Çamlıca’da stratejik akıl buluştu: Dünya nereye gidiyor?

Dünya yeni bir çatışma düzenine mi sürükleniyor? Nisan ayının son Cumartesi günü, Çamlıca Kulesi’nde bir araya gelen akademisyenler, emekli askerler ve diplomatlar tam da bu soruya cevap aradı. Bu stratejik buluşma, TESİAD’ın “Genişletilmiş Yüksek İstişare Heyeti Toplantısı” idi. Gündem ise oldukça dikkat çekiciydi: “ABD/İsrail-İran Savaşının Türkiye ve Dünya Ekonomisine Etkileri”.

Toplantı, TESİAD ve TESAM Kurucu Genel Başkanı Dr. İlyas Bozkurt’un başkanlığında; TESİAD Genel Başkanı Dr. Halil İbrahim Yılmaz ve TESAM Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Prof. Hasan Köni’nin konuşmalarıyla başladı.

İlk olarak akademisyenler, ardından emekli askerler (Tümgeneral ve Tuğgeneral), daha sonra ise emekli diplomatlar (Büyükelçiler) gündeme dair değerlendirmelerini paylaştılar. Bir çoğunu televizyonlardan tanıdığımız ve alanlarında uzman olan konuşmacılar; Ortadoğu’nun jeo-ekonomik önemi, savaşın kazananları ve kaybedenleri, Türkiye açısından fırsatlar ve tehditler ile savaşın küresel enerji piyasalarına, enflasyona, savunma sanayine ve güvenlik harcamalarına etkileri üzerine kapsamlı analizler sundular.

Dört saat süren toplantıda dikkat çeken bazı noktalar ise; 2022–2026 arasındaki gelişmeler, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası kurduğu uluslararası düzeni yeniden şekillendirme eğilimi, Çin’in yükselişinin dengelenmesi ve/veya sınırlandırılması çabaları, ABD–Avrupa Birliği ilişkilerindeki dönüşüm, ABD’nin uluslararası kurumlardan kısmi çekilme eğilimi, Avrupa’daki Rusya algısı ve buna bağlı yeni savunma stratejileri şeklindeydi. Ayrıca İran–Pakistan–Afganistan–Türkiye hattı olarak tanımlanan genişletilmiş güvenlik kuşağı ile İran’ın bin yıllık kadim Türk tarihi ve 1925 sonrası siyasi gelişmeleri de değerlendirme kapsamına alındı.

Toplantıya Azerbaycan, Makedonya ve Hollanda’dan katılan temsilciler de söz alarak, savaşın kendi ülkeleri ve bölgeleri üzerindeki yansımalarına dair dikkat çekici örnekler paylaştılar.

Verilen örneklerde; ABD/İsrail-İran savaşı ile birlikte Avrupa’da “güvenlik” kavramının yerini giderek “savaş gerçeği”nin aldığı, siber, ekonomik, askeri ve ideolojik risklerin eş zamanlı olarak arttığına dair yaygın bir kanaatin oluştuğu vurgulandı. Bu durumun, Avrupa’nın Soğuk Savaş sonrası karşı karşıya olduğu en yüksek tehdit seviyesi olduğuna dikkat çekildi.

Öte yandan, Rusya ve Çin’in Avrupa açısından hâlâ temel tehdit unsurları olarak görüldüğü de ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez bir “Askerî Strateji” belgesi yayımladığı ve 2039 yılı için teknolojik süper güç olma hedefi ortaya koyduğu hatırlatıldı. Nitekim Alman istihbarat teşkilatına göre Moskova, Batı’yı “varoluşsal düşman” olarak değerlendirmektedir.

Hollanda’da ise Terörle Mücadele ve Güvenlik Ulusal Koordinatörlüğü tarafından her eve gönderilen “Acil bir durum için hazırlıklı olun” kitapçığı ve bir afet anında ilk 3 günde neler yapılmalı bilgileri de, Avrupa’daki güvenlik algısındaki değişimin somut bir örneği olarak paylaşıldı.

TESİAD’ın Çamlıca Kule’de gerçekleştirdiği bu stratejik buluşma, bana Hollanda’daki Clingendael Enstitüsü’nü hatırlatıyor. Uluslararası ilişkiler alanında faaliyet gösteren bu düşünce kuruluşu, yaklaşık 40 yıldır kamu ve özel sektör, karar vericiler, iş dünyası, silahlı kuvvetler, diplomatlar ve sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütmektedir. Enstitü aynı zamanda bünyesinde emekli diplomatları, siyasetçileri ve akademisyenleri barındırmaktadır.

Kim bilir, belki de TESİAD’ın kardeş kuruluşu TESAM zamanla Clingendael Enstitüsü benzeri bir yapıya dönüşerek, onlarca yıllık tecrübeye sahip emekli diplomatlar, siyasetçiler ve akademisyenlerle Türkiye’nin en saygın düşünce kuruluşları arasında yerini alır. Zira en başta her iki kurumun kurucu başkanı olmak üzere, en alt kademede görev yapan gönüllülere kadar herkesin gözlerinde aynı inanç ve aşk yansımaktadır.

Evet, değerli dostlarım; Çamlıca’daki stratejik buluşmanın ana sorusu şu: Türkiye bu yeni düzende nerede duracak?

Veyis Güngör
27 Nisan 2026