Demode Zevkler Kulübü

Günde 25 sayfa kitap okumanın, insanın hayatına kattığı güzellikleri duyduğumdan beri, bunu gerçekleştirebilmek için çok çabalıyorum.

Aslında bu devirde bizler için kitap okumak gerçekten çok zor.

Dikkatini dağıtacak o kadar çok şey var ki…

Dün bütün gün abartısız, elimde kitabım yaklaşık 5 saat oturdum.

Ama bu beş saat içinde en az 50 kere yerimden kalkmışımdır.

Son derece istekli bir biçimde bir kitap okumaya çalışırken nasıl olur da insanın en büyük düşmanı yine kendisi, yine kendi beyni olabiliyor…

Her satır başında insanın aklına yapması gereken bir iş gelir mi?

Her önemli şeyi planlamak illa tam kitap okumaya başladığında mı olur…

Gerçekten akıl alacak gibi değil.

Neler düşündüğümü, 50 kere kalkıp ne işler hallettiğimi şöyle bir özetleyip sonra da final yapıp konuyu kapatma derdindeyim;

En rahat ikea koltuğum ve en sevdiğim plağım Bessie Smith eşliğinde elimde kitabım, huzur köşeme oturuyorum.

Bir anda çocuklara öğle yemeği hatta kahvaltı bile hazırlamadığımı hatırlayıp, fırlayıp kalkıyorum.

Sonra yine keyifle koltuğuma kurulup kaldığım yerden devam ediyorum.

Gözüm cep telefonuna kayıyor, şu yaz biletlerine bakmanın zamanı geldi, hem uçak biletlerine baksam sonra arkadaşımın babasını da bir iki hafta Londra’ya getirsek, birde ona bu fikrimi söyleyip ona da bilet baksak…

Hazır telefon elimdeyken bir kaç cevaplanması gereken e-mail’i cevaplasam…

Cep herkülü gururumuz Naim Süleymanoğlu’nun anlatıldığı film ‘Naim’ filminin hasılat durumu ne olmuş çok merak ediyorum, ona da bir bakmalı…

Yıl başı geldi döviz ne halde ona da bakmak lazım tabii…

İkinci paragrafdayım, muhteşem bir cümle var madem bana yararı olacak başkalarına da yararı olsun instagram’da paylaşmalı…

Geçti mi sana 1 saat…

Bunlar sadece hatırladıklarım, daha sayamadığım neler neler…

Gerçekten bizim kendimizden başka düşmanımız yok…

Konsantre olamadığımız her şey bize zaman kaybı olarak geri dönüyor.

Ama pes etmek yok !

Günlük 25 sayfa alışkanlığıma, kitabıma, daha iyi konsantre olabilmek için bugün bambaşka bir yöntem uyguluyorum.

Sesli kitap serisinden şu an ikinci defa okuduğum J. Murphy’nin “Bilinçaltının Gücü”adlı kitabını hem dinliyor hem aynı an da okuyorum.

Ve bugün 25 değil 36 sayfanın galibiyim…

Eğer sizde benim gibi bu zamanda demode olmuş zevklere yer vermek istiyorsanız;

Önce evinizde kendinize huzur ve mutluluk köşesi yapın.

Cep telefonlarınızı bir saat için bile olsa bir kenara koyun.

Televizyonu düğmesinden kapatın.

Sevdiğiniz hafif bir müzik ve kitabınız…

Hayat yoğunluğu ve telaşı bazen buna izin vermiyor mu o zaman;

İnternette rahatlıkla ulaşabileceğiniz sesli kitap serilerinden birini seçin, işe, okula, gezmeye giderken otobüste, arabada, bisiklette, yürüyüşte dinleyin.

Ve bunu alışkanlık haline getirebildiğiniz gün bana bir e-mail yollayın.

Demode Zevkler Kulübüne, hoş geldiniz!