştır)


Yorumlar (0)
banner647
banner872
banner1032
10
parçalı bulutlu
banner1028
banner673
banner1030
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 15 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Antalyaspor 14 18
13. Gaziantep FK 14 18
14. Altay 14 17
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 13 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. İstanbulspor 14 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Gençlerbirliği 14 20
10. Samsunspor 13 19
11. Adanaspor 14 18
12. Menemenspor 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 15 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 15 27
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Sevilla 15 31
3. Atletico Madrid 14 29
4. Real Sociedad 15 29
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 15 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
banner892
banner916
Günün Karikatürü Tümü
banner928