Dünya yaşamının virüsle değişimi

Gençliklerini para kazanmak ve her şeye sahip olmak için harcamış ve hedeflerini gerçekleştirmiş yaşlı zenginler, yaşlandıklarında artık, hedeflerinde elde edebilecekleri bir şey kalmayınca, enerjilerini toplumu dizayn etmeye harcamaktadırlar.

Bunlardan bir kaçı hedeflerini, Dünya Forumlarında üstü örtülü mesajlar vererek zaman zaman dile getiriyorlardı. Netflix film Dünyası’nda yazdırılan senaryolarla gelecekte olabileceklerin mesajlarını veriyorlardı. İşte bugün, Dünya’yı kasıp kavuran Corona Virüsünün nasıl yayılacağını, etkilerini ve ne olacağını, iki yıl önce vizyona verilen bir filmde adıyla vermişlerdir.

Laboratuvarlarda her çeşidi üretilebilen biyolojik savaş virüsü, Çinlilerin yıllarca yedikleri yarasadan bulaştığı iddia edilerek, Wuhan kentinden dolaşıma sokuldu. Öncelikle, Avrupa ve bütün dünyaya yayılması sağlandı ve haberleri, küresel medya aracılığıyla köpürtülerek, gerekenden fazla korku salınarak, toplumu her yönüyle etkileyen bir kaos ortamı meydana getirildi. Biyolojik virüs savaşının Çin’den başlatılmasının, Çin’e hiç bir faydası yoktur. Çin, sahip olduğu nüfus potansiyeliyle, dünyanın en ucuz iş gücünün sahibi ve Amerika’nın ürettiği teknolojiyi kopyalayarak, dünyaya ucuz maliyetle üretim sağlayan bir ülke. Çin, bugün meydana gelen global durgunluktan pazar kaybetmiştir. Virüsü Çin’in ürettiği iddiası gerçekçi bir yaklaşım değildir. Kaldı ki Çin’in ucuz üretim mallarını, ithal edip kullanan bütün dünya ülkeleri, bu ucuz mallar sayesinde enflasyonlarını da kontrol altında tutmaktaydılar. Bu gerçek, yaklaşık beş altı ay sonra durum normale dönünce, bütün dünya ülkelerine yansıyacak yüksek enflasyon, işsizlik, ekonomilerde daralma ile anlaşılacaktır.

TOPLUMUN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLATILMAMALI

Bugün, virüsün hızla yayıldığı, yaşlı nüfusa sahip Avrupa’nın bir kaç ülkesi ve Amerika gibi ülkelerin, geçmiş yıllardaki ölüm sayılarından örnekler verdiğimizde, görüşümüz daha net bir şekilde anlaşılacaktır. 2019 yılında çeşitli hastalıklardan, 60 milyon nüfusa sahip İtalya’da 647 bin, 66 milyon nüfusa sahip İngiltere’de 531 bin, 46 milyon nüfusa sahip İspanya’da 403 bin, 83 milyon nüfusa sahip ülkemizde 426 bin ve 328 milyon nüfusa sahip Amerika’da 1 milyon 982 bin, ölüm gerçekleşmiştir. Bu ülkelerde her yıl meydana gelmiş yüz binlerce ölüm, medyada dünyanın dikkatini çekecek haberlere konu olmamıştır. Yılın ilk çeyreğinde koronavirüs nedeniyle, geçmiş yılların yüzde 2-3’ü kadar dahi ölüm hadisesi gerçekleşmediği halde, dünyanın sonu gelmiş gibi korkulu haberler verilerek toplumun bağışıklık sistemi zayıflatılmaktadır.

Coronavirüs savaşı, Avrupa sağlık sisteminin zafiyetini de meydana çıkarmıştır. Uzun yıllar yaşadığım Avrupa’da, özel sağlık sigortam olduğu halde mahalle doktorunun sevki olmadan, özel doktor ve hastaneye gidemedim. Acil bir vakayla Hastaneye gidildiğinde, dört saatlik bir beklemeden sonra ancak muayene olabilir, anında müdahaleyi gerektiren vaka değilse, fakat röntgen, ultrason, kalp grafiği, emar, laboratuar tahlilleri vs. gibi tetkiklerden bir veya birkaçı gerekli görülmüşse, bu tetkikler daha sonraki günlerde randevu alınarak uzun bir zaman sürecinde ancak yaptırılabilmektedir. Bahsettiğimiz bu tetkiklerin ülkemizde, acil olarak gidildiğinde, herhangi bir devlet hastanesinde iki saat içinde yapılabilme imkânı vardır. Korona salgını nedeniyle, Avrupa sağlık sisteminde bugün görülen zaafiyetin, hayret edilecek bir yanı yoktur. Orada sistem, normal zamanlarda dahi hastalarına yeterli hizmeti verememektedir.

Bugün, dünyamızda toplumu tasarımlamak için meydana getirilmiş biyoljik savaş, Avrupa Birliği’nin durumunu da açığa çıkarmıştır. Böyle bir kriz ortamında, sorunları birbirlerinin hak ve hukukunu gözetip yardım ederek, paylaşarak çözmeleri gerekirken, satın aldıkları sağlık malzemelerini, korsanlık hareketiyle birbirlerinden gasp etme ayıbını işlemişlerdir. Avrupa Birliği’nin birlikteliği, sadece iyi günlerin birlikteliği olduğu, iyi ve kötü günlerin birlikteliği olmadığı, iki liralık bir maskeyle meydana çıkmış ve birbirlerine olan güven duygusu sorgulanır hale gelmiştir. İnsanlar, bir süre sonra ekonomide meydana gelecek tahribatın etkisini yaşadıktan ve yaraların sıcaklığı geçtikten sonra, yüz milyona yakın insanın öldüğü Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında, bir çatı altında birlik oluşturularak küllendirilmeye çalışılmış eski düşmanlıklar, milliyetçilik duygularını tetikleyecek, içe kapanma hareketleri yaşanacak ve Avrupa ülkeleri birbirlerine hesap sormaya başlayacaklardır. Dünya’nın jandarmalığını yapan Amerika da kendini sorgulayacak, en büyük içe kapanmayı bü ülke yaşayacaktır.

ÇİN GÜNAH KEÇİSİ SEÇİLMİŞ

Virüs salgınını planlayanlar, geliştirilecek koruma aşısının da kontrolünü elinde bulunduracak planlar kurmuşlardır. Aşıyı hangi ülke bulursa bulsun, belli merkezin onayı olmadan kullanılamayacağından, ilacın etkileri ve insan vücudunda nasıl etki ve sonuçlar meydana getirebileceği öğrenilemeyecektir. Yaklaşık beş-altı ayın sonunda, virüs salgını kontrol altına alınıp normal hayata dönüldükten sonra ülkeler, günah keçisi seçilmiş Çin’e dava açmak için kuyruğa girecek ve Çin’e uluslararası mahkemelerde milyarlarca dolar tazminat ödettirilecek kararlar çıkarttırılacaktır.

Şu husus özellikle bilinmelidir ki, bugünkü teknolojik ortamda kötü niyetli insanlar tarafından, laboratuvarlarda gözle görülmeyen biyolojik virüslerin silah olarak üretilebileceği ve çok kısa bir sürede tüm dünyaya yayılmasını sağlayacak yol, koronavirüs örneğiyle açılmıştır. Gerçekten, artık hiç bir şey ve yaşam eskisi gibi olmayacak ve Dünya eski güven ortamına hasret kalacaktır.