Avrupa Türkleri için ortak vizyon teklifi

Uzun bir süredir bu köşede, “Avrupa Türkleri kavramının güncellenmesi” üzerine yorumlar yayımlamaktayım. Yorumlarıma gelen çok değerli katkılara da yer verdim. Zira seviyeli tartışmaların, bizimle aynı fikirde olmasalar dahi, yeni bir irade, yeni bir bakış açısı ve yeni bir vizyon oluşmasına katkıda bulunacağına inanıyorum.

İşte bu bağlamda, adını “Türkistan’da Türk Düşüncesinin İzleri Sürerken” yazı dizisinden hatırlayacağınız Ahmet Saygı’dan oldukça farklı bir teklif geldi. Saygı, her zamanki kibarlığıyla, “Başkanım, anlayışınıza sığınarak, Avrupa Türkleri ile ilgili tartışmaya bir ‘ortak vizyon’ teklifim var.” diyor.

Saygı’nın ortak vizyon teklifine geçmeden önce, konuyla ilgili bazı tespitleri de var. İsterseniz önce tespitlerini, sonra da tekliflerini gelin hep birlikte okuyalım.

Ahmet Saygı şu tespitleri yapıyor:

  1. Avrupa Türkleri, geçici göçmen toplulukları olmaktan çıkmış; Avrupa toplumlarının kalıcı ve ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
  2. Üçüncü ve dördüncü kuşak Avrupa Türkleri, yaşadıkları ülkelerde eğitimden siyasete, ekonomiden akademiye, kültürden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli sorumluluklar üstlenmektedir.
  3. Avrupa Türklerinin kimlikleri tek boyutlu değil, çok katmanlıdır. Bu çeşitlilik, Avrupa'nın demokratik ve çoğulcu yapısına katkı sağlayan önemli bir toplumsal zenginliktir.
  4. Avrupa Türklerinin başarı hikâyeleri kadar, karşılaştıkları ayrımcılık, dışlanma ve fırsat eşitsizlikleri gibi sorunları vardır.
  5. Avrupa Türkleri, Türkiye ve Türk Dünyası ile yaşadıkları ülkeler arasında yalnızca kültürel değil; ekonomik, akademik, diplomatik ve toplumsal ilişkilerin gelişmesine katkı sunabilecek önemli bir köprü niteliğindedir.

Bu tespitlerden sonra, “Gelin hep birlikte bir ortak vizyon ortaya koyalım.” diyen Ahmet Saygı şu teklifi yapıyor:

“Avrupa Türklerinin; demokratik katılımı güçlü, eğitimde fırsat eşitliğine sahip, kültürel çeşitliliği koruyan, yaşadıkları toplumlarla güçlü bağlar kuran, Avrupa'nın ortak geleceğine aktif katkı sunan, Türkiye ve Türk Dünyası ile yapıcı ilişkiler geliştiren bir topluluk olarak güçlenmesini hedefimize koyalım.”

Bu vizyonun kurumsallaşması ve hayata geçirilmesi için ise sayın Ahmet Saygı aşağıdaki önerileri sıralıyor:

  • Avrupa Türkleri üzerine yürütülen bilimsel araştırmalar uluslararası iş birlikleriyle desteklenmelidir.
  • Genç kuşakların siyasal katılımı ve liderlik kapasiteleri teşvik edilmelidir.
  • Ayrımcılık, İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığıyla mücadele konusunda ortak politikalar güçlendirilmelidir.
  • Avrupa Türklerinin kültürel ve dilsel mirasını koruyan projeler desteklenmelidir.
  • Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında akademik, kültürel ve ekonomik iş birliklerinde Avrupa Türklerinin bilgi ve deneyimlerinden daha etkin biçimde yararlanılmalıdır.
  • Genç girişimciler, araştırmacılar ve sivil toplum aktörleri arasında uluslararası ağlar kurulmalıdır.
  • Avrupa Türklerinin başarı hikâyeleri görünür hâle getirilmeli, olumlu rol modeller desteklenmelidir.
  • Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni iletişim teknolojilerinin Avrupa Türklerinin toplumsal dönüşümüne etkileri, yeni araştırma alanları olarak değerlendirilmelidir.

Evet, değerli dostlarım, Ahmet Saygı’nın tespit, teklif ve önerileri hiç şüphesiz Avrupa Türklerinin önümüzdeki on yıllarda Avrupa'nın demokratik, ekonomik ve kültürel gelişiminde daha görünür roller üstlenmesini beraberinde getirecektir.

Saygı’nın katkısı; haftalardır devam eden, “Avrupa Türkleri kavramı güncellenmeli” etrafındaki yorumlarla birlikte, Avrupa Türklerinin geleceğiyle ilgili düşünceleri ve iddiaları olanlara yeni bir sorumluluk yüklemiştir.

Hayırlı olsun efendim.

Veyis Güngör
1 Temmuz 2026