GENEL

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bayram namazının ardından gazetecilere konuştu:

- "Ramazan'ı da bayramı da hüzünlü yaşadık, buruk yaşadık maalesef. Gazze başta olmak üzere yaşanan zulümler, katliamlar, hiçbir insani ölçüye, hiçbir hukuki ölçüye sığmayan vahşetler hepimizin yüreğini yaktı. Bu vesileyle Gazze'deki Müslüman kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm dünyadaki mazlumlara bu bayramın barış, huzur, esenlik getirmesini özellikle temenni ediyoruz" - "Bütün insanlığın el birliği içinde bu zulümlere, bu haksızlıklara, katliamlara karşı da sesini çok daha gür bir şekilde çıkartması gerektiğini ve bu zulümleri durdurmak için tüm insanlığın, tüm uluslararası camianın, herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz"

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ramazan'ı da bayramı da hüzünlü yaşadık, buruk yaşadık maalesef. Gazze başta olmak üzere yaşanan zulümler, katliamlar, hiçbir insani ölçüye, hiçbir hukuki ölçüye sığmayan vahşetler hepimizin yüreğini yaktı. Bu vesileyle Gazze'deki Müslüman kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm dünyadaki mazlumlara bu bayramın barış, huzur, esenlik getirmesini özellikle temenni ediyoruz." dedi.

Bayram namazını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Camisi'nde kılan Yılmaz, daha sonra cami çıkışında bekleyen basın mensuplarına konuştu.

Yılmaz, Ramazan'ın birliğin, beraberliğin, huzurun, dayanışmanın, Kur'an'ın ve ilmin ayı olduğunu belirterek, Ramazan'da elde edilen bu güzelliklerin tüm yıla yayılmasını diledi.

Türk Milletinin ve tüm İslam aleminin bayramını tebrik eden Yılmaz, herkesin huzur içinde güzel bir bayram geçirmesi temennisinde bulunarak şöyle konuştu:

"Ramazan'ı da bayramı da hüzünlü yaşadık, buruk yaşadık maalesef. Gazze başta olmak üzere yaşanan zulümler, katliamlar, hiçbir insani ölçüye, hiçbir hukuki ölçüye sığmayan vahşetler hepimizin yüreğini yaktı. Bu vesileyle Gazze'deki Müslüman kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm dünyadaki mazlumlara bu bayramın barış, huzur, esenlik getirmesini özellikle temenni ediyoruz. Bunlar sadece Müslümanların sorunu değil elbette, insanlığın sorunu. İnsanlığın bugün geldiği noktada bu hadiselerin yaşanıyor olması gerçekten çok çok üzüntü verici. Bütün insanlığın el birliği içinde bu zulümlere, bu haksızlıklara, katliamlara karşı da sesini çok daha gür bir şekilde çıkartması gerektiğini ve bu zulümleri durdurmak için tüm insanlığın, tüm uluslararası camianın, herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Her ne kadar hüzünlü olsak da bayramı da elbette, bayramın sevincini, neşesini de toplum olarak ve bütün Müslümanlar olarak yaşayacağız. Kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi daha da pekiştireceğiz inşallah."