CHP arınabildi mi?

Ekrem İmamoğlu güdümündeki Özgür Özel yönetiminin görevden uzaklaşmasıyla sonuçlanan mutlak butlan davasıyla yeniden CHP’nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu, ‘partiyi arındırma’ söylemini öncelemişti.

Neyden arınacaktı CHP?

Başta partinin hâkim olduğu belediyeler olmak üzere, tüm kademelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, suiistimal, cinsel istismar ve benzeri yüz kızartıcı eylem ve davranışlarda bulunanlardan…

Geride kalan 7 yıllık belediye iktidarı sürecinin en az yarısında, adı sözkonusu suç fiilleriyle birlikte anılan CHP’nin, bu durumdan arınması kolay bir şey mi?

Elbette hayır… Mahkeme salonlarına taşınan ağır suçlamalar, deliller, MASAK raporları, baz kayıtları, ifadeler, itiraflar… İddialar, CHP Genel Merkezinin Genel Başkanlık katına kadar ulaştı. Hatta dönemin bazı genel başkan yardımcıları hakkında dokunulmazlık fezlekeleri düzenlenip, ilgili mercilere gönderildi.

TEŞKİLATLAR TAMAM DA…

Yolsuzluk suçlamasıyla yargılanan bazı belediye başkanları, Genel Başkan Özgür Özel ve gölge lider Ekrem İmamoğlu’ya bizzat ödeme yaptıklarını itiraf etti. Tabi bu ödemenin ne olduğunu bizim burada söylememize gerek yok. Her şey ortada…

Yolsuzlukla suçlanan CHP’lilerin başını çeken ekip, mutlak butlan kararı sonrasında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun disiplin sopasını beklemeden ayrıldı, Yeni Parti’yi kurdu. Milletvekillerinin çoğu Yen Parti’ye geçti. Bir süre daha CHP’de kalma iradesi gösterenler de ‘Truva Atı’ suçlamasıyla, gözetim altında tutuluyor. Ki, muhtemelen 18 Eylül’de onların da CHP ile ilişkisi kesilecek.

Kılıçdaroğlu yönetimi, CHP’nin il ve ilçe teşkilatlarını büyük ölçüde ‘temizledi’. İl teşkilatlarının tamamına yakını değiştirildi. Bu değişikliklere bakılırsa, pati teşkilatlarının büyük ölçüde arındırıldığı söylenebilir.

Ancak iş CHP’li belediyelere gelince, durum biraz bulanıklaştı. Görevden uzaklaştırılanlar da dâhil, bazı belediye başkanları, her ne kadar Ekrem İmamoğlu’ya yakın olarak bilinseler de, CHP’den ayrılma noktasında ayak sürümeyi tercih etti.

Evet, bazı belediye başkanları Yeni Parti’ye geçti. Fakat önemli bir bölümü temkinli davranıyor. Ortalıktaki toz dumanın dağılmasını bekliyor.

YAVAŞ’A YOL GÖRÜNÜYOR GİBİ

Bir de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş var ki, kişisel kariyer planlaması için ‘doğru adresin’ neresi olduğuna bir türlü karar veremiyor.

CHP mahfillerinden gelen bazı bilgi kırıntıları, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığı beklentilerini boşa çıkaracağa benziyor. Partinin ağır toplarından, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, TGRT canlı yayınında; Cumhurbaşkanı adaylarının belli olduğunu, şu an itibarıyla CHP üyesi olmadığını ve iş dünyasının önde gelen bir ismi olduğunu deyiverdi.

Şayet durum buysa, Mansur Yavaş için CHP’de gidilecek yol kalmamış demektir. Tabi Yeni Parti’nin de Mansur Bey’i hacıyolu bekler gibi beklediği söylenemez. Geriye, İYİ Parti seçeneği kalıyor.

Bu arada, bugün (9 Eylül) yapılacak CHP’nin 103. Kuruluş Yıldönümü kutlamaları kapsamındaki toplantılara, partili belediye başkanları davet edilmedi. Gelen haberler böyle.

Doğrusu ilginç bir vaziyet… CHP, bünyesinden çıkan rakip partiye giden partililerini tutabilmek için can havliyle mücadele verirken, partili belediye başkanlarının, kuruluş yıldönümü etkinliklerine davet edilmemesi, biraz tuhaf gibi.

BELEDİYE BAŞKANLARININ PIRTMA RİSKİ

Elbette bunun mantıklı bir gerekçesi var. Kılıçdaroğlu yönetimi, henüz siyasî hayatına hangi partide devam edeceğine karar verememiş olan ve şimdilik CHP rozeti taşıyan belediye başkanlarını ‘mecburi tercihe zorlamamak’ adına, anılan toplantıya davet etmemiş olabilir.

Öyle ya… Davet edilen belediye başkanları, CHP’nin bu önemli etkinliğinde boy gösterse bir türlü, göstermese birkaç türlü olacak. Toplantıya gelse ‘CHP’de kalıcı’, gelmese ‘Yeni Parti’ye gidici’ yorumu yapılacak. Ki, sözkonusu başkanların birçoğu, henüz bu ‘tercihe’ hazır değil gibi.

Hal böyle olunca, CHP’nin, bizzat Genel Başkan tarafından dile getirilmiş suçlamalar ve şaibelerden arındırılması noktasındaki ‘başarı düzeyi’ tam olarak kestirilemiyor.

Arınmayı gerektiren suçlamaların odağında, partili belediye başkanları ve etrafındaki şahıslar var. Fakat o belediyelerde hâkim olan başkan ve diğer yöneticilerin büyük çoğunluğu henüz ayrılıp ayrılmama kararını vermiş değil.

Bu durumda, ‘CHP arınabildi mi?’ veya ‘CHP ne kadar arınabildi?’ soruları, haklı olarak aklımıza düşüyor.