CHP Kurultay’dan sonra ne yapacak?

Ramazan’da  hızlı tüketim % 20 artıyor

Ramazan sofraları yiyecek tüketimini artırıyor. Ipsos’un hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamalardan yola çıkarak hazırladığı “Ramazan Raporu”na göre, Ramazan’da diğer aylara göre yüzde 20 daha fazla tüketiyoruz.  

Çorbasız oruç olmaz
2010 Nielsen Ramazan Raporu verileri, halkımızın yüzde 83’ünün iftarı çorba ile açtığını ortaya koyuyor. Çorbanın içimi kolay,  ancak hazırlaması çok da kısa sürmüyor. Malzemelerin haşlanması, süzülmesi, kıvam verilmesi için, bir ana yemek kadar uğraşmak gerekebiliyor. Bu yüzden, ülkemizde en çok hazırlanması  kolay olan mercimek çorbasını tüketiyoruz. Ramazan doğal olarak hazır çorba üreticilerinin en önemli dönemi. Çeşit arayanların hazır çorbalara yönelmesi pazarı hızla büyütüyor.  Unilever Gıda Pazarlamadan  Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Seçkin’in verdiği bilgiye göre,  geçen yıl  Ramazan’da paket çorba tüketimimiz diğer aylara  göre yüzde 62 oranında artmış.

152 milyon TL’lik pazar
Hazır çorba pazarımızın büyüklüğü 152 milyon TL civarında. Knorr yüzde 67’lik payıyla, pazar lideri konumunda. Ipsos’un araştırmaları, Türkiye’de satılan her on çorbadan altısının Knorr olduğunu ortaya koyuyor.  Geçen yıl 10.2 milyon hanede 407 milyon kase Knorr çorba içilmiş. Knorr’un Anadolu’da unutulmaya yüz tutmuş tariflerden yola çıkarak hazırladığı “Yöresel Çorbalar”ın pazar payı geçen sene Ramazan’da yüzde 129’luk bir artış göstermiş.

Daha az tuz, daha az şeker
Unilever Gıda Grubu, 2003’de başlattıkları “Beslenmeyi Geliştirme Programı” kapsamında tüm ürünlerin tuz, şeker, trans yağ, doymuş yağ ve kalori içeriklerini azaltmaya çalışıyor. Unilever Gıda Pazarlamadan  Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Seçkin’in anlattığına göre, program kapsamında, Unilever Gıda Grubu ürünlerinden toplam 37.000 ton şeker, 30.370 ton trans yağ, 18.000 ton doymuş yağ ve 3.640 ton sodyum (tuz) azaltılmış. (Örneğin, Knorr bu yıl başından itibaren çorbalarında  yüzde 20 daha az tuz kullanıyor.)

Sultanahmet’in sahibi yok mu?

Her Ramazan,  Türk turizminin en önemli sembollerinden  Sultanahmet Meydanı  Belgrad Ormanı’na dönüşüyor. İftar saatlerinde, yerlerde örtüler, kilimler, piknik tüpleriyle oruç açılıyor. Sonra tüm artıklar arkada bırakılarak gidiliyor. Parktaki çimler kurumuş, taşlar kırık. Temmuz ayı turizmin zirvesi. Payitahtın tüm yolları tıkalı, sarayının, camisinin önü çöplerle dolu. Ne yazık ki İstanbul sahipsiz bir kent izlenimi veriyor.

Four Seasons’a yıldız yetmiyor

Geçen hafta, Sultanahmet Four Seasons’da Executive Chef Savaş Aydemir tarafından Knorr için hazırlanan özel iftar yemeğindeydim. Bir yanda Sultanahmet Camisi, öte yanda Ayasofya’nın ihtişamı karşısında huşu içinde,  Sunay Akın’ın Mahyalar hakkında yaptığı tarih turunu dinledim. Aydemir’in  “Yedi Tepe İstanbul” menüsü, dünyanın en iyi otellerinde sunulan yemeklerle yarışacak kadar özeldi. Aydemir, asma yaprağına sarılı enginar sübye, yoğurtla doldurulmuş hurma, keçi peyniri ve domates pestil sarması gibi kendi tasarımı olan tabaklar hazırlamıştı. Four Seasons personelinin dikkatli servisi, ortamın zerafeti ve şeflerin ustalığı birleşince, Four Seasons dünyanın en talepkar turistlerini bile memnun edecek bir kalite sunuyor.  Bu yüzden de pek çok ödül kazanıyor.


(Milliyet gazetesinden alınmıştır)